Pozantı’yı, yoksulları yalnız bırakmayın!

Pozantı’yı, yoksulları yalnız bırakmayın!

Karaburun Bilim Kongresi Kapitalizm Kıskacında Doğa, Toplum ve Teknoloji ana başlığı altında birçok tartışmayı ele almaya devam ediyor. Bilimin toplumsal işlevi temasının öne çıktığı kongrede, akademik özgürlüğü savunmak ve şu an cezaevinde bulunan Müge Tuzcuoğlu ile dayanışmak için kongrenin ana oturumu Müge Tuzcuo

Dilek Yağlı

Oturum başkanlığını Prof. Dr. Cem Terzi’nin üstlendiği ve Prof. Dr. Beyza Üstün, Prof. Dr. Fuat Ercan ile Arif Ali Cangı’nın sunumlarıyla gerçekleşen oturuma ilgi oldukça yoğundu.

Profesör Cem Terzi oturumu Tuzcuoğlu ile dayanışmaya çağrı ile açarken cezaevinden Müge’nin yazdığı mektubun bir bölümünü okuyarak açtı: ‘Pozantı’yı, yoksulları ve kadınları yalnız bırakmayın!’ mesajı okundu.

İlk sunumu gerçekleştiren Beyza Üstün, Kapitalizm Kıskacında Doğa ve Yaşam başlığı altında doğanın tahribatının sonuçlarını ele aldı. Birleşmiş Milletlere bağlı olarak düzenlenen uluslararası kongrelerde ve toplantılarda alınan kararların doğrudan doğayı kapitalizmin kıskacına aldığına dikkat çekti.

“Bu kongrelerde sürdürülebilir kalkınma ve suyun kullanımına dair ticarileştirme olarak alınan iki önemli karar var” diyen Üstün Türkiye’de 2009 yılında düzenlenen Dünya Su Konseyi toplantısının sonuçlarının Karadeniz’de Dersim’de, Antalya’da, Dilovası’da ve Ergene Havzası’nda görüldüğünü belirtti.

SU AKIYOR TÜRK BAKMIYOR

Beyza Üstün’ün ardından söz alan Fuat Ercan, doğanın artan yıkım süreçlerini ve nedenlerini kapitalist üretim çerçevesinde bütünlüklü bir bakışla anlatan bir sunum gerçekleştirdi.

Kapitalizmin, aşırı sermaye birikim ve kamunun kendini yeniden üretememesi krizini, doğayı birikim sürecinin içine alarak çözmeye çalıştığına dikkat çekti.

Ercan doğa-insan ilişkisinin ana çelişki haline geldiğini şu sözlerle savundu: “Sermaye-doğa ana çelişkisi için belirleyici olan daha önce emek-gücünden çekilip alınan değerlerin içine girdiği kriz iken, bu krizi aşma adına gerçekleştirilen her yeniden-değerlenme çabası krizin sermaye-doğa arasında gerçekleşmesine yol açmaktadır. Bu emek-sermaye arasındaki ana çelişkinin bittiği anlamına gelmez, tam tersine bu çelişkinin artarak, biçim değiştirerek devam ettiğine işaret eder”.

“Su akar, Türk Bakar!” sözünü değiştireceğiz diyen Tayyip Erdoğan’ın bu yönde büyük çaba sarf ettiğini, gerçekten çalıştığını söyleyen Ercan, hükümetin bu alanlara son dönemlerde özel olarak, etkili bir biçimde girdiğini söyledi. “Eğitim , sağlık, doğa artık sermaye birikiminin yoğunlaştığı alanlardır” diyen Ercan, beşeri sermayenin de, sürece uygun bir şekilde yeniden tanımlandığını belirtti. Ercan konuşmasını, doğa mücadelesinde sivil toplum kuruluşlarının (STK) her kılığa girdiği  ve bu konuda çok daha fazla özenli olunması gerektiği uyarısıyla sonlandırdı.

KHK’LER MÜCADELEYE DARBE İNDİRDİ

Oturumdaki bir diğer sunum ise ‘Ekolojik Yıkımın Önlenmesinin Etkili Yolları’ başlığı ile Arif Ali Cangı’ya aitti. Türkiye ekoloji hareketinin öncülüğü durumundaki Bergama Köylü Hareketinin bu alandaki diğer tüm mücadeleler için önemli bir örnek olduğunu  söyleyen Cangı, Bergama Hareketi üzerinde oldukça kapsamlı bir kara propagandanın yürütüldüğünü ve madenin işlemesi için bu zamana dek tüm gerçeklerin üstünün örtülmeye çalışıldığını aktardı. Hukuki olarak da Bergama sürecine yenilenen maden yasalarıyla müdahale edildiğini ve çıkarılan kanun hükmünde kararnamelerle(KHK) köylülerin yaratmaya çalıştığı etkinin önemli biçimde kırıldığına vurgu yaptı. Cangı: “Bu yüzden sürekli büyüme ve doğanın kaynaklarının yoğun sömürüsü bizi ekoloji siyasetini Bergama örneği üzerinden tartışmaya zorlamalı” dedi.

Sunumların ardından salondaki katılımcılara söz verildi. Oturumda olduğu gibi oturumu izleyen kongre katılımcıları tarafından da Müge Tuzcuoğlu ile dayanışmayı büyütme ve Tuzcuğlu’nun 24 Eylülde Diyarbakır’da gerçekleşecek olan davasına katılım çağrısı yapıldı. (İzmir/EVRENSEL)


KONGRE'DE BUGÜN MARKSİZMDE TEKNOLOJİ TARTIŞMALARI KONUŞULACAK

Ahmet Haşim Köse’nin başkanlığını yapacağı oturumlarından birinde Engin Karabudak ve Erol Yıldırım teknolojinin diyalektiğini, günümüz teknolojisinin Marksist bakış açısından analizini yapacak. “Değişen ve Değiştiren Sanat” başlıklı oturumda ise “Sanatta Anlamın Gerçek Yaratıcıları: Halk Kitleleri”, “Yasama Tiyatrosu: ‘Mutlu Olmak İçin Cesaretli Olun!”, “Günümüzde Sinemanın Politik Geri Çekilişi”, “Bilim ve Teknolojideki Gelişmelerin Doğaya Etkileri Üzerine Eleştirel Yaklaşımlara Çağdaş Sanattan Örnekler” “Etkileşimli Sanat Yapıtı ve Yeni Açık Alan Reklam Stratejileri” başlıkları yer alacak. “Kapitalizm, Küreselleşme, Gelişme” başlıklı bir diğer oturumda ise geç gelişen ekonomilerde teknoloji konusu ele alınacak.

www.evrensel.net