‘Bu bayram çocuklara hiçbir şey alamadık’

Kurban Bayramı öncesi Ankara Ulus halinde alışveriş yapan vatandaşlarla görüştük. Vatandaşlar yüksek fiyatlardan şikayetçi.

Derya KAYA
Buse VURDU
Ankara

Ulus hali, Ankara’nın her yerinden vatandaşların alışveriş yaptığı bir pazar. Fiyatların semt pazarlarına göre nispeten ucuz olduğu pazar Suriyeli, Afgan mültecilerin de yoğun uğrak yeri. Bayram alışverişi için hale gelen Ankaralılar sebzeden meyveye, kuruyemişten kıyafete eksikliklerini tamamlama derdinde. Ancak fiyatların yüksekliği birçoğunu eli boş dönmeye ya da torbanın yarısını boş bırakmaya mecbur ediyor.

Pazarda artan fiyatlara en çok kadınların tepkisi var. Konuştuğumuz kadınların hepsinin ortak şikayeti yüksek fiyatlar, kadınlar istediklerini alamadıkları gibi çocuklarını bu bayramda sevindiremedikleri için de buruklar... Ulus esnafı ise fiyatların makul olduğunu savunuyor. Şikayetçi olan, fiyatların eskiye oranla arttığını belirten esnaf olsa da çoğuna göre Ulus halindeki sakinliğin nedeni bayramda Ankara’nın boşalması...

‘KIZIMA HİÇBİR ŞEY ALAMADIM BU BAYRAM’

Kezban Çağıran bayram alışverşi içn kızıyla birlikte pazara gelmiş. Elinde poşet yok. Alacağı domates, salatalık bir iki akşam yemeği yapabilecek kadar sebze... Henüz sadece tezgaha bakıyor. Fiyatlar fiyatlara tepkisi “Yanına yaklaşamıyoruz valla, bütün her şey çok pahalı. Artık cebimizdekini uydurmaya çalışıyoruz, 1 kilo alacağımıza yarım kilo alıyoruz” oluyor. Pazara eski günlere oranla rağbetin de az olduğunu söyleyen Çağıran, eşinin de taksici olduğunu, geceden sabaha çalışarak ancak eve 20 lira getirebildiğini söylüyor. Geçmiş bayramlara göre bu yıl alamadığı bir şeyin olup olmadığını sorduğumuz Çağıran, yanındaki kızının elini tutarak şöyle diyor: “Kızıma hiçbir şey almadım bu bayram. Ne karne ödülü, ne başarı ödülü alabildim. Fiyatlar çok yüksek”.

O sırada halin esnafı Çağıran’a müdahale ediyor hatta içlerinden biri yalan söylemekle itham ediyor ama Çağıran yanımıza biraz daha yanaşıp, eşinin taksi durağının da ismini vererek “Geceden sabaha kadar çalışıyor eşim ama iş yok” diyor.

100 LİRAYLA POŞETİMİN YARISINI DOLMUYOR

Pazarın fiyatlarını yüksek bulanlardan Hülya Kutluca, “Çok pahalı öyle böyle değil” diyerek dile getiriyor görüşlerini. Sebebinin ne olabileceğini sorduğumuzda ise sitemi ülkeyi yönetenlere oluyor: “Ben ne bileyim onu baştakilere sorun, cepler yanıyor. Bu bayramda çocuklara hiçbir şey alamadım maddi sıkıntılardan dolayı. 100 lirayla pazara çıkıyoruz yarı poşet bile dolduramıyoruz! Ne alabilirsin ki zaten. Bayram alışverişi de yapmadım hiç.”

Başka bir semtten pazarın fiyatlarını yoklamak için gelenlerden Nazife Yanık da artan fiyatlardan şikayetçi. Pazar esnafının fiyatların uygun olduğu iddiasına “Yok yahu pahalı. Geçen yıla göre de pahalı. Geçtiğimiz yıl domates böyle değildi. 1-1.5 liraya bulabiliyorduk şimdi olmuş 2.5-3 lira. Marketlerde ise daha pahalı. Bayram için kurbanlığımızı, tatlımızı aldık o kadar” diyerek cevap veriyor.

‘YAZ GÜNÜ YEŞİL FASULYE 7 LİRA MI OLUR?’

Gülsüm Tekbaş ise özellikle fiyatların son iki haftadır döviz kuru dalgalanmasıyla fırladığını anlatıyor. “Yaz günü yeşil fasulye 7 lira olur mu, tam mevsiminde?” diyen Tekbaş, fiyatların bir an önce düşmesini beklediğini de iletiyor. Hale daha uygun bir şeyler bulabilmek için gelen soyadını söylemek istemeyen Kiraz da esnafın aksine fiyatlarda artış olduğunu söyleyerek, “Gücümüzün yettiği kadar almaya çalışıyoruz ama alamadığımız çok şey var tabi. Gücü yeten alıyor ama yetemeyen de bakıp geçiyor” diye cevaplıyor.

