Serena Williams nerede yanılıyor?

Fotoğraf: Mohammed Elshamy/AA

Serena Williams nerede yanılıyor?

Tenis tarihinin kort içi ve dışındaki efsanelerinden Martina Navratilova, Serena Williams-Naomi Osaka finalinde yaşananları değerlendirdi.

Martina NAVRATILOVA

Serena Williams kısmen haklı. Uygunsuz davranışın cezalandırılması konusunda kadınlara yönelik büyük bir çifte standart var ve bu tenisle sınırlı değil. Ancak cumartesi günkü Amerika Açık finalinde hakeme yönelik protestosunda kısmen de haksızdı. “Erkekler yapınca cezadan yırtabiliyorsa kadınlar da yapabilmelidir” şeklinde bir standart belirlemenin iyi bir fikir olduğunu düşünmüyorum. Bundan ziyade kendimize sormamız gereken soru şu: Yaptığımız sporu yüceltmek ve rakibimize saygı göstermek için ne şekilde davranmalıyız?

Özetlemek gerekirse maçtaki sorunlar, 2.setin başında Williams’ın, koçundan yardım aldığı için uyarılmasıyla başladı. Bu, koçunun hatasıydı. Patrick Mouratoglou, ellerini kullanarak Williams’ı öne çıkması için motive ediyordu. Kurallara aykırı olarak maç sırasında koç desteğinin yaygın olduğu ve koçların çoğunun bunu yaptığı doğru ancak cumartesi akşamı yapılan yorumların aksine, bu kuralın çiğnenmesi halinde yaptırım uygulanması da sık görülen bir şey. Böyle bir hadise yaşandığında oyuncuların çoğu omuz silkip oyununa devam ediyor çünkü bir sonraki ihlalde bunun cezaya mal olacağını biliyorlar. Oyuncu, koçunun eylemlerinden sorumludur ve aslında oyuncunun koçun talimatlarının farkında olup olmaması da önemli değildir. Hakemler her iki durumda da yaptırım uygulayabilir.

Williams, uyarıdan hoşnut kalmadı ve Hakem Carlos Ramos’un bunu bilmesini istedi. Şu ana kadar bir sorun yok. (Hakemin koç desteğine dair önce oyuncuyla konuşması da yaygın bir pratik - buna gerçek uyarı öncesi bir çeşit yumuşak uyarı da denebilir böylece oyuncunun koçunu susturma imkanı olur. Eğer bu yapılsaydı, daha sonrakiler hiç yaşanır mıydı, bu sorunun yanıtını bilemeyiz)

İşler, bundan birkaç oyun sonra kötüye gitti. Williams, 3-1 öndeyken servisini kırdırdı ve raketini parçaladı. Bu, otomatik kural ihlali anlamına geliyor ve bir önceki cezayla birleştiği için Williams aleyhine puan kaybına dönüştü.

Serena Williams

Fotoğraf: Mohammed Elshamy/AA

Williams bunun ardından hakemle tartışmayı seçti. Hile yapmadığı, koçundan destek almadığı bu yüzden uyarılmamış olması gerektiği konusunda ısrarcı oldu. Ancak, koçunun ona talimat verip vermediğinin farkında olması bir şey değiştirmezdi. Mouratoglou maç sonrası itiraf ettiği gibi, oyun sırasında taktik veriyordu ve Williams’ın bunu bilip bilmediği tartışmalıydı. Yani Ramos’un ona ceza vermek dışında yapabileceği bir şey yoktu. Bu noktada Williams, esas noktayı unutmaya başladı. O ve Ramos, artık birbirleriyle atışıyordu. Williams, hile yapmadığı konusunda ısrar ediyordu -tamamen inanılabilir ancak yersiz- Ramos ise kararlarını ihtiyattan biraz yoksun bir biçimde veriyordu.

