Yüzlerce çocuk bayramda cezaevinde: Çocukların hakları gasbediliyor

Arin ve Miraz bebek bayramı anneleriyle beraber cezaevinde karşıladı.

Yüzlerce çocuk bayramda cezaevinde: Çocukların hakları gasbediliyor

Bayramı cezaevinde geçiren Arin ve Miraz bebeğin babaları çocukların cezaevlerinde karşı karşıya olduğu kötü koşulları anlattı.

Buse VURDU
Ankara

Bu bayramı da cezaevinde anneleriyle geçiren yüzlerce çocuktan Arin ve Miraz bebeğin babaları çocukların cezaevlerindeki sağlık durumlarına ve kötü koşullara dikkat çekerken, devletin bu konuda harekete geçmemesine tepkililer.

Yüzlerce çocuk bu bayramı da anneleriyle birlikte cezaevinde geçirdi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Akkuş İlgezdi tarafından 2017 Nisan ayında hazırlanan raporda 0-6 yaş arası 560 çocuk anneleri ile birlikte cezaevinde kalırken bu sayı 3 ay sonraki Temmuz raporunda 668’e ulaşmıştı. Diğer yandan Bakanlık tarafından İlgezdi’nin cezaevinde kaç tane hamile mahpus olduğunu, doğum esnasında veya sonrasında kaç çocuğun yaşamını yitirdiği gibi sorularına ise ‘Bilgimiz yok, kayıtlarımızda yok, tespit edilemedi’ cevapları verilmişti. Aradan geçen bir yılda ise Bakanlık tarafından cezaevlerindeki çocukların durumuna ilişkin herhangi bir çalışma yapılmadı. Bu bayramı da cezaevinde geçiren Arin bebek ve Miraz bebek gibi birçok örnek, kamuoyunda adalet duygusunu ve vicdanları yaraladı.

Urfa 2 No’lu T Tipi Kapalı Cezaevinde annesi ile birlikte kalan bir yaşındaki Arin bebeğin babası Mihdi Yılmaz ve Gebze Kadın Kapalı Cezaevi’nde annesi Gülistan Diken Akbaba ile kalan 2 yaşındaki Miraz bebeğin babası Cengiz Zaza Akbaba ve CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Akkuş İlgezdi ile cezaevlerindeki çocukları konuştuk.

‘NAKİL İSTİYORUZ’

Bayramı ailecek karşılayamamanın burukluğunu yaşayan Yılmaz ve Akbaba, yetkililerin, cezaevlerindeki çocuklarla ilgili hala bir çalışma yapmamış olmasına da tepkili. En son geçtiğimiz cuma günü görüşe gittiğini söyleyen baba Mihdi Yılmaz, Arin’in bronşit ve astımının ilerlediğini ve son bir haftada yarım kilo verdiğini söyledi. Yılmaz, 10 ay boyunca birçok sorunla karşılaştıklarını dile getirerek Arin’in sağlığına kavuşabilmesi için gerekli adımların bir an önce atılmasını istedi. Emsal kararlar olmasına karşın eşinin denetimli serbestlikten yararlanamadığını dile getiren baba Yılmaz, taleplerinin eşinin bir an önce Mardin Cezaevi’ne nakledilmesi olduğunu ifade etti. Yılmaz, “Ben alır çocuğumu hastaneye yatırırım, akşamları götürürüm annesi emzirir, sonra bir daha alır hastaneye götürürüm. Eşim de içeride zorlanıyor. Bir haftadır tansiyonu düşüp duruyor. 68 kilodan 57 kiloya düştü o da. Çocuğu gözlerinin önünde eriyor. Sadece eşim değil orada yaşayan 28 yetişkin, 3 çocuk, hepsi etkileniyor, ‘Arin havale geçirecek mi, astım krizi tutacak mı?’ diye bekliyorlar” dedi.

‘BİZİM İÇİN BAYRAM YOK’

Baba Yılmaz, Arin’in psikolojisinin de cezaevi koşullarından etkilendiğini ve git gide asabileştiğini anlattı: “Çocuk da asabileşmiş artık. Saçını çekiyor, kendini ısırıyor, oradakileri ısırıyor, dişlerini gıcırdatıyor... Kapıdan en ufak bir ses gelse kendini kapıya atıyormuş ‘beni dışarıya alın’ diye. Nefes alamıyor... Bizim için bayram yok, şu anda 2 kız çocuğum kayınvalidemle köye gitti. Oğlumla evde yalnız başımıza kaldık. Sanki bayram değil de evimizden cenaze kalkacak gibiyiz. Eşi, çocuğu yanında olmayan insan ne yapabilir bayramda? Ne yaptık da biz bunları hak ettik?”.

