Zamlar kaygıları da artırıyor: Hanımla kendimize battaniye aldık

Kocaeli Derince'nin Yenikent Mahallesi'nde işçi duraklarında ekonomik gidişata dair konuştuğumuz işçiler kaygılı.

Seçil UÇAR
Gözde TEKİN
Kocaeli

Sabahın eken saatlerinde Derince’nin Yenikent Mahallesi’nde, işçi duraklarındayız. Kocaeli ve Gebze’nin pek çok fabrikasına gitmek için işçiler durakta servislerini bekliyor. Önümüzdek aylarda belirlenecek olan asgari ücrete ve ekonomik gidişatı dair konuştuğumuz işçiler, oldukça kaygılı. Gelen zamlarla geçimin daha da güçleştiğini ve ücretlerinin her geçen eridiğini belirten işçiler, asgari ücretin 2000 liranın altına düşmemesi gerektiğini savunuyor.

Gelen zamlardan kaygılanarak doğalgazı daha az yakmayı planlayan işçiler, ısınma problemini ise bataniye alarak çözmeye çalışıyor.

‘BEN DE KRİZ MAĞDURUYUM’

Kriz mağduru bir işçi ile başlıyoruz konuşmaya. Çalıştığı metal fabrikasından kriz gerekçesiyle işten atılan işçi şu anda bir online alışveriş sitesinin deposunda çalışıyor.

“Ben de kriz mağduruyum” diyen işçi şöyle devam ediyor: “Outoliv fabrikasında çalışıyordum, işten atıldım. Eleman fazlalığı gerekçesiyle, benim gibi 10 yılın altındaki işçilerin hepsini attılar. Sendika da bizimle pazarlık yaptı, ‘Tazminattan daha azını alıp gidin’ dedi. Ama ben kabul etmedim dava açtım haklarımı öyle alabildim. Böyle bir dönemde işsiz kalmak gerçekten zor, ben bir de yeni evliyim bebeğimiz olacak. Bu krizin başımızdakilerle çözülmesi çok zor ancak başa iyi birileri gelirse çözülür diye düşünüyorum.”

Daha sonra genç bir işçiye, “Asgari ücret önümüzdeki aylarda belirlenecek, sence ne kadar olmalı” sorusunu sorarak başlıyoruz konuşmaya. Hiç düşünmeden “En az 2500 TL” diyerek verdiği yanıtın gerekçelerini ise şu şekilde sıralıyor: “Bugün açısından 2500 TL az bile, her şeye zam geldi ekonomi gittikçe kötüleşiyor. Bu gidişattan çıkılması zor gözüküyor. Bizim işyerinde henüz işten atmalar başlamadı ama pek çok yerde dolar bahane edilerek işten çıkarmalar başladı, duyuyoruz. İlerleyen günlerde artacağa da benziyor.”

‘İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ YOK BARİ PARA VERSİNLER’

Bir başka işçiyle konuşmaya başlıyoruz daha sonra. O da asgari ücretin en az 2500-3000 lira olmasını istiyor. Nedenini sorduğumuzda ise, başlıyor konuşmaya: “Çünkü yaşam şartları ağırlaşıyor. Pazara çıkıyorsunuz domates 7 TL, patates 3TL, 5 kiloluk yağ olmuş 37 TL. Vatandaş  nasıl geçinsin?” Zor bir süreçten geçildiğini söyleyen işçi, “İnsanların ifade özgürlüğünü de elinden alıyorsunuz, bari para verilsin de vatandaş geçinebilsin” diyor.

Hızlı adımlarla durağa yetişmeye çalışan bir kadın işçinin yanına yanaşıyoruz. Sorumuz belli, ancak onun cevabı henüz belli değil. O yüzden başlıyor hesap yapmaya: “700 TL kiraya desek, 500 TL faturalara desek, 300 TL mutfak desek valla asgari ücret en az 2300 TL olmalı.” Ekonomik krizin kendisini etkileyip etkilemediğini sorduğumuz ise, “Etkilemez olur mu! Artık her şeyi daha az almaya başladık, bir yerlerden kısıyoruz” yanıtını veriyor.

İŞVERENLER KARINDAN ZARAR ETMEK İSTEMİYOR

Asgari ücretin en az 2300 lira olmasını isteyen İmam isimli taşeron işçi de gelen zamlardan şu sözlerle dert yanıyor: “Doğalgaza, elektriğe gelen zam ortada, daha da katlanacak bu zamlar. İşyerinde arkadaşlarla konuşuyoruz; ‘Hanımla kendimize battaniye aldık; kışı öyle geçireceğiz’ diyor birisi. Düşünün halimizi.” İşçinin fedakarlık yaptığını ancak patronun fedakarlıktan kaçtığını aktaran İmam, “İşverenler karından zarar etmek istemiyor. Mesela dün 300 bin TL kar hedefi varken bugün 200 bin TL hedefi az buluyor. Diyor ki, ‘Zarar ediyorum işçi çıkarmam lazım.’ İşveren böyle diyince işçi ne yapsın, işçi fedakarlık yapıyor zaten ama işverene gelince fedakarlık filan yok” diyor.

Son Düzenlenme Tarihi: 06 Ekim 2018 18:57
www.evrensel.net