İzenerji işçilerinden dayanışma şenliği

İzenerji işçilerinden dayanışma şenliği

İZENERJİ işçileri, kıdem tazminatının gasp edilmesine, esnek çalıştırmaya, taşeronlaştırmaya, toplu iş ilişkileri yasası, sendikal hak ve özgürlüklerin kısıtlanmasına karşı, güvenli bir gelecek talebiyle “Birlik ve Dayanışma Şenliği” düzenliyor.Genel-İş 2 No’lu Şube üyesi park bahçe işçile

Emine Uyar

Genel-İş 2 No’lu Şube üyesi park bahçe işçilerinin düzenlediği etkinlik, Pazar akşamı 19.30’da Fuar Açıkhava Tiyatrosunda gerçekleştirilecek.
Şenlik öncesi konuştuğumuz Genel-İş 2 No’lu Şube Başkanı Taner Şanlı, İzmir’in merkezinde ve ilçelerinde çok geniş alanlarda dağınık olarak çalışan işçilerin bir araya gelerek birlikte bir şeyleri paylaşması adına şenliği düzenlediklerini ifade etti.
Aralık ayında Büyükşehir Belediyesi ile TİS masasına oturmaya hazırlandıklarını belirten Şanlı, “Sonuçta bütün işçi arkadaşlarımızla birlikte bir yol yürüyeceğiz. Taleplerimiz sadece TİS’le ilgili talepler değil, ülkede çıkartılan ve çıkartılmaya hazırlanan yasalar geleceğimiz açısından oldukça önemli ve bunlar herkesin sorunu. O nedenle şenliğimize herkesi davet ettik” dedi.
Toplusözleşme süreci ile ilgili belirsizliğin hâkim olduğunu bir taraftan TİS’leri devam eden sendikalar olduğunu belirten Şanlı, “Sürece bakacağız. Kimse kendiliğinden bir şey vermez. Haklar mücadele ile alınır bunun bilincindeyiz” dedi. Devam eden yetki meselesinin sorun oluşturduğunu belirten Şanlı, ne olursa olsun 1 Aralıkta görüşme masasına oturmayı planladıklarını belirtti.

TALEP EŞİT İŞE EŞİT ÜCRET

Öncelikli taleplerinin, aynı alanlarda aynı işleri yapan diğer şirketleri ile koşullarının eşitlenmesi olduğunu ifade eden Şanlı, “Biz sadece aynı işi yaptığımız arkadaşlarımızla koşullarımızın aynı olmasını istiyoruz” dedi.

Özellikle alanları çok geniş olan yerlerde ihtiyaçlar doğrultusunda komiteler oluşturulduğunu belirten Taner Şanlı, “Burada asıl olarak karşımızda bir işveren var. Elinde her türlü malzeme var. Buna karşı savaşmanın yolu bizim ve işyerindeki arkadaşların, komitelerde görev alarak alanlarda çalışmaları birlikte üstlenmesinden geçiyor” dedi. Sendikalı olmalarına rağmen ihalelerle çalıştıklarını, kadrolu olmadıklarını belirten Şanlı, “Bu konu doğrudan büyükşehirin çözebileceği bir nokta değil. Hükümetin yasa çıkarmasıyla bu düzeltilebilir ve bence bu ülkede asıl yapılması gereken bu. Ama baktığımızda diğer belediyelerde taşeronun da taşeronu uygulamaları başladı. Sendikalar Yasası ile geçirmek istedikleri, esnek çalışma, özel istihdam büroları ile amaçladıkları da bu zaten” dedi.
Büyükşehirin de süreci tamamlayıcı olması gerektiğini ifade eden Şanlı, “Sadece taşeronu bitirmekle olmuyor. İçini de doldurmak gerekiyor. Taleplerimiz de zaten bu yönde olacak” dedi.

‘GÜNÜ DEĞİL GELECEĞİ KURTARMALIYIZ’

Genel anlamda işçilerin haklarından daha fazla taviz verilmemesi gerektiğini belirten Şanlı, “Artık günü kurtarmak değil, geleceği kurtarmak olmalı amacımız. Ne olacaksa artık bu ülkede yaşanmalı, olmalı. İşçilerle birlikte bir hareket başlatılırsa herkes sahiplenecektir. Bence artık yeni bir birliktelik yakalamak gerekiyor. İşçi arkadaşlara anlatmak onları alana çekmekten geçiyor” dedi.
Ülkedeki diğer gündemlere dair görüşlerini sorduğumuz Şanlı, Suriye meselesinde işin iç yüzünün halka anlatılmadığını belirterek, “Bizim başka ülkelere bakmamıza gerek yok. Kendi ülkemizde yoğun bir baskı var ve kimse taleplerini haykıramıyor. Aynı süreçler bu ülkede de yaşanıyor” dedi. Van’da depremden etkilenen çocuklar için işçilerin içinde araç gereçlerin olduğu okul çantaları hazırlayıp gönderdiğini belirten Şanlı, depremde yaşananlar, 4+4+4 gibi konularda da ortak hareket edilmesi gerektiğini sözlerine ekledi. (İzmir/EVRENSEL)

www.evrensel.net