10 Ekim Katliamında bakanlık ve valilik tazminata mahkum edildi

Ankara Katliamı'nda yaşamını yitirenlerden Mesut Mak.

10 Ekim Katliamında bakanlık ve valilik tazminata mahkum edildi

İçişleri Bakanlığı ve Ankara Valiliği, Ankara Katliamı'nda hayatını kaybeden Mesut Mak'ın ailesine tazminat ödemeye mahkum edildi.

Birkan BULUT
Serpil BERK
Ankara/Dersim

10 Ekim Ankara Katliamı'nda yaşamını yitiren Emek Partisi üyesi Mesut Mak'ın ailesinin açtığı dava sonucunda, Ankara 12. İdare Mahkemesi İçişleri Bakanlığı ve Ankara Valiliği'ni 400 bin TL manevi tazminata mahkum etti. Oy birliğiyle alınan kararın sosyal risk gerekçesine karşı oy kullan mahkeme başkanı ise “mülkiye müfettişlerince tespit edilen kusurun uzun süre terör deneyimi olan bir devlette ihmal olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığını” söyledi.

10 Ekim 2015’te KESK, DİSK, TMMOB ve TTB öncülüğündeki ‘Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi’nde IŞİD saldırısı sonucu hayatını kaybeden Tarım Orkam Sen İzmir Şube yöneticiliği de yapan Emek Partisi üyesi Mesut Mak’ın ailesinin İçişleri Bakanlığı ve Ankara Valiliğine açtığı dava karar bağlandı. Mak ailesinin 700 bin TL manevi tazminat talep ettiği davada, Ankara 12. İdare Mahkemesi sosyal risk ilkesi uyarınca saldırıyı engellemedikleri için İçişleri Bakanlığı'nı ve Ankara Valiliği'ni tazminata mahkum etti. Kararda aileye toplamda 400 bin TL manevi tazminat ödenmesi kararlaştırıldı.

MAHKEME BAŞKANI GEREKÇEYİ YETERSİZ BULDU

Tazminat ödenmesi kararı oy birliği ile alınırken, mahkeme başkanı Fetih Sayın sosyal riskin yeterli gerekçe olmadığını belirterek karşı oy kullandı. Sayın emniyetin elindeki istihbarat bilgisini iletmediğini ifade etti. Elinde yakın tarihli istihbari bilgi bulunan idarenin önceki standart uygulamasından dahi ayrıldığı, bu bilginin ilgili birimlere iletilmesi, güvenlik tedbirlerinin alınması noktasında gerekli ve yeterli hassasiyeti göstermediği ve bu suretle hizmet kusuru bulunduğunu vurgulayan Sayın, benzer terör eylemlerinin yaşandığı, herkesin kalabalık ortamlardan uzak durma konusunda birbirini uyardığı bir dönemde elde edilen hayati önemdeki istihbari bilginin özellikle miting gibi kalabalık alanlarda canlı bomba eylemine ilişkin olmasına rağmen paylaşılmadığını ifade etti. Bu konuda önlem alması gereken birimlere iletilmesinde mülkiye müfettişlerince tespit edilen kusurun uzun süre terör deneyimi olan bir devlette ihmal olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığını belirten Sayın, hizmet kusuru gerekçesiyle tazminat miktarına hükmedilmesi gerektiğini vurguladı.

AİLENİN AVUKATI: AĞIR HİZMET KUSURU

Kararı Evrensel'e değerlendiren Dersim Baro Başkanı ve ailenin avukatı Barış Yıldırım, Mesut Mak’ın ölümüyle anne- babası ve kardeşleri adına hukuksal süreç başlattıklarını belirterek, “ İçişleri Bakanlığı ve Ankara Valiliği hakkında gerçekleştirilen eylem öncesi gerekli güvenlik önlemlerinin 2509 sayılı kanun çerçevesinde alınmadığını ifade ettik. Eğer istihbarat bilgileri doğrultusunda bu tedbirler alınmış olsaydı bu hadisenin meydana gelmeyeceğini müvekkillerin de yakınlarının hayatını kaybetmeyeceğini ifade ederek, ağır hizmet kusuru bulunduğunu belirttik. Anayasanın 125. Maddesine göre devletin kendi kusurundan dolayı meydana gelen eylemler sonucu gerçekleşen zararları da karşılaması gerektiğini savunduk. Ankara İdare Mahkemesi anne- baba ve 2 kardeşe 400 bin TL tazminat ödenmesine karar verdi” dedi.

‘MAHKEME BAŞKANI HİZMET KUSURU BULUNMAKTADIR’

Mahkeme başkanının gerekçedeki karşı oyuna da değinen Yıldırım, “Kararda sosyal risk ilkesine dayanıldı. Sosyal risk ilkesi devletin önlemekle yükümlü olduğu halde önleyemediği terör saldırılarından kaynaklı meydana gelen zararların devlet tarafından karşılanması gerektiğidir. Biz buna da sosyal risk kusuru değil hizmet kusuru, yani güvenlik hizmetini yerine getirmemesinden kaynaklı meydana gelen zararın bu şekilde karşılanması gerektiğini ifade ettik. Mahkeme başkanı da karara bizim görüşümüz doğrultusunda karşı oy şerhi koydu” dedi.

Son Düzenlenme Tarihi: 05 Eylül 2018 18:16
www.evrensel.net