17 Ekim 2018 17:44

'Refah döneminde pay verilmedi, kriz döneminde  fedakarlık istenemez'

Petrol-İş, kriz ve etkilerine ilişkin sendika üyelerine seslendi.

Fotoğraf: Pixabay

Paylaş

Kriz ve etkilerine ilişkin sendika üyelerine seslenen Petrol-İş Genel Başkanı Ali Ufuk Yaşar, refah döneminde patronlar karlarına kar katarken emekçilerin üzerinde sömürünün arttığını belirterek “Şimdi bizden fedakârlık yapmamız istenmemelidir” dedi. Krizle birlikte patronların işçi aleyhine uygulamalarının yaygınlaşmaya başladığına dikkat çeken Yaşar, tüm işçilere hazırlıklı olma çağrısı yaptı. 

Üretime ve büyümeye etkilemesiyle birlikte krizin daha fazla hissedileceğine dikkat çeken Yaşar, “Sermayedarlar kârlarını korumak ve krizde kayba uğramamak için krizin faturasını yine emekçilere kesmek isteyecekler” dedi. 

Krizin nedeninin Türkiye ekonomisinin bütünüyle dışa bağımlı durumu olduğunu ifade eden Yaşar, “Üretimde çarkların dönmesi için ithal hammadde ve ara mal kullanılması gerekmekte, bu durum ithalatı arttırmaktadır. Türkiye’nin özel ve kamu olmak üzere toplam dış borcu 2018 yılı ikinci çeyreğinde 457 milyar dolar düzeyine yükselmiştir. Ülkemizde hem tüketimin hem de üretim yapısının ithalata bağımlı oluşu, dövizdeki yükselmeyle ithal tüketim malı fiyatlarının artmasına, üretimde ise ithal hammadde ve ara ürün fiyatlarının artmasına ve bu nedenle yerli üretici fiyatlarının yükselmesine yol açmaktadır. Ayrıca, ekonominin enerji faturasını da kabartmaktadır” dedi. 

REFAH PATRONA SÖMÜRÜ İŞÇİYE

Ekonomiye dış kaynak bulunabilen ve çarkların döndüğü yıllarda yüksek büyüme oranlarının yarattığı refahın eşit ve adil bir şekilde dağıtılmadığına dikkat çeken Yaşar, emekçilere pay verilmediği gibi sömürünün daha da arttığını, 2004 yılından 2017 yılına kadar ki sürede, asgari ücretin reel olarak, milli gelirdeki artışa göre yüzde 30 düzeyinde gerilediğini belirtti. Büyümenin istihdam yaratmadığı ve işsizliğin gerçekte yüzde 20’ler dolayına geldiği bilgisini veren Yaşar, “Emekçiler o dönemin nimetlerinden faydalandırılmadı. Buna karşılık, işverenler yüksek kârlar elde ederek servetlerini arttırdılar. Şimdi ekonomide mevsim kışa dönünce, işverenler bir yandan hükümetten yapısal reform talepleriyle sermayeye kolaylık sağlanmasını istiyorlar, bir yandan da işyerlerinde acil durum önlemlerine başvurmaya başlıyorlar. Bugün, işyerlerinde işverenlerin önce işçilik maliyetlerinde tasarrufa gitmesi ve emekçilerden fedakarlık istemesi kabul edilemez. Hesap ortadadır, işçiler geçtiğimiz yıllarda refahtan yeterli payı alamamıştır. Dolayısıyla şimdi bizden fedakârlık yapmamız istenmemelidir” dedi. 

‘HAZIRLIKLI OLMALIYIZ’

Patronların işçi aleyhine bazı uygulamalara başvurmaya başladığını kaydeden Yaşar, şöyle devam etti: “Yaygınlaşacağı anlaşılan bu uygulamalara karşı hazırlıklı olmak zorundayız. Bu tür girişimlere karşı tutarlı ve sağduyulu bir tavır geliştirmeli, haklarımızı ve örgütlülüğümüzü korumaya dönük gerektiğinde mücadeleyi benimseyen bir yaklaşım geliştirmeliyiz.

Önceliğimiz, örgütlülüğümüzü korumak olmalı ve krizin faturasının işçilere kesilmesi girişimlerine karşı, kriz süresince işten çıkarmaların bir seçenek olmaktan çıkarılması gerekmektedir. Krizden etkilenen işyerlerimizde, her bir işyerimizin özelliklerini de dikkate alarak, ortak tavır ve politikalar geliştirmek durumundayız. Bu dönemde, işverenlerin kriz fırsatçılığı yapmasına izin veremeyiz.”

Kriz koşullarında çalışma şartlarının da bozulduğu ve işçi sağlığı ve iş güvenliğini riske attığını vurgulayan Yaşar, “Sendikamızın hem kriz koşullarında üyelerimizin haklarını korumak ve genişletmeye dair hem de işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda etkili politikalar izlemeye devam edeceğini belirtiyorum” dedi. (İstanbul/EVRENSEL)

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

ABD: Türkiye'ye dair yaptırımlar konusunda kısa sürede karar vereceğiz

SONRAKİ HABER

Finlandiya’da gemiciler, postane işçileriyle dayanışma grevine çıkıyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa