09 Ekim 2018 11:55
Son Düzenlenme Tarihi: 09 Ekim 2018 16:02

Barış akademisyeni Sözeri yargılandı: Bildiri bir barış çağrısıdır

'Bu suça ortak olmayacağız' bildirisini imzalayan akademisyenler hakim karşısına çıktı.

Barış akademisyeni Sözeri yargılandı: Bildiri bir barış çağrısıdır

Fotoğraf: DHA

Paylaş

Barış akademisyenleri hakim karşısına çıkmaya devam ederken, bugün savunma yapan Evrensel Yazarı Doç. Dr. Ceren Sözeri, imza attıkları bildirinin bir barış çağrısı olduğunu söyledi. Sözeri, iddianamede de niyet okunarak suç üretilmeye çalışıldığını ifade etti.

37. ACM’de İstanbul Üniversitesi’nden Prof. Dr. Nuray Mert ve araştırma görevlisi Sami Cankat Tanrıverdi, Galatasaray Üniversitesi’nden araştırma görevlisi Zeynep Savaşçın, Yrd. Doç. Dr. Verda İrtiş ve Evrensel Yazarı Doç. Dr. Ceren Sözeri, Bahçeşehir Üniversitesi imzacılarından Mahmut Çınar, Kadir Has Üniversitesi’nden araştırma görevlisi Gizem Sayın’ın 2. duruşmaları görüldü. 24. ACM’de Bilgi Üniversitesi imzacılarından M.E. ve Melda Akbaş ile Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nden T.T.’nin ilk duruşmaları görüldü.

13. ACM’de ise bildiri nedeniyle açılan ilk dava olan ve akademisyenler Yrd. Doç. Dr. Esra Mungan, Yrd. Doç. Dr. Meral Camcı, Yrd. Doç. Dr. Muzaffer Kaya ve Doç. Dr. Kıvanç Ersoy ile Kırıkkale Üniversitesi’nden ihraç edilen Fuat Özdinç’in sekizinci duruşmaları görüldü.

SÖZERİ: SAVCININ İFADELERİ DAYANAKSIZ

Hakim karşısına çıkan Evrensel Yazarı Doç. Dr. Ceren Sözeri hakkında savcı, ceza istediği esas hakkındaki mütalaasını tekrarladı. Avukatlar ve Sözeri savunma için ek süre istedi. Bir sonraki duruşma 13 Aralık saat 11.00’de. Duruşmada savunma yapan Sözeri, savcının “Bese Hozat’ın “Aydın ve demokratik çevreler öz yönetimlere sahip çıksın” ifadesi bir talimattır” değerlendirmesinin dayanaksız olduğunu söyleyerek “Bunca yıldır bağımsız kimliğini koruyan bir akademisyen olarak bir yerden talimat alarak harekete geçtiğim iddiasını şahsıma yönelik hakaret kabul ediyorum. İmzalamış olduğum metinde “öz yönetimlere sahip çıkma” çağrısı yapan hiçbir ifade bulunmamaktadır. Savcı niyet okuma yoluyla bizi suçla ilişkilendirmeye çalışmıştır” dedi.

‘BİLDİRİNİN MUHATABI BAŞTA HÜKÜMETTİR’

Bildirinin muhatabının başta hükümet olmak üzere, tüm siyasi partiler olduğunu söyleyen Sözeri, “Çünkü siyasetçiler topluma refah, barış, huzur ve güvenlik sağlayacakları taahhüdü ile vatandaşlardan oy istemektedirler. Ben bir vatandaş olarak eleştiri hakkımı kullandım, hatta Soruşturma Savcısı’nın deyimiyle “bilimsel çalışmalar yapmam ve fikirlerimin dikkate alınacağı” ümidiyle hareket ettim.” dedi.  Sözeri savunmasında şu ifadeleri kullandı: “Soruşturma Savcısı’nın da tespit edemediği üzere “Bu Suça Ortak Olmayacağız” bildirisinde şiddeti teşvik eden, silahlı ayaklanma çağrısı, isyan çağrısı, terör yöntemlerini övücü hiçbir ifade bulunmamaktadır. Metin tamamıyla bir barış çağrısıdır. Metin içinde yalnızca hükümete yönelik eleştiri barındırmaktadır, bu da gerek uluslararası sözleşmeler gerekse Türkiye’deki yasal düzenlemeler çerçevesinde ifade özgürlüğü kapsamındadır ve temel bir insan hakkıdır. Kanunda tanımlanmamış bir suç sebebiyle yargılanıyorum. Bu nedenle derhal beraatımı talep ediyorum.” 

Zeynep Savaşçın, Sami Cankat Tanrıverdi, Verda İrtiş, Mahmut Çınar, Gizem Sayın, Melda Akbaş M.E.Y., ve T.T.’nin duruşmaları da ertelendi. (İstanbul/EVRENSEL)


4 BARIŞ AKADEMİSYENİ İÇİN CEZA İSTENDİ

Cansu PİŞKİN
İstanbul

Barış Bildirisi imzacısı Yrd. Doç. Dr. Esra Mungan, Yrd. Doç. Dr. Meral Camcı, Yrd. Doç. Dr. Muzaffer Kaya ve Doç. Dr. Kıvanç Ersoy hakkındaki mütalaasını sunan savcı akademisyenlerin, “örgüt propagandası” suçundan cezalandırılmalarını talep etti. Duruşma 28 Ocak 2019’a ertelendi. 

Sokağa çıkma yasakları sırasında bölgedeki çatışmalı sürecin sona ermesi için imzalanan “Bu suça ortak olmayacağız” başlıklı bildiri kapsamında basın toplantısı düzenleyen akademisyenler Yrd. Doç. Dr. Esra Mungan, Yrd. Doç. Dr. Muzaffer Kaya, Doç. Dr. Kıvanç Ersoy ve Yrd. Doç. Dr. Meral Camcı, “örgüt propagandası” suçlamasıyla tutuklanmıştı. 1 ay tutuklu kaldıktan sonra tahliye edilen akademisyenler hakkında açılan davanın sekizinci duruşması İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmada yargılanan akademisyenlerden Yrd. Doç. Dr. Esra Mungan ve Yrd. Doç. Dr Meral Camcı ile avukatları hazır bulundu. Duruşmayı aralarında yabancı heyetlerin de bulunduğu çok sayıda kişi izledi. 

SAVCI, 301 İZNİNE RAĞMEN PROPAGANDADAN CEZALANDIRILMALARINI İSTEDİ

Dört akademisyenin “örgüt propagandası” suçlamasıyla yargılandığı davanın ilk duruşmasında savcı, suçlamayı Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 301. maddesinde belirlenen “Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin kurum ve organlarını aşağılama” şeklinde değişmesi talebinde bulunmuş ve yargılama izni için Adalet Bakanlığı'na başvurulmuştu. 18 Nisan 2018 tarihli yedinci duruşmada da yargılamanın TCK 301’den devam etmesi için Adalet Bakanlığı’ndan gelen izin yazısı dosyaya eklenmişti. Ancak 3 Eylül’de mütalaasını sunan savcı Ömürhan Dur, dört akademisyenin “örgüt propagandası” suçlamasıyla cezalandırılmasını istedi. Savcı, mütalaasında bildiri ile örgütün eylemlerinin meşru gösterilmek istendiğini iddia ederek, dosya TCK 301. madde kapsamında durma kararı verilerek Adalet Bakanlığına gönderilmiş olsa da örgüt propagandası yapıldığının anlaşıldığını söyledi. 

Akademisyenler Mungan ve Camcı, mütalaaya karşı süre talep etti. Süre talebini kabul eden mahkeme duruşmayı 28 Ocak 2019 saat 10.30’a erteledi. 

DURUŞMA SONRASINDA AÇIKLAMA YAPTILAR

Duruşma sonrasında sanıklar ve avukatları adliye önündeki meydanda açıklama yaptı. Duruşmanın 28 Ocak tarihine bırakıldığını belirten Esra Mungan, demokratik bir Türkiye için hep birlikte mücadele etmeye devam edeceklerini söyledi. Avukat Oya Meriç Eyüpoğlu da dayanışma çağrısında bulundu. 


PROF. DR. NURAY MERT’İN KARAR DURUŞMASI 12 ARALIK’TA

Barış Bildirisini imzaladığı için “terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla yargılanan Prof. Dr. Nuray Mert’in duruşması 12 Aralık’a ertelendi.

Bölgedeki sokağa çıkma yasakları sırasında yaşanan hak ihlallerinin ve çatışmalı sürecin sona ermesi için Ocak 2016’da  “Bu suça ortak olmayacağız” başlıklı barış bildirisini imzalayan akademisyenlerin yargılamalarına devam edildi. Bildiriyi imzaladığı için hakkında dava açılan akademisyenlerden Prof. Dr. Nuray Mert’in ikinci duruşması İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Mahkeme Başkanı Akın Gürlek bir önceki dosya savunmasını yapan Mert’e, “Bese Hozat’ın tarafından öz yönetime sahip çıkılması çağrısından haberiniz var mı?” sorusunu yöneltti. Mert böyle bir çağrıdan haberdar olmadığını bildirinin kendisine mail yoluyla ulaştığını söyledi. Mahkeme Başkanı Gürlek Mert’e, “Bildiriyi imzaladığınız için pişman mısınız? diye sordu. Mert, “Sizin anladığınız şekilde bir suç işlediğimi düşünmüyorum. Bildiriye böyle bir anlam yüklemedim, ifade özgürlüğü kapsamında imzaladım. Pişmanlığım yok” diye cevap verdi.

SAVCI CEZALANDIRILMASINI TALEP ETTİ

Savcı Can Tümer Keriş yazılı olarak sunduğu mütalaasında, “silahlı terör örgütü propagandası yaptığı” gerekçesiyle Prof. Dr. Nuray Mert’in cezalandırılmasını istedi. Mert ve avukatları mütaalaya karşı savunma yapmak için süre talep etti. Mert’in avukatlarından Serdar Laçin, vareste tutulma talebinde bulundu. Ara kararını açıklayan mahkeme, savunmasının yapılması sebebiyle Mert’in vareste tutulması yönündeki talebi kabul etti. Mütalaaya karşı savunma yapılması için süre talebini de kabul eden mahkeme bir sonraki duruşmayı 12 Aralık saat 11.45’e erteledi. (İstanbul/EVRENSEL)

ÖNCEKİ HABER

Hakkari'de saldırı: 1 asker, 1 işçi yaşamını yitirdi

SONRAKİ HABER

CHP'li Öztrak: Paris'teki gösteriler Erdoğan’ın kimyasını bozmuş

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa