Türk ailelere çağrı: AKP

Türk ailelere çağrı: AKP'nin oyununu bozalım

Demokratik Toplum Kongresi’nin (DTK) “Demokratik özerklikten ulusal birliğe” şiarıyla gerçekleştirdiği 6. Genel Kurul 3. ara dönem toplantısı Diyarbakır’da başladı. BDP İl Binası Vedat Aydın toplantı salonunda başlayan ve iki gün sürecek kongreye BDP Eş Genel Başkanı Gülten Kışanak, BDP Milletvekilleri ve çok say

Faruk Ayyıldız / Cumhur Daş

KÜRTLERİ SEÇMELİ DERS VE TRT 6 İLE KANDIRAMAZLAR

AKP’nin Kürt sorununda çözüm projesi olmadığının altını çizen Tuğluk şunları söyledi: “AKP’nin pili bitmiştir. Seçmeli Kürtçe dersi ve TRT 6 ile Kürtleri kandıramayacaklar. Kürt sorunu yoktur Kürt vatandaşların sorunları vardır diyor. Çünkü Kürtlere ilişkin bildikleri bu kadardır. Seçmeli ders ve AKP propagandası yapan bir kanallar sorunun çözüleceğini düşünüyorlar. Kürtlerin ağzına bir parmak bal çalarak Kürtlerin sorunlarını çözemeyecekler.” Bir halkın varlığı tanınıyorsa en temel haklarının da tanınmak zorunda olduğunu anlatan Tuğluk, “Kürt vardır ama hakları yoktur demek çelişkidir, saçmalıktır” sözlerini kullandı.

ANADİLDE EĞİTİM VE SAVUNMA HAKKI MEŞRUDUR

Anadilde eğitimin en temel insan hakkı olduğunu söyleyen Tuğluk, Başbakan Erdoğan’ın Almanya’da yaşayan Türkler için anadilde eğitimi talebini hatırlatarak, Kürtlerin de kendi coğrafyalarında anadilde eğitim ve savunma hakkı istediklerini belirtti. İnsanların anadillerinde eğitim ve savunma yapmalarının doğal olduğunu hatırlatan Tuğluk, Kürtlerin asimilasyona ve kültürel soykırıma karşı haklarını, onurlarını istediklerini dile getirdi. Kürt halkına anadillerini seçmeli ders olarak vermenin onlarla dalga geçmek anlamına geldiğini de kaydeden Tuğluk, Kürtçe’nin diğer farklı haklara seçmeli ders olarak verilebileceğine dikkat çekti. AKP’nin asimilasyondan vazgeçmek yerine basit iktidar hesaplarıyla hareket ettiğini vurgulayan Tuğluk, Tayyip Erdoğan’ın siyaset anlayışının demokrasiden nasibini almadığını söyledi. AKP’nin çokça eleştirdiği CHP’nin tüm antidemokratik uygulamalarını tekrarladığını ifade eden Tuğluk, 1930’ların CHP’sinin, AKP’de güncellendiğini belirtti. AKP’nin demokrasi yerine kendi hegemonyasını geliştirdiğine vurgu yapan Tuğluk, “AKP siyasi rakiplerini siyasi davalarla boğmaya çalışıyor. Faşizme boyun eğmeyen Kürt hareketini de KCK tutuklamalarıyla bezdirmeye çalışıyor. KCK hukuki değil siyasi davadır” dedi.

MEDYA ÖLÜ MATEMATİĞİ İLE SORUNU ÇÖZEMEZ

Taraflı, tarafsız tüm kesimlerin KCK’nin hayasız bir saldırı konseptine dönüştüğünü söylediğini anlatan Tuğluk, 8 bin kişinin tutuklanmasına rağmen Kürt hareketinin bitirilemediğini ve bitirilemeyeceğini aktardı. Medyanın savaş çığırtkanlığı yaptığını da söyleyen Tuğluk, medyanın aybaşına düşen ölüm sayılarıyla sorunu çözemeyeceğini ve yanılacağına dikkat çekti. Yaşanan savaşın yoksul emekçilerin savaşı olmadığına da vurgu yapan Tuğluk, bu savaşın Erdoğan ve AKP’nin daha fazla para ve iktidar için Kürtleri ezmeye, yenmeye çalıştığı bir savaş olduğunu sözlerine ekledi.

TÜRK AİLELERE ÇAĞRI: “ÇOCUKLARINIZI KURBAN ETMEYİN”

Türk ailelere çağrıda da bulunan Tuğluk, gençlerin bu savaşa daha fazla kurban edilmemesi ve ailelerin bu savaşı durdurabileceğini söyledi. AKP’nin oyununu hep birlikte bozabileceklerinin altını çizen Tuğluk, iktidarın ikiyüzlü siyaset anlayışının çatışmaları körüklediğine dikkat çekti.

ÖCALAN’I TECRİT ETMEK BARIŞI TECRİT ETMEKTİR

Bir yılı aşkın süredir PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecridi hatırlatan Tuğluk, İmralı’da işkence sisteminin devam ettiğini kaydetti. Öcalan’ın savunma hakkının dahi engellendiğini hatırlatan Tuğluk, “Öcalan sıradan bir mahkûm değildir. Devlet yetkililerinin de ifade ettiği üzere son Kürt isyanının önderidir. Öcalan’a yaklaşım Kürtlere yaklaşımın göstergesidir” dedi. Başbakan’ın, “Kürt sorunu yoktur Kürt vatandaşların sorunları vardır” sözlerine de tepki gösteren Tuğluk, bu yalanlar ile inkâr politikalarının geliştirildiğini ifade etti. Öcalan’ın İmralı’da bütün siyasetini barış üzerine kurguladığını söyleyen Tuğluk, Öcalan’ın koşullarının iyileştirilmesi gerektiğini ve müzakerelerin tekrar başlaması gerektiğinin altını çizdi. Kesintiye uğrayan Oslo görüşmelerinin arkasında olduklarını kaydeden Tuğluk, “Oslo sürecine yönelik iki soru merak ediliyor. Birincisi bu protokollerde ne vardı? İkincisi de bu protokollerden neden vazgeçildi ve Çiller konseptine geri dönüldü. AKP bu soruların cevabını kamuoyu ile paylaşmalıdır” diye konuştu. AKP’nin Silvan saldırısını bahane gösterdiğini de belirten Tuğluk, tekrar müzakere başlayacaksa Oslo’nun kaldığı yerden devam etmesi gerektiğini anlattı. Güvenlikçi ve katliamcı süreçten vazgeçilmesi gerektiğini söyleyen Tuğluk, çözüm projelerinin ‘demokratik özerklik’ olduğunu ifade etti. Özerklik projesinin bir demokratikleşme projesi olduğuna vurgu yapan Tuğluk, özerkliğin bencil bir proje olmadığını ve bir arada yaşamı savunan bir proje olduğunu söyledi.

TÜRK HALKI SURİYE KÜRTLERİNE KARŞI KIŞKIRTILIYOR

Sadece Kürtler için değil tüm halklar için özerklik istediklerinin altını çizen Tuğluk, Suriye Kürdistan’ına yönelik savaş söylemlerinden vazgeçilmesi gerektiğini kaydetti. Türk toplumunun Suriye Kürtlerine karşı kışkırtıldığını anlatan Tuğluk, Suriye Kürtlerine saygı duyulması gerektiğini aktardı. Yaşanan tahammülsüzlüğün anti demokratik olduğunu belirten Tuğluk, Türkiye kendi Kürtleriyle barışı gerçekleştirmeden sınırın ötesine adım dahi atamaz sözlerini kullandı. Bölgede yaşanan köklü değişiminin kazananının Kürtler olduğuna dikkat çeken Tuğluk, “Suriye’de ilan edilen özerklik ile kısa vadede kazanan Kürtler olmuştur. Kürtlerin hiçbir kazanımı Türk halkının aleyhine değildir ve olmayacaktır” sözlerini kullandı. Türkiye’de Kürtler ile barışın sağlanması ve Suriye Kürtleriyle komşu olunması durumunda tüm halkların kazanacağının altını çizen Tuğluk, “Ayrı bir devlet istemediğimizi defalarca istedik. Herkesin kendi kendini yönetebileceği özerk bir sistem talep ediyoruz” şeklinde konuştu. Birlikte yaşamanın koşulunun birlikte yönetmek olduğunu hatırlatan Tuğluk şunları söyledi: “AKP’nin ve devletin varsa aklıselim insanlarına sesleniyorum. Böyle devam ederseniz Kürtler de birlikte yaşama fikrini gözden geçirmek zorunda kalacaklar. Kürtleri buna mecbur bırakmayın, birlikte yaşama umudunu yok etmeyin. Her şeye rağmen birlikte yaşamaktan yanayız.”

DOKUNULMAZLIKLARIN KALKMASINDAN KORKMUYORUZ

Dokunulmazlıkların kaldırılması meselesini de hatırlatan Tuğluk, yasal ve demokratik siyasetin önünün kapatılmak istendiğini belirtti. KCK operasyonlarıyla zaten yasal siyasetin önünün kapatılmak istendiğine vurgu yapan Tuğluk, seçim barajında ısrar edenlerin demokrasiden korktuklarını kaydetti. AKP’ye çağrıda bulunan Tuğluk, “Hodri meydan diyoruz. Korkmuyorsanız kaldırın seçim barajını” dedi. Bedel ödemekten çekinmeyeceklerini söyleyen Tuğluk, egemen siyasetin bedel siyaset ödemeye hazır olmadığını anlattı. Bu zamana kadar dokunulmazlıklarının olmadığını söyleyen Tuğluk, Vekil arkadaşlarının da hala cezaevinde olduğunu hatırlattı.

CHP İNİSİYATİF ALMALI

CHP’nin Kürt meselesindeki girişiminin de sorunlu olduğunu söyleyen Tuğluk, “Geleneksel devlet aklıyla bu girişimin başladığı çok açık. CHP’nin önerileri yeni Oslo görüşmelerini engelleme amacı taşımaktadır. CHP’nin anlamadığı şudur ki, çözüme yönelik müzakere başlayacaksa bu Oslo’nun devamı olmak zorundadır” dedi. CHP’nin yeni duruma göre inisiyatif geliştirmesi gerektiğini söyleyen Tuğluk, böyle bir şey olmazsa eğer CHP’nin yaptıklarının AKP’ye nefes aldırmaktan başka bir işleve sahip olamayacağını kaydetti. Yeni CHP iddiasının özellikle Kürt meselesinde sınanacağının akıldan çıkmaması gerektiğini söyleyen Tuğluk, bütün Kürtlerin birlikte ve dayanışma içerisinde bu sürece müdahale etmesinin çok önemli olduğuna dikkat çekti.

KÜRTLERİN BİRLİKTELİĞİ ZORUNLULUKTUR

Kürtlerin daha güçlü olabilmesi için ulusal bir konferans örgütlemeleri gerektiğini söyleyen Tuğluk, Kürtler arasında ulusal birliğin sağlanmasının gereklilikten öte artık sorumluluk olduğunu anlattı. “Biz Kürt olmak istiyoruz. Bunun için de Sayın Öcalan’ın özgürlüğünü istiyoruz” diyen Tuğluk, “Tayyip Erdoğan’ın karakterini ele veren 5 Eylül konuşmasını hatırlayacaksınız. Hani yargıya talimat verdim, parlamentoda gereğini yapacağız dediği nutkundan bahsediyorum. Bu konuşmayı Kürtler hiç unutmayacak. Söz konusu konuşmayı liberallerde, solcularda unutmamalı. Erdoğan hasta bir adamdır” şeklinde konuştu.

KÜRTLER BİRLİKTE KAZANACAK

Tuğluk’un ardından konuşan DTK Eş Genel Başkanı Ahmet Türk Ortadoğu’da Arap baharının yaşanan gelişmeler ile birlikte kışa döndüğünü söyledi. Kürtler için durumun daha farklı olduğunu da belirten Türk, her bölgede Kürtlerin özgürlükleri için mücadeleyi yükselttiğinin altını çizdi. Kürtlerin birleşerek, dört parçada birlikte kazanacaklarını ifade eden Türk, Suriye’deki kazanımların tüm Kürtlerin kazanımı olduğunu ve kendi geleceklerini de etkileyeceğini belirtti. Başbakan’ın telaşının bundan olduğuna dikkat çeken Türk, yaşananların önüne geçilemeyeceğini söyledi. Türk’ün konuşmasının ardından tutuklu Milletvekili Hatip Dicle’nin, HDK’nın mesajları okundu. Güney ve Batı Kürdistan’dan gelenlerin de konuşmalar yaptığı kongrede Suriye’den gelenler büyük alkış aldı. (Diyarbakır/EVRENSEL)

www.evrensel.net