20 Ekim 2018 13:59

Cumartesi Anneleri: Kayıplardan da Galatasaray'dan da vazgeçmiyoruz

Galatasaray Lisesi önünde oturma eylemi yapmalarına izin verilmeyen Cumartesi Anneleri, bu hafta da açıklamalarını İHD bürosu önünde yaptı.

Fotoğraf: Emre Orman/Evrensel

Paylaş

700’üncü haftadan bu yana Galatasaray Lisesi önünde oturma eylemi yapmasına izin verilmeyen Cumartesi Anneleri, bu hafta da İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) bulunduğu Çukurluçeşme Sokağı’nda basın açıklaması yaptı. Cumartesi Anneleri, "Bizden neden korkuyorsunuz? Neden 23 yıl sonra Galatasaray'ı elimizden aldılar?” dedi.

Geçtiğimiz haftalarda Cumartesi Anneleri'nin İHD önünde de basın açıklaması yapmasına izin vermeyen polis, bu hafta açıklama yapılırken engel olmadı. Galatasaray meydanında yapılan açıklama için yürüyüşe izin vermeyen polis, anneleri çembere aldı. Bu haftaki eyleme, CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, HDP Milletvekili Oya Ersoy, Ali Kenanoğlu, Türkiye Yazarlar Sendikası (TYS), Özgürlükçü Hukukçular Platformu (ÖHP) üyesi avukatların da aralarında bulunduğu çok sayıda yurttaş destek verdi. Bu haftaki eylemde Cumartesi Anneleri, kaybedilen Fehmi Tosun ve Hüseyin Aydemir için adalet istedi.

'BARIŞCIL GÖSTERİLER CEZAİ YAPTIRIMA MARUZ BIRAKILAMAZ'

Açıklamayı, kaybedilen Hasan Ocak'ın kardeşi Maside Ocak okudu. Ocak, Anayasa'nın 34. maddesiyle barışçıl toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının güvence altına alındığını belirterek “Anayasa Mahkemesi içtihatları da barışçıl gösteri veya basın açıklamalarının ilke olarak cezai yaptırım tehdidine maruz bırakılamayacağı yönündedir" dedi. Ocak, dokuz haftadır basın açıklamalarının engellendiğine değinerek "Kamu gücünü kullanan bütün organların ortak amacı, temel hak ve özgürlüklerin korunması ilkesi olmasına rağmen devleti yönetenler, kamu gücünü ve imkanlarını bize karşı nefretin ve şiddetin aracı olarak kullanılmaktadır. 708'inci haftamızda AKP iktidarının uluslararası yargı karşısında hakikati kabul ettiği ancak bugüne kadar hukukun dışında durarak yükümlülüklerini yerine getirmediği kayıp dosyalarından birini kamuoyuyla paylaşmak için buluştuk" diye konuştu.

'ETKİN BİR SORUŞTURMA YAPILSIN'

Kaybedilen Fehmi Tosun ve Hüseyin Aydemir ile ilgili bilgi veren Ocak şöyle devam etti: Tosun ve Aydemir dosyalarında etkin bir soruşturma yapılmadı. Zaman aşımından takipsizlik kararı verilen dosyalar kapatıldı. Bunun üzerine Fehmi Tosun dosyası Anayasa Mahkemesine taşındı. Yargı makamları Fehmi Tosun ve Hüseyin Aydemir dosyalarında yargılamanın yenilenmesi yoluyla etkin bir soruşturma yaparak maddi gerçeğin açığa çıkartılması ve ceza adaletinin sağlanması yönünde göreve çağırıyoruz”

'CUMARTESİ ANNELERİNDEN NEDEN KORKUYORSUNUZ?'

Basın açıklamasının ardından gözaltında kaybedilen Fehmi Tosun'un Eşi Hanım Tosun konuşma gerçekleştirdi. "Bizi bu sokağa mahkum edenleri ve Galatasaray’ı yasaklayanları burada kınıyorum" diyerek sözlerine başlayan Tosun, "Cumartesi annelerinden neden korkuyorsunuz? Biz yıllardır Galatasaray'da kayıplarımızı arıyoruz. Kimseye zarar vermedik. 23 seneden sonra o meydanı bize neden yasakladınız? Hukuktan bahsedenler bu meydana baksınlar. Hukuksuzca o meydanı yasakladılar. Kayıplarımızı aramaktan vazgeçmeyeceğiz. Bu ülkede hukuktan bahsediliyorsa kayıplara baksınlar. Kayıplarımızı hiçbir şey yapmadan, gözaltında kaybettiler. Bu insanlar zaten siyasetle uğraştığı için kaybedildi. Neden yargısız infaz yaptılar? Eğer suçu varsa yargılasaydılar. Biz kayıplarımızın akıbetini yetkililerden soruyoruz. İnfazı veren kişilerden hesap soruyoruz. Biz kayıplardan da Galasaray'dan da vazgeçmiyoruz. Biz haklıyız. Meydanlarda olmaya devam edeceğiz" diye konuştu.

'BİZİM ÖFKEMİZ HUKUKSUZLUĞA'

Tosun'un ardından gözaltında kaybedilen Gazeteci Ferhat Tepe'nin kardeşi Ayşe Tepe konuştu. 700 haftadır Galatasaray Meydanı'nın yasaklandığına dikkat çeken Tepe, "AİHM, barışçıl gösterilerin yasaklanmayacağını gösterdi. Ama bunlar kendi anayasalarına, hukuklarına bile saygı duymuyorlar. Galatasaray Meydanı'nda olmamız engellenemez. Hukuk evrenseldir. İç hukuk yollarını tükettik. AİHM'e gittik, Anayasa Mahkemesine gittik. Biz hiçbir zaman haklı davamızdan vazgeçmedik. Bizi buraya, küçücük bir çembere hapsetmeye çalışıyorlar. Benim annem 69 yaşında, her Cumartesi sabah buraya geliyor. Biraz vicdanınız sızlasın. Bizim öfkemiz adaletsizliğe, hukuksuzluğadır" dedi.

Yapılan açıklamalardan sonra polis çemberi kalktı. (İstanbul/EVRENSEL)

ÖNCEKİ HABER

Suudiler Almanya’nın en iyi silah müşterisi

SONRAKİ HABER

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey Ankara'da

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa