‘Toprağın Çocukları’ bugün gösterime giriyor

‘Toprağın Çocukları’ bugün gösterime giriyor

Bütünüyle gönüllü, dinamik, yürekli bir ekibin, sabah akşam çalışarak özveriyle çektiği “Toprağın Çocukları” bugün gösterime giriyor. “Toprağın Çocukları” nice aydın ve sanatçı yetiştirmiş bir mekanın, Ankara’nın Elmadağ İlçesi’nde, AKP öncesi be

Abidin Çınar

Yönetmen Ali Adnan Özgür’ün deyimiyle “Hasanoğlan, köy enstitülerinin kalbi” olduğundan  köy enstitülerinin kapatılış dönemini, köy çocuklarının hayatlarıyla, Hasanoğlan’da yansıtırlar beyazperdeye. Nedeni açık değil mi? Nedeni eğitim. Eğitime ulaşamayan köy çocukları... Anlaşılmayan, anlaşılmak istenmeyen, kendisi gibi üstü de kapatılan ve tartışılmayan köy enstitüleridir anlatılan.
“Toprağın Çocukları” filmi ülkenin en büyük sorununun eğitim olduğu gerçeğinden yola çıkıyor. Film, eğitimi tartıştırmaya, geçmişten dersler alınmasını sağlamaya çalışıyor. Filmde, Köy Enstitüleri neydi? Ne oldu? Neden kapatıldı? Kim kapattı? gibi sorularının tartışılmasını istiyor. “Toprağın Çocukları” filminin İstanbul galası önceki gün Mustafa Kemal Kültür Merkezinde gerçekleştirildi. 17 Eylül’de ise Ankara galası yapılacak.

AYDINLANMANIN TEMELİ EĞİTİMDİR

1940 öncesi halkın en büyük yoksunluklarından biri de eğitimdir. Savaştan henüz çıkmış ve ayağa kalkmaya çalışan bir ülkenin çocukları, yoktan var etmeyi öğrenirler. Cumhuriyet eğitimle, insan devrimini gerçekleştirecektir. Hasan Ali Yücel, İsmail Hakkı Tonguç insan devriminin eğitimde olduğunu düşünür. Yüzde sekseni okuma yazma bilmeyen insanlardan oluşan bir ülkenin, aydınlanmasının yegane temeli eğitimdir. Bu temel birlikte atılır. İşte Köy Enstitüleri bu temelin kendisidir. Savaştan çıkmış bir halkın genç çocukları, genç öğretmenleri ve ustaları geriye bir miras bırakmak için büyük bir mücadele verirler. Filmde, Köy Ensitüsü öğretmeni Kemal, kendi köyünde bağnazlığa, ayrımcılığa karşı eğitimle savaş verir. Tüm acılarına rağmen çocuklarını gönderdiği köy enstitüsünde ise İsmail Hakkı Tonguç komünizm suçlamalarıyla uğraşmaktadır. Dönemin politikaları, 2. Dünya Savaşı’nın etkileri, Turancı gençlik gibi nedenlerle enstitülerin bağımsız ve üretken yapısı kırılmak istenir.

Savaş biter. Çok partili rejime geçilir. İsmail Hakkı Tonguç görevinden alınır. Hasan Ali Yücel istifa eder. Enstitüler tek tek kapanmaya başlar. Fakat kapanan kapıları genç enstitülüler açmaya çalışmaktan asla vazgeçmezler.

Yapımcılığını filmde Kemal Öğretmen olarak yer alan Erkan Can’ın, yönetmenliğini ise Ali Adnan Özgür’ün üstlendiği filmde, Ufuk Bayraktar, Şebnem Sönmez, Bahtiyar Engin, Suzan Kardeş, Müge Boz, Türkü Turan, Banu Başeren, Ezgi Mola, Serdal Genç ve Ezel Akay da rol alıyor.

KÖY ENSİTÜLERİNİN MAKUS KADERİ DEĞİŞMEZ

Filmde, yaşadığı çingene kampı saldırıya uğrayınca canını kurtarmak için kaçan Karika, aynı çevrede köy enstitüsünde öğrenim gören Cevher tarafından kurtarılır. İsmail Hakkı Tonguç’un desteğini alan Cevher, kimsesiz kalan kızı enstitü içerisine yerleştirerek ona barınacak yer sağlar. Fakat bu durum köy halkının hiç hoşuna gitmez ve enstitüye çingeneyi kapı dışarı etmesi için baskı yapılır. Enstitünün varlığından oldum olası rahatsız olan bölge komutanı Necip bir baskın gerçekleştirerek müdür Kemal Öğretmen’i gözaltına alır. Çıkan bu olaylar ve gözaltına alma süreci, yurt genelinde varlığını sürdüren köy enstitülerinin kapatılma dönemine denk düşmektedir. Kemal Öğretmen’in suçsuzluğu nihayetinde ispatlanır ama köy enstitülerinin makus kaderi değişmez...