Pazara ilerleyen yaşına rağmen uygun domates, biber almak için gelen Satı Taşoğlu, alacaklarının hepsi çok pahalı olduğu için hiçbirini alamamış. Taşoğlu’nun sözleri şöyle: “Fiyatlar çok pahalı, hiçbir şey alamadım. Bir pirinç aldım, eve gidiyorum”. Pazarda karşılaştığımız ve yine soyadlarını vermek istemeyen Ayhan ve Gülten çiftinin görüşleri ise farklı. Eşinin fiyatları normal bulmasına karşılık Gülten’in cevabı: “Her şey çok pahalı hiçbir şey alamıyoruz” oluyor. Fazla meyve yiyemediklerinden şikayet eden Gülten şöyle devam ediyor: “Herkes hergün yiyor meyve biz ayda yılda bir yiyoruz. Bizim evde çoluk çocuk çok. Domates, salatalık, biber almaya geldik. 1-2 liraya ne alırsak o kadar yoksa her şey çok pahalı”

Pazarın çıkışında karşılaştığımız bir başka vatandaşın sitemi ise Cumhurbaşkanına oluyor: “Acımızdan ölüyoruz, adam çıkıyor televizyona her şey bedava diyor ama neyi, nereye bedava alıyoruz biraz düşünür insan. Kendi alıyor 55 bin, bize veriyor 2 bin beş yüz lira. Kurbanlık almaya gidiyorsun fiyatlar 15-20-25 bin lira. Umarım bu durumdan kurtulmak için bir şeyler olur.”

ESNAFA GÖRE FİYATLAR ÇOK UYGUN

Ulus halinde gezerken soru sorduğumuz esnafın çoğu sanki sözleşmiş gibi. Büyük çoğunluğu bizi fiyatların ne kadar da uygun olduğuna, neredeyse hiç artmadığına, hatta geçen yıldan da ucuz olduğuna ikna etmeye çalışıyor. Yani alışveriş yapanlar fiyatları pahalı bulurken satıcı gayet normal olduğunu söylüyor. Halin geçen yıllara göre boş olmasını 9 günlük tatile bağlayan esnaf, dövizdeki artışın pazardaki fiyatları etkileyemeyeceğini savunuyor. Çok azı ise yaşanan ekonomik sorunlarla vatandaşın alım gücünün düştüğüne dikkat çekerek pazara rağbetin az olduğunu belirtiyor.

Pazar esnafından Faruk Yardımcı Ankara’nın 9 günlük tatille boşaldığını, esnafın bu yüzden kan ağladığını söylüyor: “Herkes tatile gitti, satış yok. Fiyatlar bu sene daha ucuz. Erik, üzüm, her şey ucuz ama alan yok. Pahalı olan bir iki şey, salatalık, domates. Tezgahlar bomboş, kimse korkudan mal alıp satmıyor.”

Fiyatların on sene de geçse değişmeyeceğini savunan pazarcı Şahin ise “Ucuz ama kimse yok, tatile çıkmışlardır” diyor. 40 yıldır Ulus halinde pazarcılık yapan Kemal Durgun ise, “Kışın da yazın da bu fiyat. Ancak vatandaş sıkıntı içerisinde alacak gücü yok. Yoksa fiyatlar normal” diyerek cevap veriyor. Fiyatların pahalanmadığını savunuyor ama sohbet uzayınca “İki günde pahalandı. Domates 3’tü 5 oldu. Salatalık daha da pahalandı. Patates 5-6 lira ama yine de düştü biraz. Vatandaş 2 kilo alacağına bir kilo alabiliyor. Parası olunca alıyor olmayınca ne alsın. Onun bunun gözüne bakacak. Ucuz olunca cebindeki paraya göre alıyor. Bir kiloysa iki kilo alıyor, pahalıysa yarım kilo alıyor”. Dövizde yaşanan dalgalanmanın pazardaki fiyatları etkileyemeyeceğini savunan Durgun, artan fiyatları da ekilip ekilmemesine, yağışların olup olmamasına bağlıyor: “Fasülye geçen yıl 4’tü bu yıl beş. Yağmur da yağdı az yetişti. Salatalık pahalandı. Eskiden herkes ekiyordu şimdi az yetişiyor. Çok yetişince ucuz oluyor, az olunca pahalı oluyor”.

ESNAFIN ‘SANKİ BEDAVA’ SÖZLERİNE TEPKİ

Pazar esnafından birinin “Maşallah baksana ucuz, sanki bedava. Pazar çok kalabalık, başkan veriyor, millet yiyor. Baksana torba torba alıyor” sözlerine o sırada poşetini tarttığı bir vatandaş tepki gösteriyor: “Ağustos ayında salatalık 5 lira mı olur? Tarım ülkesindeyiz, nasıl ucuz? Mevsime göre de yıla göre de yüksek fiyatlar. Sera mı yiyoruz sanki”.

Pazarcılardan Faruk Özdemir de fiyatların uygun olduğunu ama vatandaşın pazara gelmediğini söylüyor bize. Vatandaşın pazarda alışveriş yapmamasının ise elindeki parayı dolara, altına yatırması nedeniyle olduğunu savunuyor: “Vatandaş parasını dolara, altına yatırıyor, o yüzden alışveriş yapmıyor. Alışveriş umrunda değil. Bir simit alır yer, ama para parayı çekiyor”. Esnaf Yücel Çelik ise işlerin geçen yıllara göre durağan olduğunu belirtiyor. Çelik şunları söylüyor: “Milletin alım gücü düştü. Fazla bir kalabalığımız yok. Ekonomik krizden kaynaklı ve dokuz gün tatil de etkiledi.”

Son Düzenlenme Tarihi: 21 Ağustos 2018 09:52
www.evrensel.net