Merkez Bankası faiz artırmadı, dolar 4.91'e fırladı

Görsel: Pixabay

Merkez Bankası faiz artırmadı, dolar 4.91'e fırladı

Merkez Bankası, politika faizini yüzde 17.75 olarak sabit bıraktı. Kararın ardından dolar/TL kuru 4.91'e yükseldi.

Merkez Bankası politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 17.75’te sabit tuttu. Faiz kararının açıklanmasından sonra, dolar 4.91 liraya kadar tırmandı; avro 5.77 liraya, sterlin 6.45 liraya yükseldi.

Başkan Murat Çetinkaya, Ömer Duman, Erkan Kilimci, Emrah Şener, Murat Uysal, Abdullah Yavaş’ın katıldığı Merkez Bankası Para Politikası Kurulu toplantısı sonrası yapılan açıklamada şu bilgiler verildi:

"♦ Para Politikası Kurulu (Kurul), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 17.75 düzeyinde sabit tutulmasına karar vermiştir.

♦ Son dönemde açıklanan veriler iktisadi faaliyette dengelenme eğiliminin belirginleştiğine işaret etmektedir. Dış talep gücünü korumakla birlikte iç talebe dair yavaşlama sinyalleri artmaktadır.

♦ Yakın dönemde maliyet yönlü gelişmeler ve gıda fiyatlarındaki oynaklık enflasyon üzerinde etkili olmuştur. Öte yandan, fiyat artışlarının alt kalemler bazında genele yayılan bir nitelik gösterdiği dikkat çekmektedir.

♦ İç talep koşullarının etkisinin azalacağı öngörülmekle birlikte enflasyon ve enflasyon beklentilerinin bulunduğu yüksek seviyeler fiyatlama davranışları üzerinde risk oluşturmaya devam etmektedir. Bu çerçevede Kurul, sıkı para politikasının uzun bir müddet korunmasının gerekebileceği değerlendirmesinde bulunmuştur.

♦ Merkez Bankası fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda elindeki bütün araçları kullanmaya devam edecektir. Enflasyon görünümünde belirgin bir iyileşme sağlanana kadar para politikasındaki sıkı duruş kararlılıkla sürdürülecektir.

♦ Enflasyon beklentileri, fiyatlama davranışları, para politikası kararlarının gecikmeli etkileri, maliye politikasının dengelenme sürecine vereceği katkı ve enflasyonu etkileyen diğer unsurlardaki gelişmeler yakından izlenerek ihtiyaç duyulması halinde ilave parasal sıkılaştırma yapılabilecektir.

♦ Açıklanacak her türlü yeni verinin ve haberin Kurul’un geleceğe yönelik politika duruşunu değiştirmesine neden olabileceği önemle vurgulanmalıdır.

♦ Para Politikası Kurulu Toplantı Özeti beş iş günü içinde yayımlanacaktır.”

Kararın ardından dolar 4.91 liraya kadar tırmandı; avro 5.77 liraya, sterlin 6.45 liraya yükseldi.

'KAYNAYAN TENCERENİN İÇİNDEKİLER AZALMAKTA'

Dövizdeki yükselişi Evrensel'e değerlendiren Prof. Dr. Sinan Alçın “Döviz kurundaki yukarı yönlü her hareket tüketici enflasyonuna yansımakta, mutfakta kaynayan tencerenin içindekileri azaltmaktadır” dedi. Doç. Dr. Ümit Akçay ise “Resesyon beklentisi, ‘iç talepteki yavaşlama’ olarak TCMB açıklamasına yansımış. Bunun enflasyonu da düşüreceği varsayılıyor. Ancak kur şoku nedeniyle resesyon olsa da enflasyon düşmeyebilir” uyarısında bulundu.

Murat Çetinkaya (Başkan), Ömer Duman, Erkan Kilimci, Emrah Şener, Murat Uysal, Abdullah Yavaş’ın katıldığı Merkez Bankası Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı sonrası “Para Politikası Kurulu, politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 17.75 düzeyinde sabit tutulmasına karar vermiştir” açıklaması yapıldı.

