21 Ekim 2018 03:15

Suudiler Almanya’nın en iyi silah müşterisi

Geçtiğimiz hafta AB Zirvesi’nde bir araya gelen üye ülkelerin liderleri, Suudi Arabistan'a dair ortak bir karar almayı gündemine bile almadı.

Fotoğraf: Onur Çoban/AA

Paylaş

Yücel ÖZDEMİR
Köln

Suudi Arabistanlı Gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın 2 Ekim’de İstanbul’da kaybedilmesinin üzerinden geçen yaklaşık üç haftalık sürenin ardından Suudi Yönetimi “Kaşıkçı’nın İstanbul Başkonsolusluğu içinde yaşanan arbede sonucunda öldüğünü” öne sürse de sır perdesi halen aralanmış değil. Cinayeti azmettirdiği ileri sürülen Suudi Arabistan ile ilişkileri bozmaya pek çok ülke yanaşmıyor. Bunlar arasında Avrupa Birliği ve üye ülkeleri de bulunuyor.

Geçtiğimiz hafta içinde Brüksel’deki AB Zirvesi’nde bir araya gelen üye ülkelerin liderleri, ortak bir karar almayı gündemine bile almadı. Zirve sonrasında bir açıklama yapan AB Dönem Başkanı, Avusturya Başbakanı Sebastian Kurz, “Suudi Arabistan’dan saydamlık ve her şeyi aydınlığa kavuşturmasını bekliyoruz” demekle yetindi. Zirvede, gelişmelere bağlı olarak Suudi Arabistan’a yönelik yaptırımlar da hiç bir şekilde gündeme getirilmedi. Kurz bir soru üzerine sadece, “Gelişmelerden sonra yaptırımlar gündeme gelebilir” demekle yetindi.

SİYASETÇİLER RİYAD’A GİTMEMEYE KARAR VERDİ

AB’nin “motor ülkesi” Almanya’dan da henüz Suudi rejimine karşı net bir açıklama yapılmış değil. Suudi Arabistan ile gerilimli olan ilişkileri normalleştirmek için bu ay Riyad’a gitmesi planlanan Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas, sosyal medya üzerinden ziyaretini iptal ettiğini duyurdu. Daha önce Suudi Arabistan’ın dış politikasını “maceracı” diye tanımlayan eski Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel ise Der Spiegel dergisine yaptığı açıklamada, “Kaşıkçı cinayeti beni haklı çıkardı” dedi. Gabriel, Avrupalı dışişleri bakanlarını Suudi Arabistan’a karşı Kanada Dışişleri Bakanı Chrystia Freeland gibi cesaretli olmaya davet etti. Freeland, sosyal medya üzerinden Suudi Arabistan rejiminden insan hakları savunucularını derhal serbest bırakmasını isterken, rejim buna sert tepki göstererek, büyükelçiyi geri çekmişti.

Maas’ın dışında ABD Maliye Bakanı Steven Mnuchin, Fransa Ekonomi Bakanı Bruno Le Maire de önümüzdeki hafta Riyad’da yapılacak Yatırım Kongresi’nde katılmamaya karar verdi. Yine İngiltere Ticaret Bakanı Liam Fox ve Hollanda Maliye Bakanı Wopke Hoekstra da, “Şimdi Riyad’a girmek için doğru zaman değil” diyerek gezileri iptal ettiklerini duyurdular.

ALMAN TEKELLERİ İPTALE YANAŞMIYOR

Hükümetler düzeyinde Suudi Arabistan rejimine düşük yoğunluklu eleştiriler yöneltirken, asıl olarak bu ülkeyle yapılan ve yapılacak askeri ve ticari ilişkileri gözetiyorlar. Bu nedenle de Suudi rejiminin çok fazla tepkisini çekmemeye özen gösteriyorlar. Bu konuda önümüzdeki hafta Salı günü Riyad’da başlayacak olan Yatırım Kongresi’nde (Kongress Future Investment Initiative – FII) kimlerin katılacağı büyük bir önem taşıyor. Bazı ABD şirketlerinin yöneticileri, Kaşıkçı cinayeti dolayısıyla kongreye katılmayacaklarını açıklarken, Alman tekelleri ise buna yanaşmıyor.

Kongreye katılacaklar arasında yer alan Siemens tekeli şefi Joe Kaeser, Deutsche Bank şefi Christian Sewing ve merkezi Münih’te bulunan danışmanlık firması Roland Berger’in yönetici Charles-Edouard Bouee bütün eleştirilere rağmen Riyad ziyaretlerini iptal etmeyeceklerini açıkladılar. Siemens şefi Kaeser aynı zamanda kongrenin Danışma Kurulu üyesi.

ABD tekeli Uber’in başkanı Dara Hosrovşahi, JP Morgan şefi Jamie Dimon ve İMF Başkanı Christine Lagarde ziyaretlerini iptal etmişti. Ayrıca HSBC, Credit Suisse ve Mastercard da kongreye katılmayacağını açıkladı.

Suudi rejiminin 2030 planı kapsamında gerçekleştirilen kongrede ülkeye yapılması öngörülen yatırımların ele alınması planlanıyor. Dolayısıyla hangi tekelin ne kadar pazar ve para kazanacağı anlamına geliyor. Bu nedenle Alman tekelleri bu pazardan olmamak için Kaşıkçı cinayetiyle pek ilgilenmiyor. Almanya geçen yol Suudi Arabistan’a 6,6 milyar avro ihracat yapmıştı.

Gelen eleştirileri yanıtlayan Siemens tekeli yöneticisi Kaeser, “Eğer insan haklarının ihlal edildiği ülkelere iletişimi kesmemiz gerekiyorsa o zaman evde oturup kimseyle konuşmamamız gerekiyor” dedi. Bu da Siemens için insan hakları ihlallerine rağmen ticaretin devam edeceği anlamına geliyor. Basında yer alan haberlere göre Siemens tekeli geçen yıl Suudi Arabistan’da bir milyar avrodan fazla ciro yaptı.

Alman hükümetinden de kongreye katılan tekellere yönelik bir açıklama yapılmış değil. Muhalefet partisi FDP ise kongreye katılan tekelleri eleştirerek ziyaretin iptal edilmesini istedi. Bazı sosyal medya kullanıcıları ziyaretin gerçekleşmesi durumunda Siemens ürünlerini boykot edeceklerini duyurdular.

2018’İN BAŞINDAN BU YANA 400 BİN AVROLUK SİLAH SATIŞI

İnsan hakları ihlalleri ve Yemen’e açtığı savaş nedeniyle sık sık eleştirilen Suudi Arabistan, Almanya’nın en önemli silah müşterileri arasında yer alıyor. Yeşiller Partisinin soru önergesine hükümet tarafından verilen yanıta göre, Almanya Suudi Arabistan’a 2018’in başından 30 Eylül tarihine kadar 416 milyon 400 bin avro değerinde silah sattı. Böylece Suudi Arabistan, Cezayir’in ardından Almanya’dan en fazla silah alan ülke oldu. Almanya’nın sattığı silahlar arasında panzerler ve değişik hafif silahlar bulunuyor.

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

İstanbul Barosu başkanı yeniden Avukat Mehmet Durakoğlu

SONRAKİ HABER

Yerine kayyum atanan Ahmet Türk’ün 'yürütmeyi durdurma' başvurusuna ret

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa