Tazminat gaspı direnişe çıkardı

Tazminat gaspı direnişe çıkardı

Güven Elektrik patronu işçilerin tazminatlarını ödemiyor. 30 Haziran tarihinde Sefaköy’deki işyerini kapatarak, Çorlu’ya taşıma kararı alan işveren, Birleşik Metal-İş üyesi 265 işçinin 8 bin ila 90 bin arasında değişen tazminatlarını vermiyor. Güven Elektrik’in de bağlı olduğu Şişli’deki Cankurtaran Hold

Sinem Uğurlu / Burak Karakurt

Kış arifesinde ve okulların başlangıcının hemen öncesinde işlerinden olan, başka iş de bulamayan işçilerin çoğu kirada oturuyor. 24 yıllık işçi Mustafa Akgül de bunlardan biri. Akgül içinde bulundukları durumu, “Hep borçla yaşıyoruz” diyerek özetliyor.

Güven Elektrik’te çalışan kadın işçiler de direnişin içinde. 15 senelik işçi olan Hatice Altıner direnişin kadın işçiler için daha zor olduğunu söylüyor: “Biz çoluğumuzu çocuğumuzu bırakıp her gün çalışıyoruz. Akşam eve gittiğimizde yorgunluktan yemeklerimizi yapamıyoruz. Tiner, bali içinde çalışıyoruz. Onları da mı hiç gözleri görmüyor?Eşim rahatsız olduğu için hep ben çalıştım. 3 tane de çocuğum var.” “Direnişe başlarken bu zorlukları göze aldınız mı” sorumuzu Ayşe Onat şöyle cevaplıyor; “Göze almasak buraya gelmezdik. Çocuklarımız daha öğlen yemeği yemedi. Biz sadaka değil, hakkımızı istiyoruz.” Onat, iş aramaya gittiğinde yaşadığı zorlukları “Ben 40 yaşındayım. Bu yüzden işe almıyor kimse. Biz 60 yaşında nasıl emekli olacağız? 20 yıl daha nasıl çalışacağız? Duysun bunu da Başbakan” diye aktarıyor.

PATRONUN YAPTIĞI İLK DEĞİL

Direniş alanında yer alan Birleşik Metal-İş Şube Yöneticisi Rıfat Codura ise, Güven Elektrik işçilerinin işveren Cenk Cankurtaran tarafından mağdur edilen ilk işçiler olmadığını dile getiriyor. “Daha önce de başka fabrikayı, yine kapatıp başka yere taşımıştı. Bu olayla da patronun işçi düşmanlığı bir kez daha ortaya çıkmış oldu. 800’e yakın işçinin geriye dönük maaş ve tazminatlarını vermemişlerdi. Onlar örgütsüz olduğu için mağdur oldular” diyen Codura, haklarını aramaya devam edeceklerini vurguluyor. (İstanbul/EVRENSEL)


DÜĞÜNE DİRENİŞ YERİNDEN GİDECEKLER

Direniş alanında nişanlı bir çifte de rastlıyoruz. Kasım ayı içinde düğün yapmayı planlayan 25 yaşlarındaki Eda Sancar ve Erol Söylemez çifti, düğün süreçlerinde daha rahat etmek için tazminatlarını talep ediyor. 7 senedir Güven Elektrik’te çalışan genç kadın direnişçi Sancar, “Şu anda evimi kurmam gerekiyor aslında. Hazırlıklar yapmamız lazım düğün için. Ama buradayız, hakkımızı istiyoruz” diyor. Nişanlısı Erol Söylemez ise, “ Ben 17 yaşımda girdim buraya. Anlaşılan düğüne buradan gideceğiz” şeklinde konuşuyor. Direnişlerine devam edeceklerini söyleyen çift, “Herhalde düğünümüzü davul ve zurnayla burada yapacağız”  diyor.


HÜKÜMETE ÖFKELİLER

Coşkun Demir: 
Pazartesi okullar açılıyor. Çocuğuma nasıl servis ayarlayacağımı düşünüyorum. Başbakana söylüyorum; emeklilik yaşını halen yükseltiyor, bu kadar insan işsiz, çıkardığı yasalar hep patronlar lehine. Patronlar da hükümetten güç alıyor. İşçiye taraf yok, hep patrona taraflar.
Halit Kurt: 27 senelik çalışanım. Buraya 17 yaşında girdim, şimdi 42 yaşındayım. Biz alnımızın teriyle çalıştık, hakettik. Hükümet ortalığı hep iyiymiş gibi gösteriyor. Ama öyle değil. Elektriğe iki ay önce 40 lira ödüyordum şu an 80 lira ödüyorum. Bu nasıl oluyor? Aynı şeyi kullanıyorum ben. Hatta tasarruf da ediyoruz. Her gün zam ama 700 lirayla geçinin diyorlar, alsınlar kendileri geçinsinler. Yazıklar olsun diyorum bu hükümete.
Birleşik Metal-İş Genel Örgütlenme Sekreteri Özkan Atar: İşveren yer değiştirme kararı aldı. Bu işten çekilme kararı değil. Bu zihniyetin altında yatan asıl şey, toplusözleşme düzeni olmayan, sigortasız ve düşük ücretle işçi çalıştırabileceği bir düzene geri dönmek. 


İKİ KUŞAK DİRENİŞ

Direnişçi işçilerin en gençlerinden biri de 15 yaşındaki Emine Aslan. Tazminatını alamayan babasının yerine, annesiyle birlikte direnmeye gelmiş. Kafasında sendika şapkasıyla birlikte, direnişteki işçilerin fotoğraflarını çekiyor. İşçiler arasında, çocuklarını yanlarında getirenlerin yanı sıra hamile olan kadın işçilerin olduğunu da öğreniyoruz.
İşçiler arasında aynı fabrikada kendi çocuklarıyla birlikte çalışanlar da var. Örneğin Dursun Topal, 18 yıllık bir işçi ve kızı da kendisinden sonra Güven Elektrik’te çalışmaya başlamış. Kızı ihtiyaçlarını karşılmayabilmek için gündeliğe gidiyor, sadece kendisi direniş alanına geliyor.

www.evrensel.net