Karaburun neden korunmalı?

Karaburun neden korunmalı?

Karaburun Bilim Kongresi, “Kapitalizmin kıskacında: doğa-toplum-teknoloji’’ üst başlığı ile başladı. Dün, Nergis Çay Bahçesi’nde geniş katılımlı bir açılış yapan kongrenin ilk oturumu “Karaburun Oturumu” oldu. Çeşitli üniversitelerden bilim insanlarının, öğrencilerin ve yerel halkın katıld

Can Eraldemir / Ürgen Tepe / Dilek Yağlı

Karaburun Yarımadası’nın biosfer durumunun korunması ve defne ağacı yetişme alanı gibi konulara dikkat çekilerek, yaşamın çeşitliliğinin sürdürülebilmesi için gerekli adımların tartışıldığı ilk oturumu Prof. Dr. Zuhal Okuyan yönetti. Dr. Nurdan Erdoğan’ın gerçekleştirdiği sunumda Karaburun’un biosfer durumunun korunması için UNESCO koruma alanına alınması gerektiğini söyledi. 1970’li yıllarda Artvin’in biosfer koruma alanı ilan edildiğini anlatan Erdoğan, “Bu önemli bir bilinç sıçraması ve örgütlenmesi ile olabilecektir” dedi.  

Dr. Aysun Boza ise,  “Koruma uluslararası ölçekte önemli. Tarım, hayvancılık, balıkçılık gibi sürdürülebilir sektörler, bilinçli bir planlama ile gerçekleşmeli ve çarpık yapılaşmanın olabildiğince engellenmesi gerekir” diye konuştu. Defne ağacının neslinin tehlike altında olduğunu ve Türkiye’nin defneyaprağı ve yağı ihracatında ilk sırada olduğunu dile getiren Boza, ’’Defne ağaçlarının düzensiz bir şekilde farklı türlerin birbirlerine olması gerekenden yakın dikiliyor. Bu da defne üretimine zarar veriyor” dedi.
Makine mühendisi N.Ozan Veryeri de, kıyı alanlarının korunması gerektiğine değinerek, “Özelleştirmeler bu korumanın önündeki en büyük engel. Avrupa ülkelerinde birçok özelleştirme sınamaları yanlış olduğu görüldü ve kamulaştırma süreci başladı” diye konuştu.

Konuşmaların ardından, oturuma katılan Karaburun halkı tarafından bilim insanlarına sorular yöneltildi. Soruları cevaplayan akademisyenler, cevap kıyı şeritlerinin özelleştirilmesinin doğal yaşamı tahrip ettiğini ifade etti.  Kamulaştırma ve bilinçli bir planlama ile hem doğal yaşamın korunacağı hem de deniz verimliliğinin artırılacağı dile getirildi. (İzmir/EVRENSEL)


KATILIMCILARDAN GÖRÜŞLER

Ahmet Önder (Ege Üniversitesi İktisat fakültesi öğrencisi): Kongreye dört yıldır katılıyorum. İlk iki yıl üniversitedeki öğrenci topluluğumuzla kongreye sunum da hazırlamıştık. Her yıl kongreye nasıl bir hazırlıkla katılacağımızı ve hangi tartışmaları yürüteceğimizi planlayarak katılıyoruz. Bu seneki kongre programı genel olarak çevre sorununu, HES'leri ve bu sorunlar karşısında ortaya koyulan mücadeleleri işlemesi bakımından gündemi yakalamış durumda. Bu açıdan önemli buluyorum bu seneki kongre
programını.

Mehmet Aktaş(Makine Teknisyeni, İzmir): Karaburun Bilim Kongresi’ne İlk kez katılıyorum. Bu kongrenin Karaburun için oldukça önemli olduğunu düşünüyorum. Programda anayasa tartışması ve Van depremi üzerinden afetin topluma etkisinin tartışılması var. Bunların tartışılmasını özellikle önemli buluyorum.

Rukiye Bakan (Mimar Sinan Üniversitesi Sosyoloji öğrencisi): Kongreye dördüncü kez katılıyorum. Buranın alternatif bir mekân ve alternatif bir bilim algısının olması beni bu kongreye çekiyor. Oysaki kendi üniversitelerimizde ister istemez sınırlandırılıyor ve baskılanıyoruz. Üstelik çeşitli üniversiteden edindiğimiz arkadaşlarımızla birlikte düşünüp birlikte üretme imkânı da yakalıyoruz.

Elif Ceylan (Dokuz Eylül Üniversitesi Biyoloji Öğretmenliği öğrencisi): Bu kongreye ikinci kez katılıyorum. Bu etkinliğin Karaburun’u çok zenginleştirdiğini düşünüyorum. Bir İzmirli olarak ben Karaburun’u bu etkinlikle tanıdım. Atölye çalışmalarının beni çok geliştirdiğini düşünüyorum. Burada verimli tartışmalar üretebiliyoruz. Umarım hep olur.

www.evrensel.net