Ekvador’da derin seçim skandalı

Ekvador’da derin seçim skandalı

Wikileaks’in kurucusu Julian Assange’ın İngiltere’deki konsolosluğuna sığınmasıyla dünya gündemine oturan Güney Amerika’nın küçük ülkesi Ekvador’un iç politikasında da fırtınalar kopuyor. Assange’ı koruması nedeniyle politik kahramana dönüşen Ekvador Devlet Başkanı Rafael Correa, bir yandan

Elif Görgü

TÜM PARTİLER YENİDEN KURULDU

2008 yılında Ekvador’un yeni anayasasının kabulünün ardından, ülkedeki tüm politik parti ve örgütler resmi olarak ortadan kalkmış ve yeniden kurulmaları gerekmişti. Ancak bir siyasi partinin ya da örgütünün yeniden kurulması için resmi üyesi sayısının temsil ettiği nüfusun (yerel ya da ulusal) yüzde 1.5’ini geçmesi şartı getirildi. Bu oran daha önce yüzde 0.5’ti. Ulusal partiler için bu rakam yaklaşık 183 bin üyeye denk geliyor. 14 milyonluk Ekvador için oldukça büyük bir rakam olan bu üyeleri ilk toplayan ve resmi olarak kurulan ilk siyasi parti Demokratik Halk Hareketi (MPD) oldu. MPD bir buçuk yılda 200 bine yakın üye kaydı yaptı ve 2010 yılında yeniden kuruldu.

MPD, bugün Correa’nın en büyük rakibi ve onun karşısındaki tek politik tehdit olan Çokuluslu Sol Koordinasyon (La Coordinatora Plurinacional de Izquierdas) cephesinin de en büyük siyasi örgütü. MPD’nin ardından 7 ulusal siyasi parti de gerekli üyelikleri yaparak yasallaştılar. Rafael Correa’nın örgütü Alianza PAIS de (Ülke İttifakı) 1 milyon üye yaptı ve  yasal statüsüne kavuştu.

SEÇİME DOĞRU SEÇİM SKANDALI

Ancak ne zaman seçim süreci başladı ve sol örgütler Correa’nın karşısında birleşti, birden bire ortaya “sahte üyelik skandalı” çıktı. Temmuz ayı sonunda bazı kişiler üye olmadıkları partilerde üye göründükleri gerekçesiyle suç duyurusunda bulundular. İki gün sonra bizzat devlet başkanı Correa, “Bazı politik hareketlere sahte üyelik kazandırmak için kurulmuş şirketler bile bulunduğu” açıklaması yaptı. Neden o güne kadar bir girişimde bulunmadığını açıklamayan Correa, ilgili başvuruların incelenmesi yerine Ulusal Seçim Konseyine (CNE) tüm partilerin, tüm üyelerinin en baştan gözden geçirilmesi talimatı verdi ki bu yerel örgütlerle birlikte toplam 43 örgütünün üyelerinin kontrolü anlamına geliyordu.

Siyasi partiler ayaklandı. İlginç gelişmeler de oldu. Örneğin La RED isimli örgüt hakkında 439 sahte üyelik iddiası var ancak örgüt yöneticileri soruyor: “Henüz tek bir üye formunu CNE’ye sunmamışken nasıl oluyor da 439 sahte üyemiz olduğu için suç duyurusunda bulunuluyor?”

MUHALEFETİN 47 BİN ÜYESİNİ SİLDİLER!

Öte yandan CNE, üyeliklerin sayılması için “Controles S.A” isimli bir şirketle anlaştı, ancak sayım işlemi çok defa ertelendi. Correa’nın “sol muhalefet tehdidi”ni ortadan kaldırmak istediğini açıklayan MPD’nin sayımı izlemekle görevli üyeleri usulsüzlüklere itiraz edince yaka paça salondan atıldı ve sayım onlarsız yapıldı.

