Birleşik Arap Emirlikleri, Çin ile bağlarını neden güçlendiriyor?

Görsel: Evrensel

Birleşik Arap Emirlikleri, Çin ile bağlarını neden güçlendiriyor?

Middle East Eye Yazarı Camile Lons, Birleşik Arap Emirlikleri ile Çin arasındaki yakınlaşmanın arka planını yazdı.

Camile LONS
Middle East Eye

Çin Halk Cumhuriyeti’nin uzun vadeli bölgesel hedeflerindeki belirsizliğe rağmen, Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) yatırım ihtiyacı, petrol fiyatlarının düştüğü dönemde, Çin’in önüne kırmızı halının serildiğini gösteriyor.

Geçtiğimiz hafta BAE’nin, Çin Başkanı Xi Jinping için kırmızı halıyı sermesiyle son otuz yıldır ilk kez bir Çin lideri ülkeyi ziyaret etmiş oldu.

Çin, Ortadoğu’daki artan etkisiyle dikkatleri üzerine çekerken, iki ülke, muhtelif sektörlerde enerji iş birliğini de kapsayan 13 anlaşma imzaladığını duyurdu.

Dubai Emiri Şeyh Seyyid Sultan Muhammed Raşid Erol, geçtiğimiz cuma Twitter’da şöyle yazdı: “Politik ve ekonomik pek çok alanda anlaşmalarımız ve enerji, teknoloji ve altyapı sektörlerindeki projelerimizde sağlam bir temelimiz var.”

“Daha da önemlisi, büyük bir iş birliği ve entegrasyon dönemini başlatmak için güçlü bir politik irademiz var.”

TARAFSIZLIK ANLATISI

Gözlemciler, Pekin’in bölgedeki uzun vadeli stratejik hedeflerine temkinli bakmaya devam ediyor. Çin tarafsız olduğu ve ülkelerin iç işlerine müdahalede bulunmadığı yönündeki anlatısına devam etmekle birlikte hedeflerinde ilerlemek için Körfez’i parçalayan bölgesel rekabetlerden faydalanıyor.

Son birkaç yıl içinde, Körfez ülkeleri, en büyük küresel petrol ithalatçıları olan Çin’i gittikçe daha önemli bir oyuncu olarak görüyor. Enerji ticaretinin yanı sıra, kara, hava ve deniz yollarında küresel bir ticaret ağı oluşturmayı hedefleyen ve merkezinde Çin’in yer aldığı ‘Bir Kemer Bir Yol’ projesi Körfez ülkelerinin ilgisini çekiyor.

Avrupa, Afrika ve Asya’nın kesişme noktasındaki Körfez, Bir Kemer Bir Yol projesi için kilit bir konuma sahip ve Çin’in nakliye ve lojistik sektörlerindeki devlet şirketleri Körfez limanlarındaki altyapı yatırımlarını artırmaya başladı. Körfez ülkelerinin ekonomilerinin petrol bağımlılığını kırmaya çalıştıkları dönemde, küresel ticaret yollarındaki konumları ve Çin’in yatırımları önemli bir fırsata işaret ediyor.

Bilhassa BAE, kendisini Çin’in bölgedeki hedefleri için kilit bir ortak olarak konumlandırıyor. Halihazırda Çin, BAE’nin en önemli ticaret ortaklarından biri ve  BAE, Çin’in Bir Kemer Bir Yol projesi için de birçok avantaj sunuyor. Cebel Ali’nin bölgedeki en büyük konteyner limanı olduğu Dubai’de büyük bir bölgesel ticaret merkezi haline gelmiş durumda.

BAE aynı zamanda Körfez, Batı Hint Okyanusu ve Kızıldeniz çevresindeki birçok limanda güçlü bir varlık geliştirdi. Yemen savaşı, BAE’nin ülkedeki ve günlük petrol akışının 4.8 milyon varil civarı tahmin edildiği Bab’ül-Mandep vilayetinin etrafındaki nüfuzunu geliştirmesine izin verirken, Emirliğin denizcilik diplomasisinde kilit öneme sahip ticari aracı olan devlete ait DP World, Afrika Boynuzu’ndaki varlığını büyütmüş durumda.

