Çadırda yaşama mahkum edilen Fikirtepeliler mücadelede kararlı

Fotoğraf: Evrensel

Çadırda yaşama mahkum edilen Fikirtepeliler mücadelede kararlı

Fikirtepe'de yıkım ve inşaat yapımının izleri arasında evlerinden zorla çıkarılmış, şirketlerce verilen kira sözü tutulmamış ‘çadır insanları’ yaşıyor

Osman DÜZGİDEN
İstanbul

İstanbul’un en güzel mahalleleri, yeniden yapılandırma adı altında bir bir yok ediliyor. Fikirtepe de bunlardan biri. Yıkımın ve inşaat yapımının izleri arasında evlerinden zorla çıkarılmış, şirket tarafından verilen kira sözü tutulmamış ‘çadır insanları’ göze çarpıyor. Onlar yaşadıkları mağduriyet nedeniyle hem öfkeli hem de mücadele azmini elden bırakmıyor. Çadır eyleminin 85. gününde haksızlığa direnen Fikirtepelilerle konuştuk.

‘BAKANLIK YASA ÇIKARDI, ŞİRKET TEHDİDE BAŞLADI’

Çadırda 84 gündür direnen Engin Akgüzel mahalleli olarak yaşadıkları mağduriyeti şu sözlerle anlatıyor: “2011 yılında Selimoğlu firması girdi buraya. Fikirtepe’de 56 ada parsel var. Selimoğlu 20 adaya girdi ve imza aldı insanlardan. Biz ‘bu şirketin parası yok bunlar yapamaz’ dedik ama insanlarımıza anlatamadık. Selimoğlu insanlarımızın bir kısmını kandırdı. Sonra 2013’te Tayyar Raci Şaşmaz’ın sahibi olduğu Pana Yapı, Selimoğlu şirketiyle ortaklık kurdu. Ne olduysa bundan sonra oldu.

Fotoğraf: Evrensel

2015 yılında Pana Yapı- Selimoğlu yapı şirketini satın aldı. Biz direndik yine imza atmadık. Çünkü bize teminat verilmiyordu. O ara Çevre ve Şehircilik Bakanlığı 3/2 yasasını çıkardı. Bu yasa ile bize kamulaştırma baskısı uyguladılar. 2015 yılının ortalarında kamulaştırma yazıları bizlere gelmeye başladı. ‘İmzalayın yoksa biz el koyacağız hiçbir şey alamazsınız’ denildi. Biz mecburen kendi sözleşmelerimizi yaparak imzaladık. 2015 Kasım- Aralık aylarında resmen imzalarımızı atarak buradan kaçtık. Çünkü buralar artık balici, uyuşturucu müptelalarının, hırsızların ve kalacak yer bulamayan mültecilerin mekanı olmuştu.”

VERİLEN SÖZLER TUTULMADI

Şiketin bir yıllık kirayı peşin verdiğini ama sonrasında ödemeleri kestiğini belirten Akgüzel, şirket temsilcilerinin satışların düştüğünü söyleyerek hem kiralardan hem de inşaat yapımından kaçtığını hatırlattı.

Akgüzel madalyonun diğer yüzünde başka bir gerçek olduğunu ifade ederek şöyle konuştu: “1. Proje Brooklyn Dream, 2. Proje Brooklyn Life ve 3. Proje Brooklyn City olmak üzere üç projeyi hafriyat aşamasında bıraktılar.  Halbuki 1. projeden 173 daire satılmış, 1125 metre kare ticari alan elden çıkarılmıştı. 2. projeden ise 165 daire satılmış ve bunların parasının büyük kısmı tahsil edilmişti. Senetli satışlarda senetleri faktöringlere kırdırmış ve onları da tahsil ederek cebine indirmişler. Ama hâlâ ‘kredi arıyorum, ortak arıyorum’ yalanına inanan insanlar var.

2018 Haziranı’ndan beri çadır eylemi yaptıklarını söyleyen mağdurlar, onlarca şikayet, delil ve davaya rağmen Çevre ve Şehircilik Bakanlığının harekete geçmemesine de tepkili. Bakanlık yetkililerinin seçim öncesi kira yardımı yapacaklarını söylediğini de hatırlatan mahalleli “Ama seçim bitti sözlerini unuttular, bizi kandırdılar” diyor. Akgüzel acilen kira yardımına ihtiyaç olduğunu belirterek şunları dile getiriyor: “Bağdat Caddesi’ne, Nişantaşı’na kira desteği veriliyor bize verilmiyor. Burası Hazine arazisi değil ki, 50 yıllık tapulu arazilerimiz. Birden bire devlet ve bakanlık burayı kentsel dönüşüm alanı ilan etti. Burada bir denetim yapılmadı. Firmalar incelenmedi. Burada yaşayanların çoğu 65 yaş üstü emekli insanlar. Bu maaşla kira ödüyorlar, vicdansızlık bu”.

