'10 Ekim': Kaybedilmiş ve bitmiş bir dava değil

Fotoğraf: Evrensel

'10 Ekim': Kaybedilmiş ve bitmiş bir dava değil

10 Ekim Ankara Katliamı davasında kararlar açıklandı. Fatih Polat, davanın seyrini ve sonuçlarını yazdı.

Fatih POLAT
Ankara

10 Ekim 2015 sabahı, ‘Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi’ için Ankara Garı önünde toplananlara yönelik IŞİD’in canlı bomba saldırısı sonucu 100’ü saldırı anında, 3’ü de yaralananların daha sonra hayatlarını kaybetmeleri sonucu 103 kişinin ölümüyle sonuçlanan Türkiye tarihinin en büyük katliam davası tutuklu sanıklar açısından karara bağlandı.

10. grup duruşmanın dördüncü gününde, 54. celsede çıkan kararın, göz göre göre geldiğine dair istihbarat raporları bulunan böylesi büyük bir saldırıya dair olarak tek bir kamu görevlisinin bile yargılanmamış olması en başta katliamda yaşamını yitirenlerin yakınları ve saldırıda yaralananlar açısından kuşkusuz kahredici oldu. Dört gündür izlediğim duruşma süreci boyunca ailelerle yaptığım sohbetlerde, bu kararı beklediklerini ve çok öfkeli olduklarını gözlemliyordum. Karar açıklandıktan sonraki halleri ve tepkileri de bunu teyit etti. 7 Kasım 2016’da başlayan, iki yıla yaklaşan bu dava süreci, geride yaralanmış vicdanlar, travmalar bıraktı.

BU SAHİPLENME OLMASAYDI….

Ancak tüm bunlara rağmen bu davanın kaybedilmiş bir dava olmadığını da altını çizerek vurgulamak gerekiyor. 54 celsedir her gün Türkiye’nin dört bir yanından gelerek duruşma salonunu dolduran, bazen sanıkların beyanlarına, bazen onların avukatlarının sözlerine, bazen de mahkeme heyetinin çeşitli tutumlarına ilişkin verdikleri canlı tepkilerle aileler, bu davanın adalet tarafını oluşturdular. Ve onlarla birlikte davanın müşteki avukatlarının çabası çok değerliydi. Mahkemenin defalarca talep etmesine rağmen, bu dava ile ilgili gelmeyen belgeleri, müşteki avukatlar bizzat Antep’e giderek getirip dosyaya kazandırdılar. Yaptıkları çapraz sorgularla davanın dosyasının derinleşmesini sağladılar. Titiz bir çalışmayla bu son dört günlük duruşma sürecinde tam anlamıyla bir karşı mütalaa veren müşteki avukatların bu gayretleri de bu davayla birlikte tarihte anlamlı bir yerde duracak.

Eğer ailelerin, avukatların ve bu davaya sahip çıkanların çabaları olmasaydı, bu dava da başka IŞİD davalarında olduğu gibi sanıklar lehine bir sonuçla bağlanabilirdi.

BUNDAN SONRAKİ HUKUKİ SÜREÇ

Bundan sonra müşteki avukatlar verilen kararla ilgili olarak istinaf mahkemesine gidecek. Davanın tefrik edilen bölümünde de onların hukuk mücadeleleri önemli olacak.

Kamu görevlilerinin yargılanmasıyla ilgili olarak mahkemenin daha önce yaptığı suç duyurusunu Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın işleme koymama kararına karşı, dava avukatları bölge idare mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi’ne başvurmuştu.

Yine müşteki avukatlar, Ankara soruşturma savcıları ve Antep ile Kilis’teki kamu görevlileri hakkında suç duyurularında bulunmuştu. Bu hukuki süreçler de devam ediyor.

Son Düzenlenme Tarihi: 03 Ağustos 2018 22:35
www.evrensel.net