Avukat Çelik: Cezaevlerinde yaşananlar Türkiye’nin özetidir

Fotoğraf: MA

Avukat Çelik: Cezaevlerinde yaşananlar Türkiye’nin özetidir

Avukat Ahmet Baran Çelik, cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerini 'Türkiye’nin özeti' sözleriyle yorumladı.

Melike CEYHAN

Olağanüstü Hal’in (OHAL) ilanıyla birlikte cezaevlerinde gittikçe artan hak ihlalleri OHAL kalksa da kötü muamele devam ediyor. Birçok yaşam fonksiyonunu yitiren ve yaşam mücadelesi veren bin 200’den fazla hasta tutuklunun yanında, binlerce kişi cezaevinde çeşitli hastalıklara yakalanıyor. Cezaevine girmeden önce hiçbir sağlık sorunu olmayan Koçer Özdal ise el ve ayakları kelepçeli bir şekilde yaşamını yitiren hasta tutuklulardan yalnızca biriydi.

Avukat Ahmet Baran Çelik, cezaevinde yaşanan hak ihlallerini ve hasta tutukluların durumunu değerlendirdi.

Fotoğraf:  MA

‘HASTALAR TERS KELEPÇEYLE GÖTÜRÜLÜYOR’

Cezaevlerinde insan onuruna yakışmayacak uygulamaların olduğunun altını çizen Çelik, hasta tutukluların durumunu şu sözlerle anlattı: “Hasta mahkumlara ilaçları verilmiyor. Baştan savma bir tedavi yapılıyor. Hastaneye sevk edilmiyor. Sevk olduğundaysa erken tedavi şansını çoktan yitirmiş oluyor. Bir diş tedavisi için 3-4 ay bekleyen hastalar oluyor. Ağır hasta- bazıları engelli olan mahkumlar- cezaevinden hastaneye giderken direkt darp ediliyor, tacize uğruyor, ağır hakaretlere maruz bırakılıyor. Oturmakta zorlanan hastalar ters kelepçeyle götürülüyor. Çok ciddi hak ihlalleri yaşanıyor.”

‘20 KİŞİLİK KOĞUŞLARDA 40 KİŞİ KALIYOR’

Cezaevlerindeki en önemli sorunlarından birinin doluluk oranlarının çok yüksek olduğuna dikkat çeken Çelik, kapasitelerinin iki katına çıkarıldığını kaydetti. Çelik, 20 kişilik koğuşlarda 40 kişinin kaldığını belirterek, şöyle devam etti: “Devlet, insanları düşmanlaştırma ve cezaevlerine tıkma konusunda çok ısrarcı davranıyor. Bazı cezaevlerinde bir insana 4-5 metrekarelik bir yaşam alanı kalıyor. 20 kişilik bir koğuşta 40 kişi kaldığı için de yemekler yetmiyor, sıcak su sorunları yaşanıyor. Kalabalıktan dolayı spor alanlarına 15 gün boyunca çıkamayan mahkumlar var. Zaten devletin deyimiyle ceza çekip terbiye edilen bu insanlar, bir de böyle sorunlar yaşıyor. Cezaevlerindeki durumun özellikle OHAL’den sonra  daha da ağırlaştığını söyleyebiliriz.”

‘DOKTORLAR SUÇ İŞLİYOR’

27 Ağustos’ta el ve ayakları kelepçeli bir şekilde yaşamını yitiren 65 yaşındaki hasta tutuklu Koçer Özdal’ı hatırlatan Çelik, “Bilinci kapalı olan bir hastadan bahsediyoruz. Kelepçe tutuklunun kaçmasını engellemek için takılır. Hasta zaten bilincini kaybetmiş. Kaldı ki jandarmalar tarafından sürekli gözetim altında tutuluyor. Tedavisi yetersiz olduğu için hayatını kaybedecek olan birini bu şekilde tedavi eden doktorlar da suç işledi. Meslek ilkelerine aykırı bir durum var ortada. Bu, çok ciddi bir problemdir. Bu durum, hem tutukluya yapılan işkencedir hem de doktorların meslek etiklerini nereden aldığını,  kendi kendine sorgulaması gereken bir durumdur. Hayat kurtarmak için orada olan bir insanın buna göz yumması kabul edilemez. Doktorun inisiyatif kullanarak o şekilde tedaviyi kabul etmemesi gerekir” diye konuştu.

‘ADLİ TIP RAPORLARI ÖZELLİKLE BEKLETİLİYOR’

Yaşam hakkı tehlikede olan tutuklulara mahkemelerin takdir yetkisini kullanarak serbest bırakabileceğine vurgu yapan Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hasta tutuklara ilişkin adli tıp kurumlarına raporlar gönderilir. Ve oradan bir görüş alınır. İlk raporda bu insanların durumunun iyi kötü nasıl olduğu belli oluyor zaten. Mahkeme çok rahat bir şekilde hasta tutukluyu serbest bırakabilecekken çok katı davranıyor. Hastaneden gelen raporu uzunca bir süre bekletiyor. O rapor gelene kadar hasta tutuklu yaşamını kaybediyor. Bazen de yüzde 70 engel kaybı olan 60-70 yaşındaki biri için ‘Hayatını cezaevinde devam ettirebilir’ şeklinde cevaplar gelebiliyor, ya da o rapor geldiğinde raporun bir anlamı kalmıyor. Hastalık çok ilerlemiş olduğu için hadi ailenizin yanında ölün diye gönderiliyor.”

'İHLALLER SİYASİ KONJONKTÜRE GÖRE ARTIYOR’

Tüm cezaevlerini dolaşarak tutuklularla birebir görüşmeler yaptığını belirten Çelik, görüşme sonrası raporlar yayınlayarak hukuki destek sunduklarını ifade etti. Türkiye cezaevlerindeki sorunların hemen hemen aynı olduğunu belirten Çelik, “Cezaevlerinde yaşananlar, Türkiye’nin bir özetidir aslında. Siyasi konjonktüre göre cezaevlerinde yaşanan ihlaller de artıyor. Tutuklular üzerinde topluma ve ailelere bir mesaj verilmeye çalışılıyor. Öç alınıyor gibi bir tutum söz konusu. Ve yaşanan bunca şeye rağmen sadece ölüm ve facialarda gündeme geliyor. Cezaevinde yaşanan hak ihlalleri daha fazla gündemde tutulmalı; özellikle hasta tutuklularla daha yakından ilgilenilmeli” ifadelerini kullandı. (MA)

Son Düzenlenme Tarihi: 31 Ağustos 2018 09:24
www.evrensel.net