Konsey, MPD’nin 47 bin üyesini iptal etti. Şu ana kadar yeterli ve geçerli üye sayısına sahip olarak yasallığını koruyan sadece birkaç parti bulunuyor. Bunlardan biri Correa’nın Alianza PAIS’i... Correa’ya muhalif örgütlerden ise sadece bir tanesi Seçim Konseyi tarafından “aklanmış” bulunuyor.

MUHALEFET CORREA’YI SUÇLUYOR

Hükümet ve Seçim Konseyinin, muhalefetin seçime girmesini engellemek için sahtecilik yaptıklarını söyleyen MPD ve Çokuluslu Sol Koordinasyon 14 Eylülde büyük bir yürüyüşe hazırlanıyor. CNE ise, MPD’ye eksik üyelerini tamamlamak için sadece 24 Eylüle kadar süre verdi. Bu tarihe kadar üyelerini tamamlamazsa MPD seçime katılamayacak.

Rafael Correa’nın “tek adam” olmak için seçtiği yol sancılı. Kendisini hükümete getiren güçleri bugün “terörizm”le suçlayan, anayasanın hiçbir maddesini uygulamayan, üniversite öğrencilerini ve muhalif politikacıları bu suçlamayla hapse attıran Correa’nın, Julian Assange olayı ile giydiği kahramanlık kostümünü ne kadar daha üzerine taşıyabileceği belirsiz.

Ekvador halkı bu sürenin ne kadar olduğunu şubat 2013 seçimleri ile karar verecek. Tabii CNE, Correa dışında bir aday daha çıkmasına izin verirse... Çünkü seçimlerde yarışabilmek için CNE’nin üyelik sayımında, seçime girmeye hak kazanan bir parti tarafından aday gösterilmiş olmak gerekiyor. (Quito/EVRENSEL)


GERÇEKTİ HAYAL OLDU

Rafael Correa Delgado, sol, sosyalist ve ilerici siyasi parti ve örgütlerinin desteği ile 2007’de iktidara geldi. Venezuela’da Hugo Chavez’in ardından Latin Amerika’da halkçı devlet başkanları rüzgarının yeni adıydı. Che Guevara için şarkılar söylüyor, ABD’ye kafa tutuyordu. 2008’de Kurucu Ulusal Meclisin 8 aylık çalışması sonucu hazırlanan ve ücretsiz eğitim, ücretsiz sağlık, insana yaraşır çalışma koşulları, halkın temel ihtiyaçlarının karşılanması, herkes için sosyal güvenlik ve toplumsal dayanışma gibi önemli maddeler içererek tarihin en ilerici metinlerinden biri haline gelen yeni anayasanın hayata geçirilmesiyle gündeme oturmuştu. Ancak iktidarı boyunca çıkardığı liberal yasalarla bu anayasayı uygulamayan Correa Hükümeti, bugün ülkedeki tüm ilerici güçleri karşısına almış durumda. Bu güçlerin arasında kendi hükümeti döneminde bakanlık yapmış olanlar da bulunuyor. ABD’li Hillary Clinton’un Ekvador ziyareti sırasında “Antiemperyalist ya da antikapitalist olmadığı” yönündeki beyanı ile geldiği noktayı kendisi özetleyen Correa bugün “teröristler” diyerek muhaliflerini hapse attıran bir devlet başkanı konumunda. Üniversite Öğrencileri Federasyonu Başkanı Marcelo Rivera 3 yıldır tutuklu. Mart 2012’de gerçekleşen ve 200 bin kişinin katıldığı “Su, Yaşam ve Onur” yürüyüşünden bir gün önce yürüyüşle ilgili yaptıkları toplantı basılarak tutuklanan MPD üyesi ve gençlik önderi 10 kişi de “terörizm”le yargılanıyor. Çoğu yine MPD üyesi 300 kişinin hakkında da benzer davalar devam ediyor.

www.evrensel.net