“FİLMİ GÖREMEDEN ARAMIZDAN AYRILDILAR”

Filmin çekiminde kullanılan atlardan 4’ü ölü bulunmuş, daha sonra da filmde rol alan Onur Çilingir, İstanbul’daki kazada yaşamını yitirmişti. Çilingirden 4 gün sonra da filmde rol alan 62 yaşındaki Zorba Saltürk kanserden hayatını kaybetmişti. Filmin yönetmeni Ali Adnan Özgür hayatlarını kaybeden ve filme çok emekleri geçen iki arkadaşları için “rol aldıkları filmi görmeden aramızdan ayrıldılar, çok üzgünüz” diye konuştu.

Koza ve  Portakal film festivallerine katılan film bir dönemin tarihi ve politik portresini dram öğeleriyle sinemaya taşıma iddiasında. (Ankara/EVRENSEL)


İSTANBUL GALASI GERÇEKLEŞTİ

“Toprağın Çocukları” filminin İstanbul galası önceki gün Mustafa Kemal Kültür Merkezinde gerçekleştirildi. Film oyuncularının hazır bulunduğu galada, Kadir İnanır, Ali Sürmeli, Şevval Sam, Mehmet Ali Alabora, Emre Kınay’ında aralarında bulunduğu birçok konuk Toprağın Çocukları’nın ilk gösterimi için bir araya geldi. Film gösteriminden önce düzenlenen koteylde, filmde kullanılan kıyafetler sergilendi. Kültür Merkezi’nin Attilla İlhan Salonu’nu dolduran konuklar “Toprağın Çocukları”nı ilk kez izlendi. Filmin galasına katılanlar arasında Köy Enstitülerinin yaşayan tek öğretmeni Bella Eskanazi’de vardı. Bella gazetemize verdiği demeçte Köy Enstitüleri hakkında bilgiler verdi. Köy Enstitülerinin bambaşka bir eğitim modeli olduğunu söyleyen Bella, bugünkü eğitim sistemiyle pek mukayese edilemeyeceğini söyledi. Bella Hasanoğlan Köy Ensitüsünde öğretmenlik yaparken “bu kadar zeki, bu kadar medeni çocuklarla karşılaşacağımı hiç beklemezdim” dedi. Filmde Kemal öğretmen karakterini canlandıran Erkan Can, filmi imce usulüyle yaptıklarını belirtti. Çingene kızı Karika’yı canlandıran Müge Boz ise, filmin dönem koşullarına uygun geçekildiği için o koşulları yaşama fırsatı yakaladıklarını ifade etti.


HASANOĞLAN KAMPÜSÜNDE NELER YOK Kİ

Filmin çekildiği 400 dönümlük Hasanoğlan kampüsü içerisinde neler yok ki; Sabahattin Eyüboğlu’nun halk oyunları mozaiğinin bulunduğu büyük bir sinema, Anadolu’da Cumhuriyet döneminde yapılan ilk Amfi-tiyatro, hamam, müze, ahırlar, dikiş atölyeleri, marangoz atölyeleri, fırın, demir atölyeleri, ciltevi, matbaa, yüzme havuzu, ormanlık alanlar, fidanlıklar vb.öğrencilerin ve yaşayanların her türlü ihtiyacını karşılayacak donatılar mevcut.
Toprağın Çocukları filminin çekimleri sırasında sinemanın kısmi olarak duvar ve kapılarını elden geçiren film ekibi, bölge insanıyla da sıcak ilişkiler kurmuş, figüran ihtiyacının büyük kısmını da Hasanoğlan gençlerinden karşılamıştı. Film tamamlandıktan dokuz ay sonra Kültür Bakanlığı’nın da katkısıyla Elmadağ Belediyesi sinema salonunu ve amfi tiyatroyu onarmaya başladı. Uzun yıllar kendi kaderine terk edilen sinema, onarımını Toprağın Çocukları filmine borçlu olsa gerek. Umarız onarımdan sonra da sinema “Toprağın Çocukları” filmiyle perdelerini izleyicisine açar.

www.evrensel.net