Yılların birikimine, alın terine el konduğunu söyleyen Fikirtepeliler, mağduriyetleri giderilene  kadar mücadeleye devam edeceklerini dile getiriyor.

Fotoğraf: Evrensel

‘ŞİRKET DÜPEDÜZ KORUNUYOR’

Bin bir emekle arsa sahibi olan ve çocuklarının rızkını buraya yatırarak ev sahibi olmaya çalışan Hayri Aydın oldukça öfkeli: “Emekli maaşıyla geçiniyoruz. Evlerimizi alıp başımıza yıktılar. Kirada oturuyoruz. Pana-Yapı destek görmese bu kadar pervasız davranamaz. Düpedüz korunuyor. Onlarca şikayet, var delil var, savcılık henüz bir şey yapmadı. Bu nasıl bir adalet anlayamadım. Derhal kiralarımız verilsin ev hakkımız da verilsin. Tüm mağduriyetimiz giderilsin.”

Kira ödeyemediği için çadırda yaşamaya mahkum olanlardan biri de Zeynep Düzgünoğlu. “Tek katlı güzel bir evim vardı. Hiç kimseye muhtaç değildim. Şimdi çok yoksul oldum, muhtaç duruma düştüm” diyen Düzgünoğlu yaşadıklarını şu ifadelerle dile getirdi: “Yeğenimin evindeydim. Kalamayacak duruma gelince çadırda yaşamak zorunda kaldım. Bir emekli maaşım var. Kira verecek durumum yok. Evlerimizin yıkılmasına neden olanlar, bakanlık yetkilileri kefaretini de ödesinler. Psikolojim bozuldu. Buradaki evimi dikiş dikerek üç işte çalışarak kazandım. Çocuklarımızın geleceği karartılmasın.”

1968’den beri Fikirtepe’de yaşayan Durdene Uluocak ise üç çocuğunu okutarak bugünlere getirmiş. Anca 37 yılda daire sahibi olabilen Uluocak yaşadığı haksızlığı şöyle anlatıyor: “En son imza atanlardanım. Emlakçıda çalıştığım için inşaat firmalarının dümenini bilirim. Cahil insanları kandırarak buraları aldılar. Her şeyimizi kaybettik. 15 ay kira yardımı aldık o kadar. Madem yapamıyorsunuz buradaki insanları niye evlerinden ettiniz? Versinler fesih hakkımızı başımızın çaresine bakalım.”

Fotoğraf: Evrensel

‘YIKIM SÜRERKEN AKCİĞER HASTASI OLDUK’

Bir başka mağdur Suat Erdoğdu 53 yaşında. “Yerimizde oto yıkama ve otoparkımız vardı. Yerimizden de esnaf hayatımızdan da olduk” diyerek kentsel dönüşümde esnafın yok sayıldığını söylüyor. Çadırda solunum yolu hastalığına yakalandığını ifade eden Erdoğdu, “Asbestli tozları yuttuk. Sağlığımız hiçe sayıldı. Çoluk çocuğumuz da bu yüzden hastalandı. Yıkımlar sürerken akciğer hastası olduk. Alt gelir gurubundayız. Hepimiz hemen hemen emekçi, işçi insanlarız” diyor. İmza atmadan önce suyu ve elektriği kesilen Erdoğdu elektriği kesilmesin diye de kapının önüne duvar örmüş! Bütün bunlara karşılık  firma, sözleşmede var olan 70 metre kare yerine 50 metre kare yer vermiş! Erdoğdu arsa sahiplerine projeleme ve SPK değerleme raporlarının verilmediğini de not düşüyor.

Yaklaşık 40 yıldır Fikirtepe’de yaşayan Hubuyar Büdün ise, “Tekel bayiinde sabahlara kadar çalışıp 5 katlı bir bina yaptım. Yıktılar. Şimdi kira veremiyorum diye ev sahibi beni evden atıyor” sözleriyle yaşananlara sitem ediyor. “Bu nasıl sosyal hukuk devleti?” diye soran Büdün, Bakanlığı vicdanlı olmaya davet ediyor.

Hami Akbulut da “Evinizi kamulaştırırız” tehdidi ile evi elinden alınanlardan. “Firma ortada yok. Parayı borsaya yatırıp para kazanıyor, biz ise kira veremedik diye sokağa atılıyoruz” sözleriyle duruma isyan ediyor.

Son Düzenlenme Tarihi: 01 Eylül 2018 13:11
www.evrensel.net