22 Ekim 2018 18:17

İşçinin krize karşı tek çözümü birlik ve mücadele

Antep’te krizi tartışan OSB işçileri, zamlarla eriyen ücretleri ve işsizlik riskini konuştu.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Gülşah ÖZANAR
Cengiz Anıl BÖLÜKBAŞ
Antep

Gaziantep’te Başpınar Organize Sanayi işçileri krizi ve işçilere yansıyan sonuçlarını konuşmak üzere bir araya geldiler. 11 ayrı fabrikadan işçilerin katıldığı toplantının gündeminde, son 2-3 aydır Antep’te yaşanan toplu işten atmalar, temel tüketim ürünlerine gelen zamlar, eriyen ücretler ve krizin bütün yükünü işçilerin üzerine yıkan bu uygulamalara karşı nasıl mücadele edileceği konusu vardı.

Emek Partisi il binasında bir araya gelen farklı fabrikalardan işçiler, hem kendi fabrikalarında yaşadıkları sorunları anlattılar hem de bu sorunlara karşı birlik olup mücadele etmek için, örnek olarak Antep’in yakın tarihindeki işçi mücadelelerini hatırlatıp tartıştılar. Toplantıya katılan işçiler içerisinde, 1996’daki büyük Ünaldı dokuma işçileri grevinde, 2010’daki Çemen Tekstil grevinde, 2012 Başpınar grevinde ve 2014 Gür İplik direnişinde yer almış ve bu mücadelelere önderlik etmiş işçiler de vardı. Toplantının başında söz alan kimi işçiler, bu kadar hak gaspına, işten atmalara ve krizin ağır etkilerine karşın işçilerin mücadele etmemesine ve duyarsızlığına kızarak, karamsar bir tablo çizdiler. Daha sonra söz alarak, daha önce yaşanmış grev ve direnişleri hatırlatan işçiler, en başta mücadele deneyimi olan bilinçli işçilerin bir araya gelip, örgütlenmek için bir çaba içerisine girmesi halinde, öncekilerden daha ileri bir birliğin ve mücadelenin mümkün olduğuna dikkat çektiler. 

KRİZ İLİKLERİMİZE İŞLİYOR

Toplantıda söz alan bir çuval fabrikası işçisi, “Kimi işçilerde hala kafa karışıklığı var. Sürekli kriz var mı, yok mu, dış güçlerin işi mi, hükümetin suçu mu diye konuşuluyor. Ama tüm kafa karışıklığına rağmen işçiler krizi kendi somut yaşamında görüyor. Günlük yaşamımızda, markette, pazarda, iş koşullarında, iliklerimize kadar bunu hissediyoruz” dedi.

Söz alan bir tekstil işçisi de, işten atmalara dikkat çekerek, “Kriz var diye her gün işçi atmaya devam ediyorlar. Bir taraftan işçi atan fabrikalar, diğer taraftan İş-Kur üzerinden kursiyer adı altında ücreti işsizlik fonundan ödenen bedava işçi alıyorlar. Tayyip Erdoğan sürekli kriz fırsatçılarından bahsediyor, bundan büyük fırsatçılık mı olur? İşte kriz fırsatçılığını devlet bizzat kendi eliyle teşvik ediyor” diye konuştu.

KUTUPLAŞMA DAHA DA ARTTI

Sendikalaşma oranının gittikçe azalmasına vurgu yaparak konuşmasına başlayan bir işçi de, “Namaz kılan ile kılmayan bile ayrıldı. Kimse kimsenin arkasında durmuyor. Bir fabrikada dört ayrı grup olur mu demeyin çünkü oluyor. İşçiler içinde kutuplaşma çok artmış durumda. Haklarımızı gasp eden patronlara ve hükümete karşı bir araya gelemeyelim diye bizi birbirimize düşman ediyorlar. Haksız yere işten ve tazminat davası açan bir arkadaşımıza bile destek olamıyoruz” dedi. Hükümetin ve patronların “aynı gemideyiz” “biz batarsak herkes batar” demelerini eleştiren işçiler, “Aynı gemideyiz diyorlar ama patron 10 kat büyürken bizim durumumuz daha da kötü hale geliyor” dedi. Her hak talebinin “teröristlikle suçlandığını vurgulayan işçiler, devletin işçinin değil patronun devleti olduğunu belirtti.

Bireysel yakınmaların işe yaramayacağını belirten işçiler, “Don Kişot değiliz. Örgütlü hareket etmemiz gerekiyor” diyorlar.

İŞÇİLER BİR KIVILCIM BEKLİYOR

Çalıştığı fabrikadan örneklerle konuşmasına başlayan bir başka işçi şunları söylüyor: “Molalar kısaltılıyor, servisler tıklım tıklım, ayakta gidip geliyoruz. Eskiden maaş gecikmeleri için iş durdurulurdu şimdi ses çıkmıyor. İşçiler olarak sesimiz çıkmıyor.”

Toplantıya katılan tekstil işçisi bir kadın, “Elimizdeki güç birlik ama bunu kullanamıyoruz çünkü korkuyoruz. Vardiyada yedi kadın işçi çalışıyoruz ama iş bulamazsak ne yaparız korkusu var hepimizde” dedi.

Toplantıya katılan işçi sayısının sadece 15 kişi olmasının azımsanmaması gerektiğini belirten bir dokuma işçisi de şöyle konuştu: “Mesele her fabrikada, en ileri, en sağlam üç kişinin beş kişinin bir araya gelip bir adım artmasında, karar alıp uygulamasında. Eğer bu mücadeleye en başta bizler tutunmazsak ‘bu işçilerden bir şey olmaz’ denmeye devam edilecek. Bakmayın siz işçilerin böyle sessiz durduğuna. Hepsi patlamaya hazır bomba gibi, bir kıvılcım bekliyor herkes. ”

İşçilerin mücadele etmese de işsiz kalabileceğini belirten bir işçi de “Şimdi kriz döneminde olduğu gibi, hiç mücadele etmezseniz de işsiz kalabilirsiniz ancak mücadele edersek işsiz kalmaya karşı direnebiliriz” dedi. İşçilerin toplantısı, kendi fabrikalarından işçilerle gruplar halinde ayrı toplantılar yapma ve bir hafta sonra daha geniş bir ortak toplantı yapma kararı alınarak son buldu.

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Hamile çocuklar resmi nikahlı eşle gizlenebiliyor

SONRAKİ HABER

Kemal Kılıçdaroğlu'ndan kayyımlara tepki: Vatandaş niye oy kullandı?

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa