28 Eylül 2018 22:44

Erdoğan: Gazetecileri istediklerinde onların yaptıklarını yapmadık

Erdoğan, Almanya için 'Bizden 3 tane, 5 tane, 6 tane gazeteciyi istediler ve ne yaptığımızı iyi biliyorlar. Biz onların yaptıklarını yapmadık' dedi.

Fotoğraf: Murat Cetinmuhurdar/Cumhurbaşkanlığı-AA

Paylaş

Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier’in kendisi onuruna verdiği yemekte konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Can Dündar'a ilişkin iade talebini tekrar ederek "Bakın kendileri bizden 3 tane, 5 tane, 6 tane gazeteciyi istediler ve buna karşı ne yaptığımızı iyi biliyorlar. Biz onların yaptıklarını yapmadık. Yargımız elinen geleni yaparak bir tanesini tutuksuz yargılanmak üzere ve bir tanesini direkt serbest bırakılmıştır" dedi. "PKK'nın, FETÖ'nün binlerce üyesi Almanya'da dolaşıyor" ifadelerini de kullanan Erdoğan, ardından "Bu akşam bunları konuşmak istemezdim. Keşke konuşmaz olaydım" dedi.

'ALMANYA TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK TİCARİ ORTAĞIDIR'

Almanya’ya resmi ziyaret gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier’in kendisi onuruna verdiği yemekte konuştu. Tutuklamalar nedeniyle endişeli olduğunu söyleyen Almanya Cumhurbaşkanı Steinmeier'e yanıt veren Erdoğan, iki ülke arasında görüş ayrılıkları olmasının doğal olduğunu söyledi. Erdoğan, “Son zamanlarda yaşananları geride bıraktığımıza inanıyorum. Pek çok konuda Almanya ile aynı hassasiyete sahip olduğumuza inanıyorum” dedi.

Almanya’nın Türkiye’nin en büyük ticari ortağı olduğunu belirten Erdoğan, “Türk ekonomisi sağlam temeller üzerine kurulmuştur. Ülkemizde uluslararası firmalar hiçbir engelle karşılaşmadan faaliyetlerini rahatça sürdürüyorlar. Almanya ile ortak bir tutum içerisinde olduğumuzu görmek bizleri memnun ediyor” diye konuştu.

'PKK GÖSTERİLERİNE NİÇİN MÜSAADE EDİLİYOR?'

Konuşmasının devamında Türkiye'ye demokrasi, insan hakları ve basın özgürlüğüne ilişkin yöneltilen eleştirilere değinen Erdoğan, şunları söyledi:

"Sayın Steinmeier’in, Türkiye’de tutuklanan Alman vatandaşları, Türk gazeteciler, sendikacılar, hukukçular, aydınlar, siyasetçiler için endişelerini burada açıklığa kavuşturmanın faydalı olacağına inanıyorum. Görüyorum ki yanlış bir bilgilendirme var. Herhalde teröristleri koruma gibi bir görevimiz yok. Eğer benim ülkemde teröre bulaşıyorsa birileri, bu hangi sınıftan olursa olsun hukukumuz cezalandırıyorsa yargı makamları da bunun gereğini yapar. Bu Almanya’da da olsa böyledir, dünyanın değişik bir ülkesinde de olsa böyledir. Bunları bir kenara bırakmak mümkün değil.

Avrupa Birliği’nde terör örgütü olarak kabul edilen PKK’nın, Almanya’da binlerce mensubu elini kolunu sallayarak dolaşmaktadır. Yeri geldiği zaman terör örgütünün başının posterleriyle beraber gösteriler yapmaktadır. Halbuki bunlar yasaktır. Peki bunlara niçin müsaade ediliyor?"

'SUÇLULARIN İADESİ ANLAŞMASINA RAĞMEN BU KİŞİ BİZE VERİLMİYOR'

Can Dündar'a ilişkin de konuşan Erdoğan şu ifadeleri kullandı:

"Gazeteci deniliyor. Bu gazeteci eğer teröre bulaşmışsa ve Türk yargısı bunu mahkum etmişse bunu savunabilir miyiz? İşte bunlardan bir tanesi de 5 yıl 10 aya mahkum olmuş olan bir sözde gazetecidir. Ve o sözde gazeteci bir boşluktan yararlanarak kaçmış ve Almanya’ya gelmiştir. Kendisi taltif edilmiştir, el üstünde tutulmuştur. Benzer bir şey burada yapılmış olsa ve Türkiye’ye kaçmış olsa… Bakın kendileri bizden 3 tane, 5 tane, 6 tane gazeteciyi istediler ve buna karşı ne yaptığımızı iyi biliyorlar. Biz onların yaptıklarını yapmadık. Yargımız bu konuda elinden geleni yaparak bir tanesinin tutuksuz yargılanmak üzere ve bir tanesi bırakılmıştır. Ama şu anda mahkum olmuş olan birisi kaçıp buraya geliyor ve suçların iadesi anlaşması olmasına rağmen bu kişi bize verilmiyor."

'KEŞKE KONUŞMAZ OLAYDIM'

"FETÖ’nün yüzlerce, binlerce üyesi ne yazık ki Almanya’da elini kolunu sallayarak dolaşıyor. Biz şimdi bunları konuşmayacak mıyız, söylemeyecek miyiz?" diye soran Erdoğan, konuşmasını şu sözlerle tamaladı:

"Aslında bu akşam bunları konuşmak istemezdim. Ama sayın başkan buları dile getirince konuşmak zorunda kaldım. Keşke konuşmaz olaydım. Halbuki biz bunları gündüz aramızda konuştuk. Tekrar burada konuşmaya gerek yoktu. Çünkü bu sofrayı ben muhabbet sofrası olarak görüyorum ve bir muhabbet sofrasında da aslında bunlar konuşulmaz." (HABER MERKEZİ)

ÖNCEKİ HABER

İş cinayetinden patron değil 20 günlük işçi kusurlu!

SONRAKİ HABER

Dersim’de 29 bölge geçici özel güvenlik bölgesi ilan edildi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa