Hakkımızı sonuna kadar aramakta kararlıyız

Hakkımızı sonuna kadar aramakta kararlıyız

Hepinizin bildiği gibi Bilgi Üniversitesi el değiştirdiğinden itibaren Bilgi’ni tüm çalışanları için sıkıntılı günler başlamış oldu. Taşeronlaştırmayla başlayan bu sıkıntılı süreçte başta destek personel olmak üzere herkes husursuz oldu. Herkes ne yapacağını düşünürken akademik personel bir imza kampan

Hepinizin bildiği gibi Bilgi Üniversitesi el değiştirdiğinden itibaren Bilgi’ni tüm çalışanları için sıkıntılı günler başlamış oldu. Taşeronlaştırmayla başlayan bu sıkıntılı süreçte başta destek personel olmak üzere herkes husursuz oldu. Herkes ne yapacağını düşünürken akademik personel bir imza kampanyası ile taşeronlaştırmayı durdurdu. Taşeron olayı belki durdu ama tüm Bilgi çalışanlarına dönük haksızlık – hukuksuzluk ve adaletsizlik sürdü.
Öğrenci sayısı sürekli attığı halde birçok arkadaşımızı işten çıkardılar. Müdürler ve amirler arkdaşlarımızı odalara çekip susturmaya, örgütlenme hakkımızı engellemeye çalıştılar. Özellikle temizlik işçilerinin iş yükünü çok ağırlaştırdılar. Eskiden 50 kişinin yaptığı işi 30 kişiye yaptırmaya başladılar. Yol parasından kesinti yaptılar. 2009’da 730 TL olan ücret 2012’de ancak 780 TL’ye çıktı. 5-10-20 TL’lik zammı da performans diye bir şey çıkarttılar, keyfi olarak zam yaptılar.
Bilindiği gibi Ağustos’un ilk haftasında Dolapdere’nin taşınmasına başlandı. Bizim görevimizle hiçbir ilgisi olmayan bu ağır eşyalar risk alarak kan ter içinde taşınırken aslında kendi sonumuzu hazırladığımızı bilmiyorduk. İş biterken neredeyse bize ödül olarak kapıyı gösterdiler. Biz de, uğradığımız haksızlığa karşı direnmeye karar verdik. Biz kazandığımız 750 – 800 lira ile mesaimiz dışında ek işte de çalışarak çoluk çocuğumuzu geçindirmeye çalışıyoruz. Bizden kazanacakları parayla Bilgi borçlarından kurtulacaksa biz de bu işten vaz geçeriz. Ama hocalarımızın ve idari çalışanlarımızın da böyle bir inancı ve düşüncesi olduğunu sanmıyoruz. Bizim de bu kurumun bugünlere gelmesinde emeğimiz geçti. Yeri geldiğinde hamallık yaptık, yeri geldiğinde inşaatta çalıştık. Biz de düne kadar kendimizi bu kurumun parçası görürken, “metrekare başına şu kadar destek personel” diye sayıdan ibaret olduğumuzu anladık. Biz hep Bilgi Üniversitesi’nde çalışıyoruz diye etrafımıza övünerek anlatırdık. Aylarca, bina taşınınca bizim ne olacağımızı sorduk, onlar ise bize net bir bilgi vermekten hep kaçındılar, bizi son güne kadar oyaladılar, eşyaları taşıtıp sonra attılar. Bilgi eğer borçlarından ve sıkıntılarından bizim alınterimizle kazandığımız üç kuruş parayla kurtulacaksa tamam, ama öyle değilse o zaman öğrencilere doğruların, adaletin, insanlığın anlatıldığı Bilgi’den geriye ne kalmış olacak? Bilgi’ye Bilgi eden, var eden değerli hocalarımız ve bütün bilgi çalışanlarıdır. Bilgi’de hizmet kalitesi ancak işleyecek gerçek bir demokrasiyle ve tüm çalışanlarıyla Bilgi’nin geleceğine sahip çıkarak artar. Biz bugün şunu da net olarak gördük ki eğer hep birlikte durabilseydik ve toplu sözleşme yapsaydık hem Bilgi’yi korumuş olurduk hem de bu kadar çok hak ihlali yapamazlardı. Biz işten çıkartılan destek, ses – görüntü işçileri, şoför, idari çalışanlar olarak hakkımızı sonuna kadar aramakta kararlıyız. 4 Eylül’den beri saat 11:00 – 19:00 arası Santral Kampüsü’nde oturma eylemi yapıyoruz. Mücadelemize taleplerimiz yerine getirilene kadar devam etmekte kararlıyız. Tüm emek dostlarını direnişimize destek vermeye çağırıyorum. Biliyoruz ki haklı mücadelemiz emek dostlarının desteği ve katkısıyla daha da büyüyecek ve amacına ulaşacaktır.

İşten çıkartılanlar adına destek personelden
Mehmet Işık 

www.evrensel.net