Durumun Adalet Bakanlığı’na kadar gittiğini  hatırlatan baba Yılmaz, bu kadar uzun süredir hala bir adım atılmamış olmasına tepki gösterdi. “Bir Arin’i Mardin’e yollamak bu kadar zor bir işse bu devlete diyeceğim bir şey kalmamıştır” diyen baba Yılmaz, Arin gibi 700 bebeğin daha cezaevlerinde aynı durumu yaşadığını söyledi.

‘ÇOCUKLAR ANNEYE YA DA BABAYA KÜSEBİLİYOR’

Miraz bebeğin babası Cengiz Zaza Akbaba ise cezaevine girip çıkan bebek sayısının dahi yetkililer tarafından bilinmediğine değinerek uygulamada birçok eksiğin olduğunu ifade etti. Akbaba, çocukların yaşlarına göre değişen ihtiyaçlarının da gözetilmediğini belirterek durumun gerek çocuğun gerek annenin hayatını zorlaştırdığını dile getirdi. 2 yaş altı çocukların beslenme nedeniyle anneden ayrılamamasının cezaevi koşullarından çok fazla etkilenmelerine yol açtığını ifade eden Akbaba, Arin bebeğin uzun süredir tedavi olamamasının bunun en açık örneği olduğunu söyledi.

Çocuğunun bayramda hapishanede olmasının çok üzücü bir durum olduğunu söyleyen Akbaba, çocuk nereye giderse gitsin ya annesinden ya da babasından uzak olduğu için bir tarafının eksik kaldığını ifade etti. Akbaba şöyle konuştu: “Cezaevi süreci Miraz 7 aylıkken başladığı için bunu normal kabul ediyor bir nebze. Ama 3-4 yaşında böyle bir olayla karşılaşınca süreci anlayamıyorlar, kavramakta güçlük çekiyorlar genelde çocuklar. Büyüdüğü için Miraz da şu ara annesinin neden dışarı çıkamadığını sorguluyor. Ev diyor koğuşa. Benim “ev”e neden gitmediğimi soruyor. Benim yanımdayken kapalı görüşe götürdüğümde camın bu tarafında ağlıyor “anne” diye, tüm görüşçüleri de ağlatıyor. Sorguladıkça anneye ya da babaya küsme gibi şeyler olabiliyor. Neden yanında olmadığımızı anlayamıyor”.

‘ÇOCUKLARIN AYRI EKMEK VE YATAK HAKLARI YOK’

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Akkuş İlgezdi, cezaevi ortamının ebeveynler ile çocuk arasındaki bağı etkilediğine değinerek özellikle emzirme dönemindeki çocukla annenin birbirinden ayrı kalmasının çok ciddi sonuçlar doğurabileceğini söyledi. Öte yandan çocuğun cezaevinde annesiyle birlikte kalmasının da cezayı çocuğa da ödetmek manasına geldiğini vurgulayan İlgezdi, “Devlet buna çözüm bulmak zorunda. Aslında bu dünyada da kanayan bir yara ancak bizim ülkemizde koşullar daha da zor. Yine de çözüm üretilmek istenirse yapılabilecek çok şey var. Cezaevlerinde anneleriyle kalan çocuklar da suça sürüklenen çocuklar da cezaevi koşullarında sağlıksız yetişiyor. Gelişimlerini sağlayabilecekleri nitelikli bir ortam yok cezaevlerinde. Ayrıca bu çocuklar x-ray cihazlarından geçiyor günde belki 10 kere, sürekli radyasyon yükleniyorlar. Anneleriyle bir ekmeği, bir yatağı paylaşmak zorunda kalıyorlar. Ayrıca ekmek veya yatak hakları yok çünkü…” dedi.

‘ÇOCUKLARA BEDEL ÖDETİLİYOR’

İlgezdi, cezaevlerinde hiçbir çocuğun kalmaması gerektiğini belirterek bu konuda dünyadaki örnekler de incelenerek farklı uygulamalar yapılabileceğini söyledi. Ceza erteleme, ev hapsi, çocuğun haftada bir ailesiyle bir araya gelebileceği evler ve çocuk köyü projelerinin bunlara örnek olabileceğini ifade eden İlgezdi, “Çünkü sonuç itibariyle bu çocuklar aslında suçlu olmadıkları halde bir suçun bedenli ödemek durumunda kalıyorlar. Dolayısıyla bu çocukların hakları gasbedilmiş oluyor. Cezaevindeki çocukları daha doğmadan bile suçlu kategorisinde bir hayatı yaşamaya mecbur etmek, bir hakkın gasbıdır. Bu çocukları kaybetmememiz gerekiyor. Bunun hızla çözülmesi gereken bir sorun olduğunu düşünüyorum ve durumun takipçisi olmaya da devam edeceğim” diye konuştu.

Son Düzenlenme Tarihi: 24 Ağustos 2018 08:41
www.evrensel.net