İsrail Ukrayna’da Neonazileri silahlandırıyor

Ukrayna ve israil savunma bakanlari işbirliği toplantısı. Fotoğraf: Ukrayna Hükümeti

İsrail Ukrayna’da Neonazileri silahlandırıyor

Ukraynalı Neonazi milis gücü ‘Azov Taburu’ milislerin ellerindeki İsrail lisanslı tüfekler tartışma yarattı.

İsrail’in Ukrayna’daki Neonazi milisleri silahlandırdığı iddia edildi.

Filistin sorunu merkezinde yayın yapan Elektronic İntifada haber sitesinin edindiği bilgilere göre, Ukraynalı Neonazi milis gücü “Azov Taburu”nun paylaştığı propaganda görsellerinde milislerin elinde İsrail lisanslı Tavor tüfekleri görülüyor. İsrailli insan hakları savunucuları ise Ukraynalı anti-Semitist milislere silah satışına karşı protestolarını sürdürüyorlar.

DESTEK YAZIŞMALARLA DA DOĞRULANIYOR

Haberde, İsrail savunma ve dışişleri bakanlıkları arasındaki yazışmaların da iddiaları kanıtlar nitelikte olduğu belirtiliyor. Ortaya çıkan evraktan 26 Haziran tarihli olanı, İsrail’in Ukrayna’ya yapılan tüm askeri yardımı sona erdirmesini talep eden İsrailli Avukat Eitay Mack’ın dilekçesine cevaben yazılmış. Mack ve 35 insan hakları savunucusunun imzası bulunan dilekçede Azov Taburu’nun resmen Ukrayna Silahlı Kuvvetleri’ne bağlı olduğu ve İsrail’e ait silahların anti-Semitist veya Neonazi kuvvetlerce kullanılmayacağının garantisi olmadığı ifade ediliyor. Dilekçede ayrıca Ukrayna Silahlı Kuvvetlerine bağlı askerlerin İsrailliler tarafından eğitildiğine de dikkat çekiliyor.

Azov Taburu’nun faşist yapısını ayrıntılarıyla ortaya koyan “dilekçeyi dikkatlice okuduğunu” ifade eden İsrail silah ihracat kurumu başkanı Racheli Chen ise iddiaları reddediyor ve “güvenlik” gerekçelerinin arkasına sığınarak silah lisanslarının iptalini dahi tartışmaya yanaşmıyor.

UKRAYNA’DA İSRAİL LİSANSLI PİYADE TÜFEKLERİ

Azov Taburu’nun kendi web sitesi ve Youtube kanalındaki propaganda materyalinde İsrail malı silahları görmek mümkün. Silahlar arasında İsrail hükümetine bağlı İsrail Silah Endüstrisi lisanslı İsrail özel kuvvetlerinin “birincil silahı” olan Tavor piyade tüfeği dikkat çekiyor. Tavor son olarak Gazze’deki Büyük Geri Dönüş Yürüyüşü’ne katılan sivillere karşı yapılan katliamda kullanılmıştı.

Bahsi geçen Azov Taburu, faşist sokak haydutlarından oluşan bir çete olarak ortaya çıkmış ve şu anda Ukrayna Ulusal Muhafızları’nın bir parçası haline gelmiş olan aşırı sağcı milis gruplarından biri. Rusya düşmanlığıyla öne çıkan grup 2013’te başkent Kiev’de ABD ve AB destekli “Euromaidan” protestolarında çevik kuvvet ile çatışmıştı. Protestolar Rus yanlısı başkan Viktor Yanukovic’in görevden el çektirildiği 2014 darbesine zemin hazırlamıştı.

DONBASS İÇİN SİLAHLANDIRILDILAR

Doğu Ukrayna’da (Donbass) Rusya destekli bağımsızlık yanlılarına karşı iç savaş başladığında Batı destekli yeni hükümet Azov’u silahlandırmaya başladı. Azov milisleri Ukrayna İçişleri Bakanlığı’nın yetki alanına girdikten kısa süre sonra bağımsızlık yanlılarına karşı en sert çatışmaların sürdüğü cephelerde görülmeye başladı. Grup, Birleşmiş Milletler ve İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) raporlarında Donbass bölgesinde süregelen iç savaşta bağımsızlıkçılara karşı işkence, cinsel şiddet ve sivil yerleşimlerin hedef alınmasını içeren savaş suçları işlemekle itham ediliyor.

Azov komutanlarından Vadym Troyan’ı polis kuvvetinin başına atayan İçişleri Bakanı Arsen Akakov, geçen sene İsrailli mevkidaşıyla yaptığı toplantı sonrasında aralarında “verimli bir iş birliği” olduğunu söylemişti.

AZOV’UN KURUCUSU UKRAYNA MECLİSİNDE

Fotoğraf: Twitter

Azov’un kurucusu ve ilk komutanı Andriy Biletsky bugün Ukrayna parlamentosunda milletvekili olarak görev yapıyor. Biletsky “beyaz ırkın onurunu yeniden kazanacağı” üzerine and içmiş ve “ırkların karışması”nı yasaklayacak yasaların savunucusu olmuştu. Biletsky 2014’te şöyle yazıyordu: “Şu kritik anda ulusumuzun tarihi görevi dünyanın beyaz ırklarına hayatta kalmalarını sağlayacak son bir haçlı seferinde önderlik etmektir. Bu haçlı seferi ki Yahudilerin yönetimindeki aşağı ırklara karşı sürdürülecektir.”

AZOV’UN MARİFETLERİ BATI BASININDA

Geçtiğimiz sene çocuklar için düzenlenmiş bir askeri eğitim kampını haberleştiren The Guardian, Azov eğitmenlerinin gamalı haç ve SS sembolleri başta olmak üzere bir dizi ırkçı dövmeye sahip olduklarını göstermişti. Azov askerlerinden biri The Guardian’a yaptığı açıklamada Rusya’ya karşı “Putin’in bir Yahudi” olduğu için savaştıklarını ifade etmişti.

The Telegraph’a konuşan bir diğeri ise Hitler’i methetmiş, eşcinselliğin “zihinsel bir hastalık” olduğunu ve Holokost’a şüpheyle yaklaştığını ifade etmişti.

Azov’dan bir askeri eğitmen USA Today’a “taburdaki arkadaşlarının yarısından azının Nazi olduğunu” söylemişti. Bir diğer Azov sözcüsü ise bu oranın “yalnızca yüzde 10 – yüzde 20 civarında” olduğunu ifade etmişti. Bununla birlikte bahsi geçen eğitmen “savaş sona erdiğinde başkent Kiev’e yürüyüp yozlaşma içindeki hükümeti devireceklerini” de söylemişti. Azov kurucusu Andriy Biletsky milletvekili seçildiğinde parlamentoyu dağıtmakla tehdit etmişti: “Söz veriyorum, iktidarı almak için savaşacağız.”

YENİ PARAMİLİTER ÖRGÜT KURDULAR

2014’te verilen bu sözlerin bugün yerine getirilmeye başlandığının emarelerini görebiliyoruz. Azov bu yıl savaşı ülke içine taşımak için “Ulusal Milis” adlı bir teşkilat oluşturdu. İyi organize olmuş bu çete, Ukrayna’da yükselen ırkçı ve anti-Semitist şiddet dalgasının bayraktarlığını yapıyor ve katliamlar organize ediyor. Grup üyeleri bu yılın ilk aylarında beyzbol sopaları ve baltalarla Kiev’e yakın bir bölgede yaşayan Çingenelere saldırıp kamplarını yerle bir etmişti. Azov üyeleri “Yaşasın ulusumuz! Kahrolsun düşmanlar!” sloganları atarken polis olayları uzaktan izlemekle yetinmişti.

BATI ÜLKELERİ AÇIKTAN YARDIM EDİYOR

İsrail'in Ukrayna’ya ve Neonazilere yaptığı askeri yardım, Birleşik Devletler’in ve Birleşik Krallık ile Kanada gibi diğer NATO ülkelerinin programlarından farklı değil. Bu ülkeler Rusya tehdidini yenilgiye uğratma konusunda o kadar saplantılılar ki -kendi saflarında savaşmaya devam ettikleri sürece- Nazi milislere açıktan açığa yardım etmekten mutluluk duyuyorlar. Bu, aynı zamanda, CIA destekli faşistler ile Hitlercilerin 1956’da Avusturya’dan Macaristan’a sızıp komünist Macar Yahudiler ile “komünistler olarak itham ettikleri” Macar Yahudileri katletmeye başladıkları Soğuk Savaş’ın erken dönemlerine bir geri dönüş gibi.

KANADALI ALBAY DİREK ÖRGÜTLE GÖRÜŞTÜ!

Geçtiğimiz günlerde Azov, resmi Twitter hesabından Kanada Askeri Ataşesi Albay Brian Irwin ile yaptıkları bir görüşmeden fotoğraflar yayımladı. Azov’a göre Kanadalılar görüşmeyi “daha verimli bir iş birliği için umutlu olduklarını” ifade ederek bitirdiler. Irwin, Electronic Intifada’nın faşist milislerle yapılan toplantı üzerine sorularını ise yanıtsız bıraktı. Kanada Savunma Bakanlığı sözcüsü yaptığı açıklamada “Kanada Silahlı Kuvvetleri’nin Ukrayna Silahlı Kuvvetleri’ne sağladığı eğitimin insan haklarına güçlü bir vurgu yaptığını” iddia etti.

