‘Birliği ve beraberliği öğrendim, bireyselliği reddettim’

Direnişteki Flormar işçileri (Fotoğraf: Evrensel)

‘Birliği ve beraberliği öğrendim, bireyselliği reddettim’

Mücadelelerini ilk günden bu yana fabrika önünde kararlılıkla sürdüren Flormar işçileri, direnişten çok şey öğrendiklerini ifade ediyor.

Hasret Gültekin KOZAN
Kocaeli

Flormar direnişi 76. gününde. Mücadelelerini ilk günden bu yana fabrika önünde kararlılıkla sürdüren işçilerle direnişlerini konuştuk. Direnişten çok şey öğrendiğini ifade eden 24 yaşındaki Mahir Öztürk, “Arkadaşlarımla omuz omuza verdim. Hayatımda ilk direnişim, bu direniş bana çok şey kattı. Birliği ve beraberliği öğrendim, bireyselliği reddettim” diye konuştu.

Gebze Organize Sanayi Bölgesi’nde (GOSB) yer alan Flormar kozmetik fabrikasında Petrol-İş’te sendikalaştıkları gerekçesiyle işten çıkarılan çoğu kadın 132 işçinin 15 Mayıs’tan bu yana fabrika önünde sürdürdükleri eylem 76. gününde.

Fabrika önünde direniş alanında görüştüğümüz işçilerden Pınar Koca, ilk atılanlardan. “İçeride işçi değil de köle olarak çalıştık. Direnişte kendime öz güvenim geldi” diyen Koca şöyle devam etti: “Direniş öğretiyor, ‘Ben yaparım, başarırım’ diyorsun, öz güven sağlıyorsun. Ya biz bu sendikayı içeri sokacağız, ya da Flormar kepenkleri kapatıp gidecek.” Direniş alanında sürekli engel ile karşılaştıklarını belirten Koca, “Bir geliyoruz branda çekmişler, bir geliyoruz dikenli tel çekmişler, bir geliyoruz otobüsler kapının önünü kapatmış. Bizi acımadan işten çıkaran patron, hâlâ acımadan bize engeller çıkarıyor. Bu yüzden direniyoruz” diye konuştu.

‘İŞÇİYE YASA YAPMAYANA HAKKIMI HELAL ETMEM’

Musa Özhan ise paketleme servisinde çalışıyordu. Sendikanın içeri girdiğinde neyin değişeceğini sorduğumuz Özhan, “Eşit işe, eşit ücret alacağız” diyor. Kazandırdıkları patronun kendilerine zam yaparken karşılığını vermediğini belirten Özhan, “Üretim aşırı fazla, 1 yılda yüzde 42 kazanç sağlayan Flormar patronu bize yüzde 2’yi reva gördü. Biz de sendikalaştık” diye konuştu. Geçim derdinin zor olduğunu ifade eden Özhan şöyle konuştu: “Bu işçiler nasıl geçinsin? 3 çocuk, 5 çocuk yapın demek kolay, gelin de siz geçindirin o zaman. Ben Mecliste oturup, bizim hakkımızda istediğimiz yasaları yapmayanları kınıyorum, hakkımı helal etmiyorum.”

‘EŞİM FABRİKADAN ARKADAŞLARIYLA  GELDİ’

7 yıllık Flormar İşçisi Elif Uslu ise, kendisi gibi işçi olan eşinden destek aldığını belirterek, “Hep susmuşuz, keşke en başından örgütlenseydik. Öncesinde daha sakindim, şimdi daha çok özgür ve güçlüyüm. Ailem destekliyor beni, eşim Sandoz işçisi. Fabrikadan arkadaşlarıyla toplanıp geldiler, bize destek oldular. Destekler bize gurur veriyor” diye konuştu. 1.5 yıldır Flormar’da çalışan ve direniş alanında kitap okurken gördüğümüz Selman Sakarya ise, “Türkiye’de mücadele etmeden kazanılmıyor” diyerek direniş alanında kitap okuyarak vakit geçirdiğini ifade etti. GOSB’nin içinde bulunan diğer patronlarının Flormar patronuna destek verdiğini belirten Sakarya, “Biz kazanırsak işçi sınıfı kazanacak” diye konuştu. 7.5 yıllık Flormar İşçisi Mine Özdemir, direnişin kendine öğrettiklerini şöyle sıralıyor: “Normalde hiç konuşmadığım arkadaşlarım vardı, burada onlarla konuştum, birlik ve beraberliği öğrendim. En önemlisi kadınların başarabileceğini öğrendim, bizim başaramayacağız hiçbir şey yok.” Haklarının verilmediği için sendikalaştıklarını aktaran Özdemir, “Beni en çok işçi arkadaşların, kadınların dayanışması etkiledi” diye konuştu.

‘KENDİ TOPUKLARINA SIKIYORLAR’

Bugüne kadar zeytin dalı uzattıklarını belirten Petrol-İş Gebze Şube Başkanı Süleyman Akyüz de şöyle konuştu: “Biz işletmeyi işverenden daha fazla düşünür hale geldik. Biz hep zeytin dalını uzattık, ‘İçeri girip tekrar çalışacağız’ dedik. Boykot kampanyası yapmadık, bizim dışımızda yapılanlar oldu. Bu firmanın bütün rakipleri bir araya gelse onlara bu zararı veremezdi, kendi topuklarına sıkıyorlar.” İşçilerin ihtiyaçlarını karşılamak için örgütlü oldukları fabrikalarda çalışan işçilerden dayanışma ücreti topladıklarını belirten Akyüz, “Bu mücadeleyi bu güne kadar sürdürdük, bundan sonra da sürdüreceğiz. Hukuk süreci devam ediyor, bu da yetmiyor maddi boyutu var bu işin. Arkadaşlarımızın her türlü ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyoruz. Yemek, servis ve aylık olarak ödeme yapıyoruz. Ödemeyi sendikamızın örgütlü olduğu yerlerde işçi arkadaşlardan topladığımız dayanışma gelirleriyle yaptık, yapacağız” diye konuştu. Flormar ve Yves Rocher önlerinde yapılan eylemlerin kendilerine güç verdiğini belirten Petrol-İş Gebze Şube Başkan Yardımcısı Şivan Kırmızıçiçek ise şöyle konuştu: “İlk günkü coşkuyla devam ediyoruz. Türkiye’nin dört bir yanında sivil toplum örgütlerinin desteğiyle Flormar ve Yves Rocher önlerinde eylemler oluyor, boykot çağrıları yapılıyor. Bu bize güç veriyor.”

GENÇ İŞÇİLER DİRENİŞ ALANINDAN AYRILMIYOR

Mahir Öztürk 24 yaşında. “Deneme süresindeydim, arkadaşlarım işten atılmaya başladı. Arkadaşlarım işten atılınca etkilendim, dayanamadım, kendimi işe veremedim” diyen Öztürk’ün kendisi de sonrasında işten atılıyor. Hayatının ilk direnişi olduğunu söyleyen Öztürk, “Arkadaşlarımla omuz omuza verdim. Hayatımda ilk direnişim, bu direniş bana çok şey kattı. Birliği ve beraberliği öğrendim, bireyselliği reddettim” diye konuştu. Fatih Baş 21 yaşında, 1 yıllık Flormar işçisiydi. Direniş alanında sendikanın ne demek olduğunu öğrendiğini söyleyen Baş şöyle devam etti: “Emeğimizin hakkını istedik, alamadık. Bizi insan yerine koymadılar. ‘Aileyiz’ diyenler, bir çırpıda evlatlarını kapının önüne koydu. İçeride sendikanın ne olduğunu bilmiyordum, burada, direniş alanında sendikanın ne olduğunu öğrendim. Şimdi tam bir aile olduk. Patronlar birlik oluyorsa, işçiler de birlik olmalı, tek yumruk olmalı.”

ÇOCUKLARIYLA DİRENİŞ ALANINDA BİR ANNE…

Direnişteki Flormar işçisi Meral Aktaş (Fotoğraf: Evrensel)

Meral Aktaş 5 yıllık Flormar İşçisi. Fabrikadan geçtiğimiz günlerde atıldı. Aktaş, işten atılma sürecini şöyle anlatıyor: “Arkadaşlara el salladık, alkış tuttuk diye biz de işten atıldık. Bize baskı yaptılar, bölümümü değiştirdiler. Dışarıda olan arkadaşlarımızla göz teması kurmamamız için bize baskı yapıyorlardı. Dışarıda olmak daha kolay, içeride olmak çok zordu.” Direniş alanına 3 çocuğu ile gelen Aktaş, “Çocuklarım işten atılmama rağmen neden fabrika önüne geldiğimi merak ettiler. Babası da onları getirdi, direniş alanındalar. Bu atmosferi yaşasınlar diye buradalar” diye konuştu.

‘ANNEM KAZANACAK!’

Çocuklardan Batuhan, niçin direniş alanında olduğunu, “İnsanları işten çıkartıyorlar, onlar da işe geri dönmek için bağırıyorlar. Kazanacaklar” sözleriyle ifade etti. Emirhan ise, “Burada direniş var. Anneme destek olmak için buraya geldik, annem kazanacak” diyor. Irmak ise en küçükleri, “8 yaşındayım. Annem hakkını aramak için burada, biz de ona destek veriyoruz” diye konuştu.

Son Düzenlenme Tarihi: 28 Temmuz 2018 16:01
www.evrensel.net