Edebiyatçılardan bir kayıp şehir hikayesi

Edebiyatçılardan bir kayıp şehir hikayesi

Televizyon kanallarının yeni dizileri, yeni yüzleri yavaş yavaş ekranlarda görülmeye başlandı. Bir yandan edebiyat uyarlamalarının yoğunlukta olduğu diziler konuşulurken, diğer yandan da Türkiye’nin çağdaş edebiyat yazarlarının senaryolarını yazdığı yeni özgün hikayeler dikkat çekiyor. Sezonun en çok merakla bekleneni

Sevda Aydın

Hikayenin proje tasarımı Tomris Giritlioğlu’na ait. Senaryo koltuklarında ise, öyküleri, romanları ve yazdıklarıyla edebiyatımızın önemli isimlerinden Murat Uyurkulak, Yıldırım Türker, Seray Şahiner, Hakan Bıçakçı ve Leyla Olça yer alıyor. Cevdet Mercan’ın Yönetmenliğini yapacağı dizinin müziklerini Demir Demirkan yapıyor.
İstanbul’un arka sokaklarında dolaşan hikaye, bu sokakları ve bu sokakların insanlarını anlatıyor. Yoksulluğun gri duvarlarıyla örülü evleri, kadınların, çingenelerin, travestilerin, hatta siyahların uğradığı ayrımcılığı, işçi ile emekçi sorunlarını ve sokak çocuklarının şiddet dolu dünyasını farklı bir dille gözler önüne seriyor.

KENTE ZORUNLU GÖÇLE GELEN BİR AİLE

Hikayenin merkezinde Karadeniz’den İstanbul’a göçmek zorunda kalan Toptaş ailesi var.
Toptaşlar birbirine bağlı ve güçlü, tipik bir Karadeniz ailesidir. Bu ailenin ilk acı kaybı Meryem’in eşini, çocukların ise sevgili babalarını kaybetmesiyle başlar. Meryem ansızın 5’i erkek, biri kız 6 çocuğuyla dul kalır. Üstelik 80 yaşına merdiven dayamış kayınpederi de onlarla birlikte yaşamaktadır. 6 kardeşten en büyükleri İsmail 25, deli dolu bir çocuk olan İrfan 23, sorumluluk sahibi Kadir 22, tek kız çocuğu olan Seher 18, okumayı hiç sevmeyen Sadık 16 ve en küçükleri Hakan ise 8 yaşındadır.
Üst üste yaşanan felaketler ve beklenmedik olaylar Toptaş Ailesi’ni yavaş yavaş zorunlu göçe doğru iter. Apar topar İstanbul’a gelen aile, hepsinden önce bu büyük şehre gelmiş olan büyük oğul İsmail’in evine sığınılar.
Kayıp şehir’in ilk görüntülerine Candan Erçetin ve Ceza’nın beğenilen cover parçası “Bu Şehir” eşlik etmişti. Dizinin yeni şarkılarından biri de sözleri Yıldırım Türker ’e ait olan ve
Sezen Aksu ’nun söylediği, “ İstanbul Yokmuş Bundan Başka” adlı şarkı oldu.
Başrollerini; Gökçe Bahadır, Nik Xhelilaj, İlker Kaleli, Nazan Kesal, Uğur Polat, Cansu Tosun, Elifcan Ongurlar, Tugay Mercan, Taner Ölmez, Şebnem  Hassanisoughi, İhsan Berk Aydın ve Ahmet Mekin’in paylaştıkları “Kayıp Şehir” bu aydan itibaren ekranda olacak.
Dizinin senaryo ekibinden yazar Murat Uyurkulak ve Seray Şahiner’le “Kayıp Şehir”in hikayesini konuştuk.

HİKAYE HAYATLA HEMZEMİN İLERLESİN İSTİYORUZ.

Göç, şiddet, kadın, çocuk, eşcinseller, uyuşturucu, çeteler, vb. bu örnekler çoğaltıla bilinir. Büyük kentlerin bitmek bilmez çileleri bunlar. Siz bu dünyayı nasıl anlatacaksınız?

Seray Şahiner: Kayıp Şehir, Karadeniz’den gelip Tarlabaşı’na yerleşen bir ailenin hem şehirle, hem de Tarlabaşı’nın yerlileri ve diğer göçmenleriyle ilişkisi üzerine temelleniyor. Tek bir ailenin göçü değil aslında işlediğimiz durum, mekanımızın Tarlabaşı ve geniş çerçevede İstanbul olması, türlü sebeplerle memleketinden kopup İstanbul’a gelmiş insanları buluşturuyor. Karakterleri ve durumları işlerken oryantalizm ve parmakla işaret etme tuzağına düşmekten imtina ediyoruz. Çizdiğimiz şaşaalı bir İstanbul manzarası değil, hikaye hayatla hemzemin ilerlesin istiyoruz. Mümkün mertebe gerçekçi anlatmaya çalışıyoruz. Erkin koray’ın bir sözü var, “Kaldırımların dili yok, onlar söylemez; biz söyleriz onları nasıl çiğnediğimizi…” Biz de dizide sokakları yaşayanların ağzından anlatmaya gayret ettik.  Zira, dışardan bakmak yukardan bakmakla eşdeğer… Yaşarken kaçınmaya çalıştığımız tavırdan yazarken de kaçınmaya çalıştık. Seyredenlerin, mahallenin cumbalarından birinden olaylara tanık olduğunu hissetmesini ümit ediyorum.

BU MINTIKADA ŞEHRİN YÜZDE 80’İ YAŞIYOR

Dizinin fragmanları yayınlanmaya başladı. İstanbul’un arka sokaklarından yazıyorsunuz.  Kimler var bu sokaklarda?

Murat Uyurkulak: İstanbul’un arka sokakları dediğimiz mıntıkada, bu şehrin yüzde 80’i
yaşıyor... bugün bağcılar, Esenler, Gaziosmanpaşa, Ümraniye gibi koskoca ilçeler aslında birer arka sokak sayılabilir... O sokaklardaki ayakta kalma mücadelesini ve o mücadelenin insanların hayatlarında yol açtığı türlü çeşit maddi-manevi yıkımı anlatma gayretindeyiz... (İstanbul/EVRENSEL)


RTÜK YAŞATILAN PESPAYE HAYATIN KÜÇÜK BİR DETAYI

Son dönemlerde RTÜK ve bazı Bakanların TV. Dizilerine yönelik söylemleri dillere pelesenk olmuş durumda. Geçenlerde de Ezel Akay’ın filmi kesildi. Televizyona iş yapan bir yazar olarak bu tartışmaları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Murat U.: RTÜK gibi kurumlar, genel iktidar tertibatının, yaşadığımız-bize yaşatılan pespaye hayatın, yani büyük resmin küçük bir detayı sadece... Dünyadaki bütün devletlerin-iktidarların yıkılması, mülkiyetin lağvedilmesi ve sınırların-sınıfların kalkması gerektiğini düşünen bir anarşist,komünist, yıkıcı olduğum yazdıklarımdan iyi kötü biliniyor...
Parçası olduğum dizi mesaisinde benim için mühim olan, izleyen tüm insanlara bir yanıyla değebilen, kimseye iltimas geçmeyen, kimsenin derdine ikinci sınıf muamelesi yapmayan, hakiki ve iyi bir hikaye anlatabilmek... iktidarların hakikatlerle arasının iyi olmadığı da biliniyor...

www.evrensel.net