AGRESİF DIŞ POLİTİKA

Çin’in bölgesel ticaret yollarındaki ağırlığının farkında olan BAE, denizcilik yatırımlarını Çin’inkilerle uyumlu hale getirme konusunda ihtiyatlı davrandı -ancak pek çok durumda, iki ülkenin birbiriyle çakışan çıkarları oldu.

Çin Cibuti’de BAE zararına askeri üsler açma hakkı kazandı. Cibuti’nin Doraleh Limanının işletmesi için DP World ile yapmış olduğu anlaşmayı Çin lehine sona erdirmesi bekleniyor. Benzer bir biçimde Umman ve Katar Limanlarındaki Çin yatırımları Cebel Ali’yle rekabet yaratacaktır. Kendisini diğer ülkelerin iç işlerine karşı tarafsız olarak sunan Çin, BAE’nin Katar ablukası ve İran karşıtı söylemleriyle yükselen saldırgan dış politikası karşısında bazı endişelere kapılmaya başladı. Katar krizinin bölgesel ticaret özgürlüğü üzerindeki olumsuz etkilerinden endişe eden Çin, sorunun çözümü için Körfez’deki partnerlerine baskı yapmaya başladı. Belirli bir ülkeye bağımlılığı önlemek için Çin, Abu Dabi’nin rakipleri de dahil olmak üzere bölgedeki ortaklıklarını ve yatırımlarını çeşitlendirmek konusunda ihtiyatlı davrandı ve hedeflerine ulaşmak için bölgesel rekabetten akıllıca faydalandı.

Çin, Katar’la yakın ilişkilerini sürdürdü ve iki ülke arasında 2014’te bir stratejik ortaklık anlaşması imzalandı. İki ülke arasındaki ticaret hacmi geçtiğimiz yıl önemli ölçüde arttı ve hatta Çin 2018’de Birleşik Devletler’in Katar’a en büyük ihracatçı olmasını engellemeyi başardı. Ayrıca, Çin, Hamad Limanının altyapısına büyük ölçekli bir yatırım yaparken, Katar Çin yapımı SY-400 kısa menzilli balistik füzeleri satın alacağını bildirdi.

STRATEJİK KONUM

Çin, Birleşik Devletler’in kasım ayından itibaren petrol ihracatına karşı yaptırımları yeniden yürürlüğe koymakla tehdit ettiği İran’da önemli bir rol oynayabilir. Pekin ve Tahran 2015’teki Nükleer anlaşmanın ardından aralarındaki ticareti on sene zarfında on katına çıkarmayı hedefleyen bir anlaşma imzalamıştı. İran ayrıca Bir Kemer Bir Yol projesinde stratejik bir öneme sahip.

Ancak Birleşik Devletler’in nükleer anlaşmadan çekilmesi Çin-İran ilişkilerinin geleceğini öngörmeyi zorlaştırıyor.

Birleşik Devletler ve Çin arasındaki ticaret savaşları, Amerikalılar ve Avrupalıların İran’daki potansiyel yatırımlarını geri çekmeleri gibi etmenler Çin’in İran’la ticaretinin ve bu ülkeden petrol ithalatının artmasını teşvik edebilir. Ancak Çin’in petrol altyapısının düşük kalitede olması bugüne değin Avrupa yatırımlarına bel bağlamış İran’la iş yapmasını zorlaştırabilir. Ayrıca böyle bir hamle karşısında birçok büyük Çinli şirket ve banka Amerikan yaptırımlarına maruz kalabilir. BAE için Pekin ile ortaklık geliştirmek Bir Kemer Bir Yol projesindeki yerini garantiye almak ve İran’la dengeleri korumak açısından bir araç olabilir. BAE, Çin’in bölgedeki uzun vadeli emelleri hakkında kısıtlı bir öngörüye sahip - ya da stratejik çıkarları resmi böyle görmelerini gerektiriyor - ancak petrol fiyatlarının düştüğü bir dönemde yatırım ihtiyacı BAE’ye zaten başka bir seçenek de bırakmıyor.

(Çeviren: Elif Sinem Sönmez)

Son Düzenlenme Tarihi: 03 Ağustos 2018 13:08
www.evrensel.net