Orta Hitit’in bilinmeyenlerine yolculuk: Eskiyapar Höyük

Fotoğraf: eskiyapar.org

Orta Hitit’in bilinmeyenlerine yolculuk: Eskiyapar Höyük

Çevresindeki üç önemli merkeze hakim bir geçiş noktasında yer alan Eskiyapar Höyük Orta Hitit dönemine dair önemli kalıntılar barındırıyor.

Fatih POLAT
Çorum

Kazılar insanın bilinmeyenlerine, derinliklerine doğru da bir yolculuktur. Ortaya çıkarılan yeni bir bulgu bazen etrafındaki bir kültürün, yaşam biçiminin özelliklerine dair önemli bir işaret verir.

Çorum’un Alaca İlçesi sınırları içinde yer alan Eskiyapar, Hitit’in iç çekirdek bölgesi olarak tanımlanan Boğazköy ve Alaca Höyük çevresindeki üçüncü bir merkez. Sungurlu Alaca yolu üzerinde Alaca-Hüseyinabad Ovası’nda, Alaca’nın 5 km batısında, kara yolunun güneyinde bulunan Eskiyapar, çevresindeki üç önemli merkeze hakim bir geçiş noktasında. Boğazköy’e 20.7 km, Alaca Höyük’e 10.5 km ve Ortaköy’e 42 km uzaklıkta.

Hakkındaki ilk bilgiler 1830’lara kadar gidiyor. İngilizler tarafından keşfedilmiş.19. yy’ın ilk yarısında Eskiyapar’dan bahsedenlerden biri W.J. Hamilton olmuş. O yıllarda Alaca üzerinden Eskiyapar yönüne hareket eden Hamilton, höyüğü görmüş ve önemine değinmiş.

Höyük üzerindeki ilk fiziki uygulama ise, 1945 yılında Alaca Höyük kazısı ekip üyesi E. Akurgal tarafından yapılmış.

BİR VAZONUN PEŞİNDEN...

Höyük’teki kazı çalışmaları ise 1968 yılında başlamış. O yıl bir Eskiyaparlı evinin bulunduğu bölgeyi kazarken, sağlam, nefis bir Hitit seramiği buluyor: Boğa kabartmalı bir vazo. Çevresindekiler ‘sat, para kazanırsın’ diyor. O ise bunu yapmıyor ve vazoyu Ankara’ya götürüyor. Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi’ne teslim edilen vazonun Hitit Uygarlığı’na ait olduğunun anlaşılması üzerine bölgede kazılar başlıyor.

İlk olarak evlerin arasında başlayan kazı, 1980’lerin başında evlerin ileriki bir alana taşınmasının ardından daha kapsamlı olarak devam ediyor. 2010 yılında Bakanlar Kurulu kararı ve Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün izinleriyle yeniden başlayan ve devam eden “üçüncü dönem” kazıları, Ankara Üniversitesi, D.T.C. Fakültesi, Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. İbrahim Tunç Sipahi başkanlığındaki bir ekip yürütüyor.

Herhangi bir sponsor desteği bulunmuyor. Ekipte Koreli öğrenciler ile Türkiyeli öğrenciler birlikte çalışıyor.

Fotoğraf: eskiyapar.org

ANADOLU TARİHİNİ YANSITIYOR

Kalkolatik, Eskitunç, Hitit, Firig, Helenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı’dan günümüzdeki köy evlerine uzanan Höyük, Anadolu tarihini yansıtan geçmişe sahip. Hitit’in çok güçlü özelliklerine taşıyan Eskiyapar Höyük’te şu anda Hitit’in orta evresine odaklanan bir çalışma sürdürülüyor.

Kazılar sırasında 2011 yılında bulunan çivi yazılı ve yazım karakteri de Orta Hitit Dönemi’ne ait olan bir tablet bulunur. Tablette geçen Arinna ve Tahurpa kent isimleri, bu kentlerden çok uzak olunmadığı göstergesi olarak değerlendiriliyor.

440 yıllık tarihi ile geçmişin ekonomik ve siyasi açıdan bir süper devi olarak kabul edilen Hititler’in yaşantısına ilişkin olarak bulunan her bulgu yeni bir fikir veriyor, bir özelliğin daha gün yüzüne çıkarılmasına yardımcı oluyor.

ULUSLARARASI İLİŞKİLERİ BULUNAN BİR BÖLGE

Görsel: eskiyapar.org

Buradan çıkan eserlerden, Milattan önce 2100-2200’lerde burasının Hatti Çağı’nda Ege, Kuzey Mezopotamya, Suriye ve Truva ile ilişkilerini gösteren uluslararası öneme de sahip olan bir yer olduğu anlaşılıyor.

Tarım açısından bereketli bir ovanın üzerinde bulunan bölgede, Milattan Önce 3 binli yıllarda da tarım çok önemliymiş. ‘Sarı altın’ denilen buğday ve tahıl üretimi o yıllardan beri bölgenin devam eden temel geçim kaynağını oluşturuyor.

Çevrede devam eden başka höyük kazılarında da tarımın işaretleri ve buğday silosu olarak kullanılan alanlara tanıklık ettik.

Eskiyapar Höyük, coğrafyanın insanları şekillendirici özelliği açısından da fikir veriyor.

Kuzeyi yanlarına almışlar ve kendileri doğu-batıya vermişler. Fırtınası, havası, suyu, yaşam koşulları ve zorluklarının insanların yaşamak için uygun yerler aramaya itmesinin oluşturduğu kültürel ve mimari alt yapının bir göstergesi.

Biz kazıyı gezdiğimizde, bir yangın olayının, bir kargaşanın izleri olarak yorumlanan bir bölüm dikkati çekiyordu. Ok uçları ve zırh parçaları vardı. Bu da, “Bu kargaşaya kim yol açtı? Hitit’in düşmanı olan Gaşkalar buraya saldırdı mı?” gibi soruları akla getiriyor.

Eğer yerin altından çıkan her yeni bulgunun, bugün yerin üzerindeki bizlere kadar gelen tarihi sizi de heyecanlandırıyorsa Eskiyapar’a bir uğrayın.

Fotoğraf: eskiyapar.org

Son Düzenlenme Tarihi: 24 Ağustos 2018 21:57
www.evrensel.net
ETİKETLER Arkeoloji