Bize bir sendika lazım

Bize bir sendika lazım

Kimi fabrikalarda işçilere zorla imza attırsalar da grev nedeniyle hiçbir işçi pişman değil. Gerçek arkadaşlığı, dostluğu ve işçinin birlik olduğunda nasıl güçlü olduğunu gördüklerini söylüyorlar. Şu sözler hemen her işçinin ağzında: “Bundan bir ay öncesine kadar kimsenin özg&uu

Muzaffer Özkurt / Cumhur Daş

 

Hayatında ilk kez greve çıktığını anlatan bir işçi şunu söylüyor: “Bir askerlik arkadaşı unutulmaz bir de grev arkadaşı.” Greve çıkmayan fabrikaların işçileri de arayıp kutluyormuş greve çıkan arkadaşlarını.
İşçiler grevin bir kıvılcım olduğunu ve bunun yangına döneceğinden de kuşku duymuyor. Bunun için şimdiden nelerin yapılabileceğini tartışmaya başladılar. Tüm işçileri bir araya getirecek bir yapının kurulması gerektiğini düşünüyor herkes. Bunun adresi olarak da sendika gösteriliyor, “Sendikasız olmaz” deniyor. Ancak tekstil sektöründe kurulu üç sendika Türk-İş’e bağlı Teksif, DİSK’e bağlı Tekstil Sendikası ve Hak-İş’e bağlı Öz İplik-İş’in işçiler arasında itibarı yok. Öyle ki bu sendikaların örgütlü olduğu fabrikalardaki işçiler sürekli sendika değiştirmeyi konuşuyor. Öz İplik-İş’in örgütlü olduğu Gürteks’ten bir işçi şunları anlattı: “Başka bir sendikanın örgütlü olduğu fabrikada çalışan bir arkadaşım var. Bana, bizim sendika bizi satıyor sizin sendikaya geçmeyi düşünüyoruz dedi. Ben de ‘Aman yapmayın. Bu daha beter’ dedim. Öyle vazgeçtiler.”

İŞÇİNİN SENDİKASI

İşçiler mevcut sendikal yapıların taleplerini karşılamaktan uzak olduğunun farkında. Onlar kendi deyimleriyle “işçinin sendikasını” istiyor. İşçinin sendikasını ise şöyle tarif ediyorlar: “Benim seçtiğim sendikacı benim hakkımı savunacak. Benim kadar ücret alacak. Öyle binlerce lira maaş almayacak. Benim ücretim yükselirse onun da ücreti yükselecek. İşçinin denetimine açık olacak. Patronlarla tek başına görüşmeyecek. Sendikacıyı başa getiren işçinin, indirme hakkı da olmalı. Fabrikalardaki komiteler de bu görüşmelere katılacak ve en önemlisi masaya işçinin gücüyle yumruğunu vuracak.”

İşçiler, en azından grevin öne attığı ileri işçiler, grev dönemindeki komitelerden elde ettikleri deneyim ışığında işin sendikacının iyi olmasıyla bitmeyeceğinin farkında. Sendikanın en şeffaf biçimde işçinin denetiminde olması gerektiğini söyleyen ileri işçiler, işçilerin yönetimlerde olmasının ve sorumluluk almasının önemine dikkat çekiyorlar.

HAKLAR FİİLİ MEŞRU MÜCADELEYLE KAZANILDI

İşçinin sendikasının bir diğer özelliği ise işçinin gücüne dayanan meşru mücadele. Sendikalı, sendikasız 5 bin işçinin fiili olarak grev yaptığında yasaların da ortadan kalktığına dikkat çeken işçiler “Şu anda içinde bulunduğumuz şartlarda fiili olarak yürümeliyiz. Yoksa adım atamazsın. Fiili olarak bu grevi yapmasak hak da alamazdık” diyor.