KANADA’DAN ‘NAZİZME KARŞIYIZ’ AÇIKLAMASI

Açıklamada ayrıca “Kanada’nın Nazizme ve ırkçılığın her türlüsünün yüceltilmesine şiddetle karşı olduğu” ve “her ülkenin kendi geçmişindeki zor dönemlerle yüzleşmesi gerektiği” söylendi. Kanadalı sözcü açıklamasında verilen eğitimin “çeşitliliğe önem veren ve kapsayıcı bir Ukrayna’nın gelişimine ilişkin süregelen bir diyaloğu” destekleyici yapıda oldığını ifade etti. Ne var ki sözcü, açıklamasında Azov Taburu’na verilen eğitimin “çeşitlilik ve kapsayıcılığı” ne şekilde içerdiğine dair ipucu vermekten kaçındı.

Albay Irwin ile Azov arasındaki toplantının yapıldığı Azov’un askeri eğitim akademisi adını Ukraynalı aşırı sağcı Yevhen Konovalets’den alıyor. Konovalets grubun ideollerinden biri olup askeri ikonografide önemli bir yer tutmaktadır. Konovalets, Nazi Almanyası’nın Sovyetler Birliğini istilası sırasında Nazilerle ittifak ilişkisi içine girmiş Ukrayna Milliyetçiler Örgütü’nün (UMÖ) kurucusudur. UMÖ’nün ismi binlerce Yahudi’nin katledildiği 1941 Lviv Katliamı gibi kötü şöhretli olaylarla tanınmaktadır.

NAZİLERE AMERİKAN YARDIMI

Kanada Ukrayna’ya silah sevkiyatı yapan tek NATO “müttefiki” değil. Max Blumenthal’in detaylı raporlarına göre, ABD Azov’a askeri eğitim ve RPG gibi silahlar sağlıyor.

Pentagon’dan gelen baskılarla birlikte Birleşik Devletler’i Ukrayna’ya ve Azov’a yardım etmekten alıkoyan yıllık olarak yenilenen savunma tasarısındaki ilgili madde her seferinde delindi. Bu durum Demokratlardan Ro Khanna’nın başını çektiği muhalefetin ses çıkarmasına kadar üç sene kadar bu şekilde devam etti. Yasaklama ilan edildikten sonra bile Birleşik Devletler açısından Azov’un Ukrayna Silahlı Kuvvetleri’ndeki statüsü belirsizliğini koruyor.

2014’te İsrail lobilerinden ADL ve Simon Wiesenthal Merkezi, Birleşik Devletler’in Ukrayna’daki Neonazi gruplara yardım etmesini engellemeye yönelik girişimi reddetmişti. ADL “Rusya’ya odaklanmak gerektiği”ni ifade ederken, Wiesenthal Merkezi, Ukrayna’daki İsrail büyükelçiliğinde aşırı sağcı liderlerle buluşarak anti-Semitik görüşleri aklayan bir pozisyon aldı. Kongre’de Ukrayna’daki Nazilere Amerikan yardımını engellemeye yönelik girişimler İsrail’den gelecek yardımı açıklayabilir.

KİRLİ İŞLERİN TARİHSEL ARABULUCUSU!

İsrail'in Ukrayna’yla ve faşist milislerle “askeri-teknik işbirliğini derinleştirme”si Beyaz Saray’daki partnerlerine yardım eli uzatması olarak okunabilir. Bu durumun ayrıca yükselen Siyonist-Beyaz ırkın üstünlüğünü savunanlar ittifakının bir veçhesini de yansıttığı söylenebilir. İsrail tarihsel olarak, Birleşik Devletler başkanları ve CIA için Kongrenin dünya çapında hoş görülmeyen grup ve hükümetlere yapılan yardımlara karşı ortaya koyduğu kısıtlamaları delebilmesine olanak sağlayan kullanışlı bir araç olageldi.

1980’lerde Nikaragua’da solcu-devrimci hükümete karşı savaşan kontralara ve Latin Amerika’daki faşist ölüm mangalarıyla askeri diktatörlükle verilen destek, birçok defa bu kanalla sağlanmıştı. Güney Afrika’daki apartheid rejimi aynı şekilde “Siyonist sol” ve sağcı Likud hükümetlerinin desteğini görmüştü.

İsrail parlamentosunun eski bir üyesi General Mattityahu Peled meseleyi şöyle özetliyor: “İsrail Orta Amerika’da Birleşik Devletler yönetiminin ‘kirli işlerinin’ yüklenicisi olmuştur. İsrail, Birleşik Devletler’in sağ kolu ve suç ortağı olarak hareket etmiştir.”Anti-Semitizm ve Neonazizmin endişe verici yükselişi sürerken İsrail’in şimdi bu tarihsel rolünü Doğu Avrupa’da tekrar üstlenmeye başladığını görüyoruz.

*electronicintifada.net’ten çeviren Kemal Berkay Baştuji

www.evrensel.net
ETİKETLER Ukraynaİsrail