Hatırlatmamızda yarar var ki Williams’ın bu tip meselelerde özellikle bu turnuvaya ilişkin kötü anıları var. 2004’te Jennifer Capriati’ye karşı oynadığı maçta berbat bir çizgi hakemliğine maruz kalmıştı. 2009’da Kim Clijsters’a karşı oynadığı yarı final mücadelesinin maç puanında çizgi hakemine karşı soğukkanlılığını yitirerek cezalandırılmış ve bu, otomatik olarak maçı kaybetmesine neden olmuştu. 2011 finalinde Samantha Stosur’a karşı, oyunda momentumu kazanmasını sağlayacak bir puan kazandıktan sonra “Haydi” diye bağırdığı için puan kaybetmişti. Bunun üzerine hakemi azarlamış ve bir ceza daha almıştı.

Amerika Açık tarihinde yaşanan tüm bu olayların toplamı ve onun her zaman tenis dünyasında dışlanmışlık hissiyle var olması -Bunun nasıl bir his olduğunu çok iyi biliyorum- Williams’ın neden bu şekilde reaksiyon verdiğini ve bunun da ötesinde neden boşverip geçemediğini açıklama konusunda bize yardımcı oluyor.

Maça dair yorumların çoğu Williams’ın Ramos’la ikinci kez karşı karşıya gelişi sırasında özür dilemesini istemesine ve ona hırsız demesine odaklandı. Ramos, Williams’a üçüncü kez ceza verdi bu da ona tüm maça mal oldu. Uzun süren tartışmanın ardından oyuna devam edildi. Naomi Osaka, bildiğim kadarıyla hiçbir Grand Slam finalinde görülmemiş bir drama ve yuhalamaların arasında maçı kazandı. Bu, kendisinin ve Japonya’nın ilk büyük şampiyonluğuydu.

Williams, bir erkek olsaydı hakeme hırsız dediği halde bundan ceza almadan kurtulabilir miydi, bunun yanıtını bilmek zor ve tartışmalı bir konu. Ancak bence buna odaklanmak esas noktayı kaçırmak anlamına geliyor.  Eğer erkekler gerçekten aynı ihlallerde farklı standartlara göre değerlendiriliyorsa bunun ciddi şekilde incelenmesi ve düzeltilmesi gerekir. Ancak kendi davranışlarımızı, bizim de cezasızlıkla yırtabileceğimizi düşünerek değerlendirmemeliyiz. İşin aslı bu, kortta hiç kimsenin sapmaması gereken bir davranış biçimi. Tenis oynadığım dönemde raketimi binlerce parçaya ayırmak istediğim birçok an oldu. Ancak o sırada bunu izleyen çocukları düşündüm ve gönülsüzce de olsa raketi yeniden elime aldım.

Williams’ın maç sonrası Osaka’ya karşı tutumu kesinlikle harikaydı. Gerçek bir şampiyon gibiydi. Ancak maç sırasında... Neyse, bunun üzerine yeterince konuştuk. Bu arada maç sırasında ve sonrasında Osaka’nın davranışlarının da kesinlikle ilham verici olduğunu söylemek gerekir.

Serena Williams-Naomi Osaka

Fotoğraf: Mohammed Elshamy/AA

Peki teniste gerçekten bir çifte standart var mı?

Sporumuzu pembe gözlüklerimizi çıkartarak, önyargılardan uzak ve tutarlı bir biçimde ciddi şekilde değerlendirmeliyiz. Tenis son derece demokratik bir spordur ve o şekilde kaldığına emin olmamız gerekir.

Ancak aynı zamanda bireylerin de çok sevdiğimiz spora saygıyla yaklaşmaları gerekir. Çünkü hepimiz Williams’la Osaka’nın bir sonraki maçını izlemeyi iple çekiyoruz ve umarım bu kez heyecan, onların harika vuruşlarından, rekabetçiliklerinden kaynaklanır ve iki atlet bu işin nasıl yapıldığını göstererek hepimize ilham verir.

New York Times’tan çeviren Mithat Fabian SÖZMEN

Martina Navratilova: 1956 Çekoslovakya doğumlu, ABD'li tenisçi, kariyeri boyunca 18 grand slam şampiyonluğu yaşadı. Martina Navratilova, LGBTİ hakları başta olmak üzere insan hakları mücadelesinde de aktif tutumuyla tanınıyor.

Son Düzenlenme Tarihi: 12 Eylül 2018 08:46
www.evrensel.net