Artık borçsuz bir hayat istiyoruz

Artık borçsuz bir hayat istiyoruz

Eylül ayının ortalarına gelirken kışa hazırlık da başladı. Kimi işçiler odun-kömürü daha ucuza nereden alırımın derdiyle dükkan dükkan dolaşırken, kimileriyse doğalgaz faturasının el yakmaması için bütün bir kışı evin en küçük odasında geçirmenin hesabını yapıyor. Öyle ya her odada kalor

Arzu Erkan

İŞÇİ EŞLERİ DE SENDİKAYA GÜVENMİYOR

Eşinin 10 yıldır Ford Otosan’da çalıştığını söyleyen işçi eşi, eşinin işe başladığı ilk yıllarda sözleşmeyi büyük bir umutla takip ettiklerini, alacağı zamma ilişkin planlar yaptıkları anlatıyor. Fakat 10 yıldır düşük ücret zamlarına imza atılması işçi eşinde bir şeylerin değişebileceğine olan inancını ve sendikaya güvenini oldukça zedelemiş: “Eşim diyor ki; zam ayı geldi. Ben artık gülüp geçiyorum. 10 yılda ne kadar zam yaptılar ki şimdi ne yapacaklar. Artık ilgilenmiyorum, biliyorum ki; bu sendika ancak yüzde 5’e, yüzde 6’ya imza atar. Güya zam alıyorlar, aldıkları zam 50 lirayı bile bulmuyor.”

KREDİ KARTINA YÜKLENİYORUZ

İki çocukları var ve ikisi de ilköğretimde. Eylül ayı ile birlikte masrafların artığını söylüyor işçi eşi. “Çocuklar her yıl büyüyor. Her sene okul kıyafetleri, üst baş almak gerekiyor. Eşim bin 300 lira para alıyor, neyse ki ev kira değil. Bir de kirada otursak ne yaparız bilmiyorum. Bizim zamanımızda önlük giyilirdi okulda. Onu da satın almazdık. Akraba çocuklarının kullandığını giyerdik. Şimdi öyle değil. Her okulun kıyafeti ayrı. Gideceksin okulun anlaşmalı olduğu mağazaya oradan alacaksın. Neymiş üzerinde okulun arması varmış. Defteri, kalemi, okulun istediği araç-gereçleri de cabası. Ne yapalım kredi kartına yükleniyoruz bizde” sözleriyle anlatıyor yaşadıkları sıkıntıyı.

Ford işçisi söze giriyor eşinin ardından: “Fabrikada altı ayda bir ayakkabı dağıtılır. Kadın arkadaşlara fiş verilirken erkek işçiler için yemekhane girişine 3 çeşit ayakkabı koyulur. Bu üç ayakkabının dışında farklı bir seçeneğin yoktur. Bize de fiş verilse istediğimiz ayakkabıyı alsak. Üstelik eşim de söyledi, çocuklar her yıl büyüyor. Fiş verilse en azından üzerine biraz da biz koyar okul öncesi çocukların ayakkabı ihtiyacını karşılarız. Bu dönem bize de fiş verilmesini istiyoruz.”

KIŞLIK ERZAK KÖYDEN

Yıllık izin döneminde memlekete gittiklerini anlatıyor işçi eşi. Kışlık erzak, bulgur, kuru fasulye, tarhana getirmişler köyden. “Köy de olmasa ne yaparız bilmiyorum. Hiç olmazsa getirdiklerimiz bir derdimize derman oluyor. Hoş bize tatil yok, köye gidince bir de köyde çalışıyoruz ama olsun. Çok sıkıştığımız da Allah razı olsun kayınpederim yardım ediyor. Yoksa ay sonunu getiremiyoruz.” diyor. (Kocaeli/EVRENSEL)


‘YETKİYİ BEKLEYECEĞİNE TASLAK HAZIRLA’

Eylül ayında görüşmelerin başlamasını bekleyen işçiler ve aileleri; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın Şubat ayından bu yana sendikaların yetki başvurusunu beklettiğini ve görüşmelerin bu ay başlamayacağını öğrenmenin şokunu yaşıyorlar. Sözleşme taslağına ilişkin hazırlıklara ne zaman başlanacağını ve MESS’e teklifin ne zaman sunulacağını öğrenmek için işyeri temsilciğine gittiğinde kendisine “yeni bir yasa çıkacak o nedenle taslak hazırlanmadı. Meclisin açılmasını bekleyeceğiz” denildiğini söyleyen Ford Otosan işçisi sendikaları Türk Metal’e oldukça tepkili. “Yılbaşından bu yana bu sorun yaşanıyormuş, bizim ancak haberimiz oluyor. Ekimde meclis açılacakmış da yasa o zaman görüşülecekmiş de. Ne belli Ekimde görüşüleceği. Ölme eşşeğim ölme. Hem niye bekliyorsun? Daha hiçbir hazırlık yapmamışsın. Toplasana işçiyi bölüm bölüm. Fabrikada var 6 bin 500 işçi, hepsinin şikâyetini, isteğini dinlesene. Öyle hazırlasana taslağı. Yok, efendim bekleyecekmişiz, neyi bekleyeceğiz?” sözleri ile anlatıyor Ford işçisi tepkisini.


ÇOCUĞU KORKA KORKA GÖTÜRDÜM

Onların da belini bükmüş okul masrafları. Çocuğu bu sene kaydetmişler okula. Kayda korka korka götürdüğünü söylüyor Ford işçisi: “Çocuğu götürürken ‘kayıt parası ne kadar isteyecekler’ diye düşünüyordum. Duyuyoruz 500 lira, 300 lira, 200 lira verenler var. Benim bu rakamları verme şansım yok.  Çok kaygılıydım. Kayıt ettim baktım kimse para istemedi. Vallahi inanır mısınız adeta kaçtım oradan ya isterlerse diye.” Sözleşmeyi ve beklentilerini soruyoruz işçi ailesine. Sanki ağız birliği etmişçesine bu işçi eşi de iyi bir zam alacaklarına inanmadığını söylüyor: “10 yıldır bu sendikacılar bizi hep kandırıyor. Şöyle zam alacağız, böyle zam alacağız. Ne oluyor? Hiçbir şey. Aldıkları zam bir faturaya gelen zammı bile karşılamıyor. Ford’un işçiye verdiği bir şey yok. Allah’tan bankaların eksi bakiyesi var da yaşıyoruz.”


BÜYÜMEDEN PAYIMIZI İSTİYORUZ

“Belki bu söylediklerimiz komik gelecek okuyanlara ama Ford işçisinin gerçeği bu” diyen Ford işçisi büyümeden pay istediğini ifade ediyor: “Fabrika 10 yıldır pazarda lider. Türkiye’nin ikinci büyük kuruluşu ama işçisinin durumu bu. Biz çoluğumuz çocuğumuz için her şeyden kısarak yaşıyoruz. Böyle yapmasak bin 300 lira ile 2 çocuğu nasıl büyütürüz, nasıl yaşarız. Biz artık bu büyümeden payımız istiyoruz. İçerde işçi patlama noktasına geldi. Daha ne kadar böyle yaşanır” Temmuz ayının sonlarına doğru yıllık izine çıkmadan önce fabrikada gündüz vardiyasından tüm işçilerin, fabrika müdürleri ve sendika yöneticilerinin katıldığı açık kapı toplantısı yapıldığını anlatan Ford işçisi şunları söylüyor: “Fabrika genel müdürü Haydar Yenigün fabrikanın nasıl büyüdüğünü, 3 yeni proje ile pazardaki liderliklerini sürdürmeyi planladıklarını anlattı. Sonra işçilere söz verildi. Fabrika tarihinde ilk kez çok sayıda işçi söz alıp şikayetlerini dile getirdi. 10 yıllık bir arkadaş dedi ki ‘ben artık çocuklarıma aynı şeyleri yedirmekten bıktım, usandım. Bende sizin yediklerinizi çocuklarıma yedirmek istiyorum.’ Her çıkan arkadaş aldıkları parayla geçinemediğini anlattı, tüm işçi arkadaşlar da uzun uzun alkışladı konuşanları. Haydar Yenigün ne dedi ‘Ben bir şey yapamam. Bu konuları sendikanızla görüşün.’ Sendikacılar ne yaptı? Konuşmalarında sözleşmeye dair tek satır bir şey söylemediler. İşçinin artık sabrı kalmadı bu aymaz tavırlara.”


BORCU BORÇLA KAPATIYORUZ

Oturdukları evi kredi ile aldıklarını, aldıkları parayla ay sonunu getiremedikleri için kredi kartı da kullandıklarını söyleyen işçinin eşi, “Biz 10 yıldır borcu borçla kapatıyoruz. Kredi kartına yükleniyoruz bakıyoruz patlama noktasına gelmiş onu kapatmak için kredi çekiyoruz. Artık borçsuz bir hayat sürmek istiyoruz. Kendimizi unuttuk. Kendimize bir şey almıyoruz. Yeter ki çoluk çocuğun ihtiyacı görülsün. Bir yere gittiğimiz yok. Sosyal hayat sıfır. Gezmek, dolaşmak ne bileyim bir sinemaya gitmekte ihtiyaç. Biz yılda bir kere sinemaya gidiyoruz o da çocukları götürüyoruz. Hiçbir şeyden mahrum kalmasınlar diye” sözleriyle yaşadıkları sıkıntıyı anlatıyor. 10 yıldır Ford Otosan’da çalışan başka bir işçi ailesi ile beraberiz. İki çocukları var, biri daha bir buçuk yaşında, diğeri ilköğretimde okuyor. Diğer ailenin aksine aynı maaşı almalarına rağmen bu işçi ailesi kirada oturduğu için 500 lira da kira ödüyor. Yaşam koşullarını sorduğumuzda bir çırpıda sıralanıyor aylık sabit giderler. Ford işçisi “1280 lira para alıyorum. 500 lira kira ödüyorum. 100 lira faturalar. Ev doğalgazlı bakalım kışın ne kadar gelecek fatura. Evde bebek var yakmamak olmaz. Her ay en az 150-200 lira kredi kartına ödüyorum başka türlü altından kalkamıyorum. Bebeğin bezi vs. katmıyorum bile geriye kalanla da mutfak masrafını, bizim ve çocukların ihtiyacını karşılamaya çalışıyorum.”


SAAT ÜCRETİNE NET 1 LİRA ZAM

Her iki işçi ailesinin de sözleşmeden zam talebi aynı. En az yüzde 20 zam. Ford Otosan’da işçilerin büyük kısmının talebi, saat ücretine net 1 lira zam. Bunun yüzde 20’ye tekabül ettiğini söylüyor işçiler ve “Bundan aşağısı ile karşımıza çıkmasınlar” diyorlar. Sosyal haklarda da iyileştirme istiyor işçiler. Öğrenim yardımı 70 liraymış. Bunu komik buluyorlar en az yüzde yüz artmalı diyorlar. Yakacak yardımı brüt 70 lira, çocuk yardımı 5 lira, bayram harçlığı 150 lira vs. Bu rakamların çok gülünç olduğu söyleyen işçiler ülkenin koşulları gözetilerek bu rakamların hepsinde ciddi artışlar istiyorlar. Bir de fabrikanın verdiği 200 liralık Migros çekleri var. Önceleri yılda 4 kez verileceği açıklanan fakat yılda 3 kez verilen Migros çekleri. “Biz sadaka istemiyoruz” diyor işçiler. “Fabrika yöneticilerinin her ağızlarını açtıklarında bunu bir lütufmuş gibi söylemelerinden bıktık usandık. Biz saat ücretlerimize adam gibi zam yapılmasını istiyoruz.”

www.evrensel.net