Bundan sonra da böyle bir mücadeleyi önüne koymayan hiçbir hareketin başarılı olamayacağına dikkat çeken işçiler, sendikanın da bu mücadeleyi esas alması gerektiğini ifade ediyorlar. İşçilerin büyük kısmı güvenecekleri ve güç alacakları bir adres istiyor. İşçiler arasında “Bana bir adres gösterin işçileri oraya yığayım” diyenlerin sayısı az değil.

SENDİKAYI AŞAN BİR MÜCADELE

İplik işçilerinin öğrettiği bir başka deneyim ise fiili meşru mücadelenin patrondan yanan tutum alan sendikayı da bertaraf etmiş olması. Öz İplik-İş Sendikası’nın örgütlü olduğu Gürteks ve Güriplik işçileri bunun örneğini verdiklerini düşünüyorlar. Birlik olup sendikayı da aşan bir mücadelenin hayata geçirdiklerini anlatan işçiler “Sendikaların kaç yıldır alamadığı zammı biz 10 günde aldık” diyorlar.
Motif işçisi ise şunu söyledi: “Şu an fabrikamızda sendika yok ama sendika varmış gibi örgütlüyüz, sendika varmış gibi çalışıyoruz.”


DENENMEYEN SENDİKA YOK

Başpınar Organize Sanayi Bölgesi’nde tekstil iş kolunda denenmeyen sendika yok. Ama bu denemelerin hepsi olumsuz sonuçlanmış.
Öz İplik-İş’in örgütlü olduğu Gürteks ve Güriplik işçileri bu konuda oldukça dertli. Sendikalı olmalarına karşın sendikasız işçilerle aralarında 1 lira fark olmadığını söylüyorlar. Hatta kimi yerlerde sendikasız işçiler daha fazla kazanıyor. İşçiler sorunlarını anlatmak için sendikalarına gittiklerinde ise şube başkanından şu yanıtı almışlar: “Benim tansiyonum, kalbim var. Benim üzerime bu kadar gelmeyin. Zengin adamla uğraşılmaz.” Sözleşme sonrası itirazlarını dile getirmek için şubeye gittiklerini hatırlatan işçiler, şube başkanının patronun izniyle fabrikaya girdiklerini ve daha fazlasının olmayacağını söylediğini aktardılar. İşçiler “Sözleşmeleri hep bizden gizli imzaladılar. Şube seçimlerinden de haberimiz olmuyor. Delegelerin kim olduğunu bile bilmiyoruz. Ama bildiğimiz bir şey var. Patron ne isterse onu yaptılar. Halbuki sendika bize bir adım atsa biz ona on adım yaklaşacaktık ama onlar hep patronları dinledi.” Bu nedenle sendika Gürteks ve Güriplik işçileri için yılda bir defa dağıtılan anahtarlık ve takvimden başka bir anlam taşımıyor. İşçiler aynı nedenle greve çıkmadan önce sendikaya gitmemişler. Grev süresince ve grevden sonra sendikayı yanlarında göremediklerine de şaşırmıyorlar.
Şireci işçileri içinde TEKSİF’in örgütlü olduğu Sanko’yu bilen pek çok işçi var. TEKSİF yöneticisi Şireci’ye ziyarete gelip “Destekliyoruz, haklarınızı birlikte alacağız” diye konuştuğunda işçiler arasından “Sanko’da ikramiyeleri kim ortadan kaldırdı? Bütün ikramiyelerin kaldırılmasına kim ön ayak oldu? Önce kendi işçinin sorununu çöz” haykırışlarının yükselmesinin nedeni bu.
DİSK/Tekstil ise Çemen grevi sonrası işçilerin güvenini yitirmiş. Birlik olup 75 gün karda kışta fabrika önünde direnen Çemen işçileri, sendikacıların hatalarına ve olumsuzluklarına rağmen grevi kazanımla bitirdiklerini ancak sendikacıların bu grev sonunda kendilerinden habersiz 3 aylık sözleşme yapması nedeniyle örgütlülüğün dağıldığını anlatıyorlar.
Üye olmak için sendikalara giden işçilerin karşılaştıkları bu durum güvensizliği daha da artırmış. Üye olmaya gelen işçilere “Sayınız az. Daha fazla kişi gelin üye yapalım” denmiş. Daha fazla gelindiğinde de iş ağırdan alınmış ve örgütlenmeler yapılamamış. Son grevde de işçileri sendikalarına üye olmaya çağıran sendikacılar, işçilerin evlerine işten atma tebligatları geldiğinde işçilerin deyimiyle “ortadan kaybolmuşlar.”


BAĞIMSIZ SENDİKA TARTIŞILIYOR

İşçilerin mevcut sendikalardan beklentisinin kalmaması, fiili meşru mücadelenin kazanımla sonuçlandığının görülmüş olması işçiler arasında patronlardan bağımsız, mevcut tekstil sendikalarından ayrı bir sendikanın kurulması tartışmasını da beraberinde getirdi.
Pek çok işçi bir araya geldiğinde bu konuyu konuşuyor. Bağımsız sendika kurulabilir mi, nasıl yaşar, nasıl örgütlenir? Mevcut yasalar nedeniyle ilk etapta bağımsız sendikanın yeterli sayıya ulaşamayıp yetki alamayabileceğine dikkat çeken işçiler, “Yetkili sendikaların yaptıkları ortada. Greve çıkarken bizim yetkimiz mi vardı? Çoğumuzun sendikası bile yoktu. Daha geriye gidersek Ünaldı işçilerinin sigortası da yoktu. Biz fiili mücadeleyle sendikalardan daha fazla hak elde ettik” diyor. Şireci’de çalışan bir işçi şunları anlatıyor: “Yetkiye çok kafa takıyordum önceleri. Ama artık takmıyorum. Hem yaptığımız grev, hem de Ünaldı’da yaşananlar bunu gösterdi. Bizim gücümüz birliğimiz ve üretimden gelen gücümüzü kullanmamızdır.” Çalışan ya da işten atılmış hangi işçiyle konuşulursa konuşulsun böyle bir sendikaya herkesin destek vereceği görüşünde.
İşçiler bir yandan da olası bir greve nasıl daha hazırlıklı olunacağını konuşuyor. Grevin sona ermesinde maddi zorlukların da etkili olduğunu söyleyen işçiler, dayanışmanın önemine dikkat çekiyorlar. Grevdeyken başka fabrikalardan işçilerin getirdiği yemek ve suları anlatan bir işçi “Hâlâ yüreğimden sökemiyorum o anı. Öyle içime işledi” diyor. İşçiler, bir daha böyle bir greve hazırlıksız yakalanmamak için dayanışma fonu kurmayı da tartışıyorlar.


30 EYLÜLDE KURULTAY VAR

Antep’te grev öncesi toplanan işçi kurultayında kurulan Başpınar İşçi Komitesi de grevle birlikte büyüdü. Grevin ileri gelen işçileri komiteye katılarak çalışmalara başladı. Grevin sonuçlarının değerlendirilmesi ve ileriye dönük kararların alınacağı kurultayın 30 Eylülde toplanmasına karar verildi. İşçiler, kurultayın güçlü geçmesi için bildiri dağıtımları ve duyurular yapılacağını ancak asıl olarak mahallelerde ve evlerde görüşmeler yapılması gerektiğini söylediler. Sabırlı bir çalışmanın önemine dikkat çeken işçiler, “Grev patlamayla yaşandı. Ancak hep böyle yürümez. Sabırlı bir çalışmayla işçileri bilinçlendirmeli, bir araya getirmeliyiz. Günde 12 saat patronlar için çalışıyoruz. Fabrika dışındaki zamanımızın bir kısmını da kendimiz için harcamalı, bu işlere ayırmalıyız. Bunu yaparsak biz bu işi başarırız.”

Yarın: İşçi kendi siyasetini yapmalı

evrensel.net

Son Düzenlenme Tarihi: 13 Aralık 2014 09:12
www.evrensel.net