Koçer Özdal’ın kelepçeli biçimde yaşamını yitirmesinin yankısı sürüyor

Fotoğraf: MA

Koçer Özdal’ın kelepçeli biçimde yaşamını yitirmesinin yankısı sürüyor

Hasta tutuklu Koçer Özdal’ın kelepçeyle yatağa bağlı şekilde yaşamını yitirmesine yönelik tepkiler sürüyor.

Ağır hasta tutuklu Koçer Özdal (65) 19 Temmuz’da tedavi için getirildiği Ankara Numune Hastanesi’nde önceki gün yaşamını yitirdi. Özdal yaşamını yitirdiğinde eli ve ayakları yatağa kelepçeliydi. Cenaze işlemleri sırasında hastane ve Adli Tıp Kurumu’nda (ATK) süreci takip eden HDP Adana Milletvekili Kemal Peköz, kelepçeyle ölümün izahı olmadığını söyledi.

‘AİLESİNE EZİYET, GÖZDAĞI AMAÇLIDIR’

Peköz, “Bilincini kaybetmiş, iç organları çalışmayan ve solunum cihazıyla yaşayan bir insanın bırakın olumsuz eylemde bulunmayı kendini hareket ettirme şansı bile yok. Kişiye yapılan bir eziyetin ötesinde çevresine verilen bir eziyet ve gözdağı biçimidir. Dünyanın hiçbir yerinde bu durumdaki hastanın yatağa bağlanması söz konusu olamaz” dedi. Özdal yaşamını yitirmeden bir hafta önce ailesi ve avukatları kelepçeleri çıkartılması için yetkililere başvuru yapmış ancak sonuç alamamıştı.  Bu duruma dikkat çeken Peköz, şöyle devam etti: “Otopside de Özdal’ın elinde kelepçenin izlerinin olduğu bariz görülüyor. Dolayısıyla bunu insan, tutuklu, hasta haklarıyla izahı yok. Tüm tutuklular aslında devletin himayesi altındadır. Tüm insani ihtiyaçlarının karşılanması, eziyete maruz kalmaması gerekir. Ama hasta tutsaklar Türkiye’nin kanayan yarası. Sokakta, Meclis’te, her alanda durumları dile getiriliyor ama bugüne kadar devlet olumlu adım atmadı. Atmayı da düşünmüyor çünkü dikkate bile alınmıyor, her şeye nasıl kulak ardı ediyorlar ise bunu da öyle yapıyorlar. Bunu da toplumsal mücadele ile aşarız. Devletin kendisi düşman hukuku uyguluyor ama savaşta bile böyle bir hukuk yoktur. Bunun değişmesi için mücadeleyi yükselteceğiz.”

Hasta mahpusların durumlarına ilişkin bugüne kadar uygulanan politikalara bakıldığında artık hükümet ve devletten bir şey beklemenin anlamı olmadığına dikkat çeken Peköz,  kamuoyu baskısı, toplumsal mücadeleyle bu durumun aşılacağını vurguladı. Türkiye’de insan hakları, siyaset ve demokrasi mücadelesi veren tüm kurumların hasta tutukluların durumuna eğilmesi gerektiğini dile getiren Peköz, “Kamuoyunun gündemine daha çok getirilmeli ki geri adım attırabilsin” diye konuştu.

CENAZEYE AİLE DIŞINDA KİMSE ALINMADI!

Yaşamını yitiren hasta tutuklu Koçer Özdal’ın cenazesinin defnedildiği köyüne Muş Valiliğinin kararı ile aile dışında kimse alınmadı. HDP’li vekiller defalarca aramalarına rağmen Vali telefona yanıt vermedi.

El ve ayakları yatağa kelepçeli şekilde yaşamını yitiren ağır hasta tutuklu Koçer Özdal’ın cenazesi Muş’un Varto ilçesinde defnedilirken, konvoy Varto’ya gelene kadar bir çok kez askerler tarafından durduruldu.  Konvoyun durdurulduğu noktalardan biri de Yenimahalle köyü girişiydi. Askerler, aile dışında hiç kimsenin köye girişine izin verilmeyeceğini, Valiliğin bu konuda kesin kararının olduğunu savundu. HDP’li vekiller Muş Valisi Aziz Yıldırım’ı defalarca aramalarına rağmen vali telefonlarına cevap vermedi. Tartışmanın sürdüğü sırada sadece ailenin köye girişine izin verilirken, HDP’li vekiller ve yurttaşlar ise köye alınmadı.

UZUN SÜRE TEDAVİSİ YAPILMADI

Elleri ve ayaklarından kelepçelenmiş şekilde yaşamını yitiren 65 yaşındaki Koçer Özdal ile birlikte kalan gazeteci Erdoğan Alayumat, “Hücrede hastalandı. Revire çıktığında ağrı kesici ve antibiyotik hap verilerek hücresine geri gönderildi. Sonra kanser teşhisi konulmasına rağmen uzun süre tedavisi yapılmadı” dedi. Alayumat, şöyle devam etti: “Hücrede kaldığı süre boyunca hastalanan Özdal, çoğu zaman revire çıktığında ağrı kesici ve antibiyotik hap verilerek hücresine geri gönderildi. Hücrede hastalığı ilerleyen Özdal, tuvaletini yapamayınca hastaneye sevk edildi. Hastanede mesane kanseri teşhisi konulan Özdal’ın böbreklerinin de iflas ettiği öğrenildi. Kanser teşhisi konulmasına rağmen uzun süre tedavisi yapılmadı. Kanser tüm vücuduna yayıldıktan sonra Özdal cezaevindeyken ameliyat edildi; ancak ameliyat edildikten sonra kendi kendine bakacak durumu yoktu. Cezaevinde bulunan arkadaşlarının isteği ve cezaevi idaresiyle yapılan görüşmelerden sonra koğuşa alındı. Koğuşa alındıktan sonra her gün diyalize giren Özdal, hastalığının daha fazla ilerlemesinden sonra Ankara Numune Hastanesi’ne sevk edildi. Özdal’ın, ‘hastanede mahkum odası yok’ gerekçesiyle uzun süre tedavisi yapılmadı. Hiçbir müdahalede bulunulmadan haftalarca hastanede kalan Özdal, geçtiğimiz günlerde yoğun bakım ünitesine alınarak tedavisine başlandı. Özdal, burada insanlık dışı muameleyle karşılaştı. Kaldığı odaya kimsenin girmesine izin verilmezken, ailesi ile savcılık izni olmadan görüştürülmedi. Tüm bunlar yetmiyormuş gibi Özdal yatağa ellerinden ve ayaklarından kelepçelendi ve bu şekilde yaşama gözlerini yumdu.” (MA)

Son Düzenlenme Tarihi: 28 Ağustos 2018 15:43
www.evrensel.net
ETİKETLER Koçer Özdal