Öncü kadın ressamlarımız


Kolaj: Evrensel (Mihri Müşfik Hanım-Celile Hanım)

Öncü kadın ressamlarımız

Gülseren Südor, Osmanlı’nın Batılılaşma döneminde yetişen öncü kadın ressamları yazdı.

Gülseren SÜDOR
Ressam

Osmanlı’nın batılılaşma dönemi dediğimiz 19. yüzyılın sonu ve 20. yüzyılın başında yaşayan, bugün az da olsa yaşam bilgilerine ve eserlerine ulaşabildiğimiz öncü kadın ressamlarımız; zamanın tanınmış varlıklı ve eğitimli ailelerinin, birkaç dil bilen iyi eğitim almış kadınlarıdır. Bunun nedeni ise, Payitahtın Avrupa görmüş ailelerinin; Avrupalı asil ailelerinde olduğu gibi kız çocuklarının eğitim almış olmaları sonucunda toplum yaşamında daha saygın yer edineceği kanaatine varmış olmalarıdır.

1883’de ressam, müzeci ve arkeolog Osman Hamdi Bey’in üstün gayretleri ile kurulan Sanayi-i Nefise Mektebinden sonra 1914’te kızlara resim ve heykel sanatını öğretmek amacı ile; İnas Sanayi-i Nefise Mektebi kurulur. 1918 -1919 öğretim yılında da erkeklerle birlikte yüksek öğrenim kurumlarına ve Sanayi-i Nefise’ye  (Güzel Sanatlar Akademisine) kız öğrenci alınımı; Müslüman Osmanlı toplumu için çok büyük bir atılım ve açılımdır. Hele de o tarihlerde bazı Avrupa devletlerinde ve yine Kuzey Amerika’nın bazı üniversitelerine kız öğrenci kabul edilmediğini düşünürsek… 

RESİM ÇALIŞMALARINI BAŞLATAN İLK KADIN RESSAM

1914 de açılan İnas Nefise-i Mektebinin, resim bölümünün başına 1886 doğumlu,  saray ressamı olarak bilinen İtalyan ressam Zonaro’nun öğrencisi ve portre yapımı ile ünlenmiş olan Mihri Müşfik Hanım getirilir. Böylece Türkiye’de çağdaş resim çalışmalarını başlatan ilk kadın ressam unvanını da almayı hak eder. Başarılarla dolu ve zenginlik içinde geçen hayatının ilk yıllarından sonra,  son 30 yılını geçirdiği New York’ta 1954 yılında vefat ettiğinde,  yaşamı kimsesizler mezarlığına gömülecek kadar trajik olarak noktalanmıştır. Mustafa Kemal Atatürk’ün de portresini yapan, Mihri Hanım; aynı zamanda İnas Nefise Mektebi’nin tek kadın öğretmeni olarak; Bülent Ecevit’in annesi Nazlı Ecevit, Aliye Berger, Fahrelnisa Zeid gibi pek çok kadın ressamımızın yetişmesinde de emeği geçmiştir.

Yine 1890’da doğan ve 1912 çok genç yaşta vefat eden, Müfide Kadri isimli kadın sanatçımız; Osman Hamdi’den ve zamanın ünlü ressamlarından resim dersleri alırken, müzikte de başarı gösterir.  Eserler besteler. Yurt dışından, (Almanya’da) kadın ressam olarak ilk ödül alan Müfide Kadri aynı zamanda ilk resim öğretmenlerindendir de.

KAFA YAPILARI OLARAK ZAMANIN ÖTESİNDELERDİR

Nazım Hikmet’in annesi Celile Hikmet Hanım (1883- 1956) eserlerinde yoğun bir şekilde nü temasını kullanan ve resimlerini alacak olanlara da “Bunu yatak odasına değil, salona asın.” diyebilecek kadar açık sözlü ve özgür düşünen bir ressamdır. 1916 da Birinci Galatasaray Sergisinde Celile Hikmet Hanım’ın ismi ile birlikte Müfide Esat, Müzdan Sait, Harika Lifij’ in (Avni Lifij’in eşi) isimlerine rastlıyoruz.

1929 da ise Müstakil Ressamlar ve Heykeltıraşlar Birliğinin kurucuları arasında, Mihri Müşfik’in yeğeni, Fikret Mualla’nın büyük aşkı, Hale Asaf’da vardır (1905- 1938). Oda yine teyzesi gibi yabancı bir memlekette, Paris’te kanserden 33 yaşında yaşamını yitirirken arkasında gizemlerle dolu bir yaşam öyküsü ve çok sayıda resim bırakır. Bu öncü kadın ressamlarımızın birçoğu ilginç karakterli ve yarı delişmen diyebileceğimiz kadınlardır. En önemlisi de kafa yapıları olarak zamanın ötesindelerdir.

1800 yılların sonunda 1900’lü yılların başlarında doğan; Melek Ziya, Belkis Mustafa, Sabiha Bozcalı, Aliye Berger, Bedia Güleryüz, Emel Cimcoz Korutürk, Fahrelnisa Zeyd, Şükriye Dikmen, Tiraje Dikmen, Güzin Duran, Maide Arel, Eren Eyüboğlu gibi öncü ressamlarımızı ve burada adlarını sayamayacağım kadar çok olan, resim yapmanın kurallarını  öğretmiş resim  öğretmeni kadınlarımızı, bazen zor şartlar altında olsalar dahi mesleklerini icra etmeye çalışıp, başarılara imza attıkları için; bir kadın ressam ve sanatsever olarak sevgi,saygı ve sonsuz  bir minnetle anıyorum...

Son Düzenlenme Tarihi: 20 Ağustos 2018 13:30
www.evrensel.net