Erdoğan patronlarla olabilir ama işçiyle aynı gemide olamaz

Fotoğraf: Evrensel

Erdoğan patronlarla olabilir ama işçiyle aynı gemide olamaz

İZENERJİ işçileri, Erdoğan’ın 'aynı gemideyiz' sözüne tepkili: Fedakarlık yapacak son bir dişimiz kaldı onu da söktüler mi açlıktan öleceğiz.

Metehan UD
İzmir

Ekonomideki gelişmeleri konuştuğumuz İzmir Büyükşehir Belediyesi işçileri, vergi kesintilerinin arttığını, geçim koşullarının zorlaştığını anlattı. Patronlara ise af üzerine af çıkarıldığını, teşvikler verildiğini dile getiren işçiler, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “aynı gemideyiz” sözüne tepkili: “Erdoğan işverenlerle aynı gemide olabilir ama işçiyle aynı gemide olamaz. Fedakarlık yapacak son bir dişimiz kaldı onu da söktüler mi yemek yiyemeyeceğiz, açlıktan öleceğiz.”  İşçiler krizin faturasını ödememek için birlik olup tepki göstermek gerektiğini söyledi.

Milyonlarca insanın tatil yapmak için iple çektiği bayramı çalışarak geçiren İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait İZENERJİ şirketinin park bahçe işçileri ile gündemdeki ekonomideki kötü gidişatı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘aynı gemideyiz’ söylemini, halktan tasarruf beklemesini ve patronlar için açıklanan destek paketlerini konuştuk.

Asgari ücretin biraz üstünde ücret aldıklarını hatırlatan Ömer Özdemir “İki senede bir zam alıyoruz ve aldığımız zam enflasyon karşısında eriyor. Yedinci ayda da yüzde 20 vergi dilimine giriyoruz. Bundan dolayı daha fazla çalışmak zorunda kalıyoruz, bir şeyler yetiştirebilmek için, ne tatilimiz var ne pazarımız, bayramda da çalışıyoruz. Kirayı, faturaları verince maaştan geriye bir şey kalmıyor” dedi.

BİR AFLA MİLYONLARCA LİRA GİDİYOR

Bir çok ürünün dışarıdan alınırken TL’nin değerinin korunmasının mümkün olmadığını da ifade eden Özdemir şunları söyledi: “Hükümet kendi üreticisi desteklemezken, dışarıdan ürün getirene destek veriyor. Emekli adam bile çalışıyor. Erdoğan işverenlerle aynı gemide olabilir ama işçiyle aynı gemide olamaz. Önce benim derdimi anlaması lazım. İşverene bir af çıkıyor, milyonlarca borç gidiyor. Bizim en ufak bir borcumuzu her ay kesiyorlar. Biz de fedakarlık yapacak son bir dişimiz kaldı onu da söktüler mi yemek yiyemeyeceğiz açlıktan öleceğiz.”

‘BİZ YENİ KRİZİN İÇİNDE DEĞİLİZ’

Ekonomideki kötü gidişatın sebebinin hem hükümetin politikalarından ve dış güçlerin Türkiye üzerindeki politikalarından kaynaklı olduğunu belirten Mete Uygur da “Aldığımız para daha da eriyor. Maaşımızı yaşam standartlarının altına çekiyor. Bayram geldi işçiler ailelerine bayram için bir şey alamadı. Bizim zaten tasarruf edecek bir şeyimiz kalmadı. Biz yeni krizin içinde değiliz. Yaşananlar sadece Trump’ın bir kaç cümlesinden dolayı da yaşanmıyor. Teşviklerle, krizin yükü daha da işçiye yıkılıyor. İşverenlerle ve hükümetle aynı gemide değiliz. Herkes kendi ekonomisini yaşıyor. Bu süreçte işçilerin daha da birleşmesi gerekiyor. Aldığımız maaşların yeniden düzenlenmesi ve maaşlardaki kesintilerin düşürülmesi gerekiyor” dedi.

‘TASARRUF’ DEMEK KRİZİ İŞÇİYE YIKMAKTIR

BAYRAM tatilini unuttuklarını söyleyen İsmail Akyol “Biz bayram görmedik ki, sürekli çalıştığımızdan dolayı. Ben de isterdim, çocuğumu gezdirmek, memleketime gitmek ama para yetmediğinden dolayı mesaiye kalarak açığı kapatmaya çalışıyoruz. Temelli eridi gitti maaşımız. Pazara çıktığımızda biz nasıl alışveriş yapacağız. Asgari ücret alan birisi nasıl geçinecek. Bu krizin arkasında dış güçler olduğu gibi hükümetin ülkeyi yönetememesinin de olduğunu düşünüyorum. Tasarruf beklemek, krizi işçiye yıkmaktır. Onlar lüks içinde hayatlarını sürdürürken bizler daha da sömürülüyoruz. Gözü bizim asgari ücretimize dikmişler. Bizler onlarla nasıl aynı gemide olabiliriz. Hiç bir şeyimiz kalmadı tasarruf edecek, tavuk bile alamıyoruz. Eskiden kölelik vardı, şimdi asgari ücret olmuş onun adı. Artık işçilerin bir olması gerekiyor” diye konuştu.

‘BANA NE’ DERSEK DAHA ÇOK EZİLİRİZ

EMEKLİLİK hakkı kazanmış olmasına rağmen çalışmaya devam etmek zorunda olan 56 yaşındaki Hayri Çerkez de şunları söyledi: “Emekli olunca bize çıkacak maaş 1400 lira. Bu parayla nasıl aile geçindirebilirim, açlık sınırı ortada. Sonrasında çıkmış kriz var diyorlar. Bu bizim için kriz ama onlar için fırsat. Onlar gemiciklerine gemi katarak bu süreçten çıkacaklar. Biz de bir köşeye kendi halimize attılar. Ama bizde de suç var. Onlar ne yaparlarsa yapsınlar peşlerinden gidiyoruz. Bu zamlara karşı sokağa çıkabiliyor muyuz, tepkimizi gösterebiliyor muyuz?  Sendika çağırdığında hâlâ ‘bana ne’ diyorsak daha çok eziliriz. Bayram öncesi 300 lira avans aldık ama o daha cebimize girmeden gitti. Nasıl bu para ile bayramı geçirelim. Daha nasıl tasarruf bekliyorlar bizden. Sürekli verdiğimiz vergiler artıyor. Gelsinler artık damarlarımızdaki kanı çeksinler. Neyimiz var, neyimiz yok satıp verelim, iki gemicik daha indirsinler denize. Onlarla aynı gemide olabilir miyiz. Onlar kendi gemiciklerinde.”

Son Düzenlenme Tarihi: 23 Ağustos 2018 10:08
www.evrensel.net