‘ÜCRET GELİRİYLE GEÇİNMEK ZORUNDA OLAN MİLYONLARCA EMEKÇİYİ İLGİLENDİRİYOR’

Prof. Dr. Sinan Alçın: Seçim sonrası dönemde, haziran ayı enflasyonu yüzde 15’in üzerinde gelmekle birlikte döviz kurundaki gevşeme ve orta vadeli programda köklü makro ihtiyati kararların alınması olasılığı Merkez Bankasının dünkü PPK toplantısındaki faiz artışı yönünde alabileceği kararı etkisiz kıldı. Faiz konusunda esas olarak iki alan öne çıkıyor. Birincisi enflasyon oranı ve döviz kurunun başını çektiği makro ekonomik veriler, ikincisi ise uluslararası finans kapital yatırım kurumlarının beklentileri. Özellikle yabancı çok uluslu bankaların son bir hafta içerisinde Merkez Bankasının 125 baz puan kadar artış yapacağı yönündeki öngörüleri piyasadaki faiz artış beklentisini artırmıştı. Gelinen aşamada Merkez Bankasının para politikasını faiz üzerinden gerçekleştirebileceği müdahaleler büyük ölçüde etkisiz hale gelmiştir. Ekonominin bütününde ortaya çıkan duraksama, finansal derinlik kaybı ancak yapısal bir reform ile iyileştirilebilir gibi görünüyor. Burada esas soru yapısal reformun toplumsal sınıflar ve üretici kesimlerin hangilerini ne ölçüde kapsayacağı, gelir dağılımı adaletini ne ölçüde sağlayacağı, üretimde niteliği hangi ölçüde artıracağı ile ilgilidir. Hükümetin OVP üzerinden tartışmaya başladığı yeni yapısal programın geniş halk kesimlerini kapsayıcı, üretimde verimlilik yerine niteliği öne çıkartan ve gelir dağılımını artırıcı bir niteliğe sahip olmadığı görünüyor. Böylesi bir yapısal programın hazırlık sürecinin demokratik kitle örgütleri, üretici kesim temsilcileri, tarımsal üretici birlikleri ve oluşumlarının aktif katılımı ile yapılması gerekir. Merkez Bankasının PPK toplantısında faizi artırmamış olması özellikle uluslararası spekülatif sermaye hareketleri açısından olumsuz karşılanmış ve bu durum TL cinsi varlıkları olan güvene azaltırken döviz kuru ve diğer yabancı varlıkların nispi değerini artırmıştır. Ekonominin içinde bulunduğu durumdan kaynaklı olarak ortaya çıkan bu tip dalgalanmalar doğal olarak ilk başta ücret geliriyle geçinmek zorunda olan milyonlarca emekçiyi ilgilendirmektedir. Döviz kurundaki yukarı yönlü her hareket tüketici enflasyonuna yansımakta mutfakta kaynayan tencerenin içindekileri azaltmaktadır. Neticede faiz, döviz kuru enflasyon gibi “makro ekonomik” veriler, veri olmanın ötesinde gündelik yaşamda geniş halk kesimlerini yakından ilgilendirmektedir.

RESESYON OLSA DA ENFLASYON DÜŞMEYEBİLİR

Merkez Bankasının faizi artırmama kararı sonrası yaşanacaklara ilişkin sosyal medya üzerinden değerlendirmelerde bulunan Berlin School of Economics and Law’dan Doç. Dr. Ümit Akçay, “Merkez Bankasının faizi artırmaması, ‘yumuşak iniş’ değil, ‘sert çakılma’ senaryosunun işlediğini gösteriyor. Faizleri daha da artırmak, ekonomik büyümeyi daha da boğacak idi. Ancak bu sefer yeni bir kur şoku gelecek. Döviz-faiz kıskacı işliyor, yapısal kriz derinleşiyor. Resesyon beklentisi, ‘iç talepteki yavaşlama’ olarak TCMB açıklamasına yansımış. Bunun enflasyonu da düşüreceği varsayılıyor. Ancak varsayımın yumuşak karnı, kur şoku. Kur şoku nedeniyle resesyon olsa da enflasyon düşmeyebilir” dedi.

ALBAYRAK: KAMU HARCAMALARI KISILACAK

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, yeni orta vadeli program (OVP) ile enflasyonda düşüşe odaklı bir çerçeve ortaya koyulacağını ileri sürdü. OVP’nin hazırlanması için akademisyenlerin ardından patronlarla bir araya gelen Albayrak, yaptığı yazılı açıklamada 2018 mali yılı için kamu harcamalarıyla ilgili tasarruf tedbirlerinin alınmaya başladığını ifade etti. Albayrak, kamu varlıklarının tek elden yönetilmesi ve tek hazine hesap uygulamasının yaygınlaştırılmasıyla ilgili yasal düzenlemelerin hayata geçirileceğini söyledi. (EKONOMİ SERVİSİ)

Son Düzenlenme Tarihi: 24 Temmuz 2018 21:06
www.evrensel.net