Devlet sömürü ve zulmü dinle meşrulaştırıyor

Devlet sömürü ve zulmü dinle meşrulaştırıyor

DİYARBAKIR’da 8-9 Eylül’de düzenlenen Kürdistan İslam Konferansı’nın ilk gününe katılan yaklaşık 200 Mele, Seyda ve Şêyh İslam’da hak ve özgürlükler, toplumsal barış, ümmetcilik, kavmiyetçilik kavramları üzerine tartışmalar yürüttü. DTK İnanç Komisyonu tarafından ger&cced

Mehmet Aslanoğlu

‘DEVLET VE DİN İÇ İÇE OLAMAZ’

Hakkari Belediye Başkanı Fadıl Bedirhanoğlu’nun okuduğu konferansın tartışma platformunda İslam’ın devletin egemenliğinden kurtarılması gerektiği vurgulandı. Bedirhanoğlu, İslam tarihinin, İslam’ın devlet dışında kalması anlayışı ile devletin İslam’ı kendisine entegre etme mücadelesi olduğunu belirterek, “Özü olan; hak, adalet ve eşitliği yitirmiş bir İslam’ın anlamı yoktur. Hz Ali’nin Muaviye ile savaşı böyledir. Hz. Ali hak dinini devlete karşı koruma savaşı vermiştir” dedi. Hz Ali’den bu yana İslam ve devletin sürekli mücadele halinde olduğunu söyleyen Bedirhanoğlu, “Geçmişte ve bugün en büyük günahları devletler işlemektedir. Savaşlar, katliamlar, vergi adı altındaki sömürü, doğanın talanı hep devletler eliyle gerçekleştirilir” dedi.  “Devlet ve din yan yana iç içe olamazlar” diyen Bedirhanoğlu, “Kapitalizm kötülüklerin kaynağıdır. Ve toplumlar için en öldürücü virüstür. Sermaye biriktirme hırsıyla toplumun kanın emen bir vampirdir” dedi. Kapitalistlerin son yüz yılda ılımlı İslam dediği, kendi denetimlerindeki bir İslam oluşturmaya çalıştıklarını belirten Bedirhanoğlu, “Fethullahçıların tüm kapıları ılımlı İslama açılıyor” dedi.

‘SİVİL CUMA DEVLET DİNİNE DARBEDİR’

İslamin Kürtlerin 4 ülkede de ezilmesi ve zulüm görmesinde de meşrulaştırıcı bir araç olarak kullanıldığını söyleyen Bedirharnoğlu, “Kürtlerin yaşadığı dört ülke de, kendini Müslüman olarak adlandırıyor ama bu ülkeler Kürtleri baskı altına almaktan, zulüm etmekten geri durmuyor” dedi. Kürtlerin başlattığı sivil Cuma namazlarının egemenlerin dini istismarına büyük bir darbe vurduğunu dile getiren Bedirhanoğlu, “Egemenler cemaati namazla meşgul ederken kendileri krediler, faiz, işçi emekçinin hakkının sömürülmesi, bu sömürü sonucu ortayla çıkan zenginliği kendi yandaşlarına dağıtmakla, emperyalistlerin sözcülüğünü yapmakla meşgul oluyorlar. İslamiyette ibadet küçük bir yer tutar. İslamiyet’in içtihatlarının %90’nı toplumsal sorunlarla ilgilidir. Şimdi ise topluma sen ibadet et gerisine de karışma diyorlar. İslam camiyle sınırlandırılamaz. Meydanlarda ezilen ve sömürülenlerle, zulum görenlerle olmak zorundadır. Camilerin bugün devlet propagandasının yapıldığı yerler haline gelmesi gerçekten ‘küfür’dür” şeklinde konuştu.

FETHULLAH GÜLEN’E SERT ELEŞTİRİLER

Konferans platform metninin okunmasının ardından söz alan delegelerin çoğunluğu Fethullah Gülen ve cemaatini eleştiren konuşmalar yaptı. Bir Mele “Hangi hadis, hangi ayet yüzlerce çocuğun tutuklanmasını haklı gösteriyor. Bize ‘din kardeşiyiz’ diyerek Kürdistan’da faaliyet yürütenler neden Kürt halkına uygulanan zulme sessiz kalıyorlar ya da Fethullah Gülen gibi ortak oluyorlar” dedi. Aynı Mele, Êzidi, Keldani, Aleviler’inde  bu konfearanslara katılması önerisinde bulunürken, bir başka mele bölgede süren savaşın bitmesi için Habur’dan giriş yapan barış grubunun, barış analarının tutuklandığını ve tutuklu çocuklara tecavüz edildiğini hatırlatarak, “Bu zulme sessiz kalan bir din devletin dini olabilir ancak. O din Muhammed’in dini değildir. Mehmet’in dinidir” dedi. Bir başka delege ise bu tür konferansların Türk ulemasıyla da yapılması gerektiğini ve Türk kamuoyuna da seslenmek ebilmeleri gerektiğini vurguladı. Başka bir delegenin konferans platform metninde Muaviye’nin dini devletin egemenliği altına aldığı eleştirisinden rahatsız olduğunu belirterek “Hz Muaviye döneminde tek bir müslümanın burnu bile kanamamıştır. Hz Ali’de Müslüman kanı dökülmemesi için mücadele etmiştir. Hasan’da. Ama Hüseyin haksızdır. Yezid kan dökmüştür. Ama Yezid yüzünden Hz Muaviye suçlanamaz” sözleri salonda rahatsızlık yarattı. Bu delegeyi 3-4 kişi dışında kimse alkışlamadı. Konferans dün de ‘İslam’da Siyaset, devlet ve iktidar’, ‘İslami açıdan Kürt meselesi ve çözümü’ başlıkları altında yürütülen tartışmalarla devam etti. (Diyarbakır/EVRENSEL)

www.evrensel.net