Delphi işçisi sözleşme sürecine dahil olmalıdır

Delphi işçisi sözleşme sürecine dahil olmalıdır

Merhaba Evrensel okurları,Ben Ege Serbest Bölge’de kurulu bulunan Delphi Otomotiv’de 5.5 yıl çalışmış ve bunun sonucunda onlarca işçi gibi sakatlanmış biriyim. Yaklaşık üç bin kişinin çalıştığı fabrikada mevcut olan çalışma anlayışı ve buna uygun düzenlenen çalışma şartları bu durumun birçok

Serpil Berk

Ben Ege Serbest Bölge’de kurulu bulunan Delphi Otomotiv’de 5.5 yıl çalışmış ve bunun sonucunda onlarca işçi gibi sakatlanmış biriyim. Yaklaşık üç bin kişinin çalıştığı fabrikada mevcut olan çalışma anlayışı ve buna uygun düzenlenen çalışma şartları bu durumun birçok işçide mevcut olmasına neden olmaktadır. Yani işçiler genç yaşta sağlam girdikleri fabrika kapısından sakat kalarak çıkmaktadır.
Benim gibi sağlık sorunlarından kaynaklı işten çıkan arkadaşlarımın yanı sıra bel, boyun fıtığı ve eklem rahatsızlıkları gibi sağlık sorunu olmasına rağmen çalışmaya devam eden onlarca işçi arkadaşım var. Örgütlü olan sendikanın (Türk Metal) bu anlamda yaptırımının olmayışı sendika tarafından yasadaki boşlukla açıklansa da bunun karşısında durmak için adım atmaması ya da bunu istememesi de işin bir diğer tarafı oluyor. Yapılan işten kaynaklı olarak oluşan hastalıklar belli iken iş yeri hekiminin bu branşta olmaması işçi için bir diğer dezavantaj oluyor ne yazık ki. Boynu ağrıdığı için revire giden arkadaşımız, “Psikolojik sorunun olabilir” tanısıyla karşılaşıyor. Yapılan iş sanki çok basitmiş gibi, “Bel ya da boyun fıtığı gündelik yapılan işlerden kaynaklı da olabilir” deniliyor.
Çalışma temposu yoğun olan, 3 vardiya sistemiyle çalışılan bir ortamın insan bedeni üzerinde yarattığı tahribat hiçe sayılıyor. Boyun fıtığı olan arkadaşım çocuğunu kucağına alamıyor ya da ekmek dahi kesemiyor vb.
Ben 29 yaşındayım, merdiven çıkmak vb. gibi dizimi bükmeme neden olabilecek hareketleri yapmam yasak. Kadın işçilerin ağırlıkta çalıştığı fabrikada sağlıklı bir hamilelik süreci geçiren neredeyse yok. Hamile arkadaşlarımız uzunca bir süre gece vardiyasında da çalışıyordu. Yasa boşluğundan olsa gerek, Türk Metal bunu da işçi lehine çevirmeye dair bir adım atmamıştı. İşçilerin sırtından kazandıkları paraların miktarını söylemeye gerek yok. Bunun karşılığında işçiye verdikleri ya da vermek istedikleri ortada, burada iş sendikanın artık bir işçi sendikası gibi hareket edip etmediğini işçinin artık kavramasındadır. İşçi her ay bir gününü sendika için çalışırken ve sakat kalırken sendikanın bu tutuk ve “Aidatımı alır, selamımı veririm” gibi günü kurtaran tavrını görmelidir. Sendikanın işlevsizliğinden kaynaklanan boşluğu yalnızca bu ülkedeki yasa boşluğuyla açıklaması, değiştirmek için ne yaptınız sorusunu da beraberinde getiriyor. Maalesef ki metal sektöründe en çok üyeye sahip olmakla övünen sendika bunun açıklamasını yapamamaktadır.
Toplusözleşme sürecine girilmiş bulunulmaktadır. Delphi işçileri tüm bunları göz önüne alarak bu sürece dahil olmalı kendisinin fikri alınmadan kapı arkalarında bitirilen sürecin artığıyla yetinmemelidir. İşçi bunca zamandır her anlamda bedel ödemiştir ve bunu kendisi için yapmak boynunun borcudur. Eminim ki bu şekilde düşünen birçok işçi arkadaşım da var ve bu da yalnız olmadıklarının kanıtıdır.

*Eski Delphi İşçisi, İzmir

www.evrensel.net