'Barışa herkes bir damla su taşımalıdır'

Fotoğraf: İnanç Yıldız/EVRENSEL

'Barışa herkes bir damla su taşımalıdır'

1 Eylül Dünya Barış Günü'ne dair konuşan Bölge'deki siyasetçiler Kürt sorununun barışçıl şekilde çözülmesi için mücadele edilmesi vurgusu yaptı.

Çağla YOLAŞAN
Diyarbakır

Bölge’de 1 Eylül Dünya Barış gününe dair konuşan siyasetçiler, bir arada yaşam için Kürt sorununun barışçıl şekilde çözülmesine dair mücadele edilmesi gerektiğini dile getirdiler. Barış için HDP Diyarbakır Milletvekili Selçuk Mızraklı, “Barışa herkes bir damla su, bir tutam yürek taşımalıdır” dedi.

1 Eylül Dünya Barış günü Bölge’de çatışmaların gölgesinde karşılanıyor. Bölge illerinde barış talebine dair yapılacak miting ve açıklamalar için hazırlıklar devam ederken, siyasi partiler ile barış gününe dair konuştuk.

‘BÜTÇE SİLAHLANMAYA AYRILIYOR’

Emek Partisi (EMEP) GYK Üyesi Umut Yeğin, bu yıl 1 Eylül’e bölgede ve dünyada savaş ve çatışma tehditleri altında girildiğini söyledi.  2018 bütçesinin en büyük payının silahlanmaya ve savaş ayrıldığını belirten Yeğin, “Tek adam ve onun kadim dostu sermaye güçleri savaştan nemalanırken, emekçi halkımızın bu politikalardan payına yoksulluk, sömürü ve ölümden başka hiç bir şey düşmüyor. Bu nedenle ülkede ve bölge de barışı ve demokrasiyi savunmak ve bunun için mücadele etmek bugün için daha fazla aciliyet kazanmıştır” dedi.

‘BARIŞÇIL ÇÖZÜM TALEBİ KARŞILANMALI’

Kürt sorununa dair de konuşan Yeğin, Kürt sorunun çözüme dair şunları sıraladı: “Kürt halkının eşit haklar temelinde, statü talebini de içeren barışçıl çözüm talebinin karşılanması, sorunun yeniden muhatapları ile demokratik bir biçimde çözümü için adımların atılması ülkedeki halkların kardeşliğini güçlendiren etkiye yol açacaktır. Aksine atılan her adım başta Kürt emekçileri olmak üzere ülkede yaşayan tüm emekçi halkları daha fazla gözyaşı, açlık ve yoksulluğa sürüklemekten başka bir şey değildir.”

1 Eylül’e dair çağrı yapan Yeğin, “1 Eylül’de bölgedeki her türlü emperyalist kuşatmaya karşı, savaş, operasyon ve çatışma tehditlerine karşı; ekonomik, sosyal, demokratik haklar, siyasal özgürlükler ve barış talepleri için mücadele etme, alanlara çıkmaya çağırıyoruz” dedi.

‘BİR ARADA YAŞAMA HUKUKU TESİS EDİLMELİ’

Her coğrafyanın her şeyden önce barışa ihtiyaç duyduğunu söyleyen Halkların Demokratik Partisi(HDP) Diyarbakır Milletvekili Selçuk Mızraklı, “Barış, insanların bir arada yaşama hukukunu tesis eden, geçmişle ilişkili bir takım meselelerin telafi edildiği, yüzleşildiği, beraberinde geçmişin birikmiş sorunları konusunda çözümlerin devreye konulduğu, halkların, farklılıkların, bütün toplumsal tabaka ve katmanların geleceğe ortak bir ufukla bakabildikleri, toplumsal sağduyuya yaslanan iklimin adıdır” dedi. Bir arada yaşayabilme kapasitesine aykırı olan bir durumla karşı karşıya olduklarını söyleyen Mızraklı, bu noktada olması gerekenin çözüm zemininde buluşmak olduğunu belirterek, “Eğer bu ülkenin etrafını kuşatan bu kadar zorlu ve birikmiş meseleler varsa, bu ülkede yaşayan herkesin, bir arada yaşama hukukunu tesis etmek üzere yan yana gelmenin zorunlu olduğu çok açıktır” dedi. Bu noktada her çevrenin üzerine düşen bir takım roller olduğuna dikkat çeken Mızraklı “Barışa her zamankinden daha çok ihtiyacımız var” dedi. “Türkiye’deki barış söz konusu olduğu zaman, Abdullah Öcalan üzerindeki tecritin bir an önce sonlandırılması gerekir” diyen Mızraklı, “Çünkü bu tecritin sonlandırılmasıyla beraber, barışa katkı yapabilecek aktörlere ciddi bir imkan tanınmış olacak” ifadelerini kullandı. Mızraklı, sözlerini  “Barışa herkes bir damla su, bir tutam yürek taşımalıdır” diyerek noktaladı.

‘BARIŞIN ANAHTARI KÜRT SORUNUNUN ÇÖZÜMÜNDEDİR’

Partiya Sosyalîst a Kurdistan (PSK) Genel Başkanı Mesut Tek, bölge halklarının, dünya barış gününü bir kez daha savaş şartlarında karşıladığını söyledi. Bunun sorumlusunun bölge halklarının olmadığını, emperyalistlerinin olduğunu ifade eden Tek,  “Hükümet ve devlet yetkilileri, egemen güçler sık sık sözünü ettikleri barış ve kardeşliğin gereğini yerine getirseydiler. Kürtlerin hak ve özgürlüklerini tanısaydılar. Kürtlerin ulus olmaktan doğan haklarını tanımış olsaydılar bu durum yaşanmazdı. Bölge halkı da dünya barış gününü barış içinde, coşkuyla kutlardı” dedi. Kürtlerin hakları verilene kadar 1 Eylül’ün Türkiye’de sorun içinde kutlanacağını belirten Tek, Türkiye’de ve Bölge’de barışın anahtarının Kürt sorununun çözümü olduğunu ifade ederek, herkesi iktidarının hak ve özgürlükleri sınırlayan uygulamalarına karşı birlikte mücadeleye çağırdı.

‘KÜRT KARŞITI SİYASETE SON VERİLMELİDİR’

PAK Genel Başkanı Mustafa Özçelik ise, “Bugün her zamankinden daha fazla ‘Savaşa hayır, hemen şimdi barış’ demenin yaşamsal bir ihtiyaç olduğu bir süreçten geçiyoruz” dedi. Demokratik kitle mücadelesinin savaş siyasetini boşa çıkaracak en etkili yol olduğunu ifade eden Özçelik, “Türkiye Devleti’nin savaş siyasetine, çatışma, silahlı eylemliliklerle ile cevap verilmesi, ne yazık ki bir çok ulusal, demokratik, siyasal kazanımın ortadan kaldırılmasına daha uygun bir zemin hazırlamıştır” sözlerini kullanarak, “PKK de ateşkes ilan etmelidir” dedi. Savaşta diretmenin çözümsüzlüğü derinleştirdiğini dile getiren Özçelik, “Derhal bu savaşa, saldırılara ve Kürt karşıtı siyasete son verilmelidir. Tüm Kürt partilerinin muhatap alındığı , Kürt meselesinin gerçek anlamda çözümünü masaya yatıracak  siyasal bir çözüm süreci başlatılmalıdır” dedi.

KUTUPLAŞMAYA KARŞI BARIŞ İÇİN MÜCADELEYE

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ise Türkiye’nin uzun bir zamandır hem kendi iç barışını hem de çevresiyle olan barışçıl politikasını yitirdiğini belirterek, “Çatışmadan, kutuplaşmadan ve barış karşıtı politikalardan medet uman ve bunu siyasetin aracı haline getiren bir hükümet politikası var” dedi. AKP’nin Türkiye’nin en temel sorunu olan Kürt sorununun çözümüne hizmet etmediğinin açık olduğunu dile getiren Tanrıkulu, 1 Eylül’e böyle bir ortamda girildiğini ifade ederek, “Kendi iç barışını yitiren, kendi içinde çatışan, kutuplaşan, kendisinden olmayan herkesi düşmanlaştıran bir anlayış var maalesef” dedi. Tanrıkulu, bütün barışseverlerin, Türkiye’de barış ve adalet isteyen herkesin dayanışma içerisinde mücadele etmesi gerektiğini söyledi.

BİRÇOK MERKEZDE EYLEM

Bölge illerinde emek ve demokrasi güçlerinin çağrısıyla birçok merkezde alana çıkacak olan kitleler barış taleplerini haykıracaklar. Dersim’de Seyit Rıza meydanında saat 18:00’de, Antep’te saat 17:00’de  Kırkayak Park’ında, Malatya saat 18:00’de Merkez PTT önünde açıklama ve çeşitli etkinlikler yapılacak. Diyarbakır’da ise saat 16:00’da İstasyon Meydanında miting düzenlenecek. Miting için günlerdir kentin çeşitli noktalarında bildiri dağıtan tertip komitesi halkı mitingi çağırdı. Öte yandan çevre illerden Van ve Urfa başta olmak üzere Diyarbakır mitingini de katılmaya çağrı yapılıyor.

Son Düzenlenme Tarihi: 31 Ağustos 2018 15:04
www.evrensel.net