Dörtnala

Fotoğraf: Pixabay

Dörtnala

Adnan Özyalçıner'den değinmeler: Bir at koşuyor asfaltın ortasında. Yelesi rüzgar. Güneşli kırlıklara. Otoyolda hız kesmeyen otomobillerin arasında.

Adnan Özyalçıner

GEZİ

Gezi, gezilen bir yerdi. Bahar ılıklığı, uzun süren bir yaz serinliği bir güz kırgınlığıyla kış akşamlarında sığınılan. Yaşanan bir yer. Yaşanılan. Yaşatan. Ölen, öldüren, öldürülen bir yer olmadan.

HER SABAH

Kara olan ne varsa attım. Maviye bo-yadım her yeri. Deniz mavisiyle gök mavisine. Mavilerin hepsine. Güneş vurdukça mavilenen. Her sabah yeniden.

HERKES

Herkesin herkese söyleyeceği bir şey var. Söylemiyor, söyleyemiyor, en korkuncu söyletmi-yorlar. Susmak bir erdem sayılıyor. Konuşmaksa cezaya tabii.

DOĞRULMA

Her şey baş aşağı geldi. Bulunduğu yerden kayanlar, düşenler görülüyor zaman zaman. Oldukları yerde tutunmasını becerenler, bir yandan da başlarını doğrultmaya bakıyor.

DORUK

Yaz şenliklerinin biri bitmeden biri başlıyor. Eğlence, neşe, sevinç dorukta. Boşluğu örten dorukta.

HER BAHAR

Bulabildikleri her boşlukta çiçekler açıyor gene. Betondan, çelikten, camdan arta kalan kentin ortasında. Tohumları her bahar savrulan.

DÖRTNALA

Bir at koşuyor asfaltın ortasında. Yelesi rüzgar. Güneşli kırlıklara. Otoyolda hız kesmeyen otomobillerin arasında. Canavar tIr’larla yükü kendinden ağır kamyonlara aldırmadan. Dörtnala.

KATLANAN KARANLIK

Kendilerinin olmadığı, gölgelerinin üst üste yığıldığı bir karanlık oluşu-yor. Kimin, neyin gölgesi olduğu bilinmeyen gittikçe katlanan bir karanlık. Göz gözü görmüyor şimdi.

KURUYAN

Kuruyan, kurutulan bir çiçek gibiyim. Ezilerek yamyassı olmuş, paslı rengiyle bir defterin ya da bir kitabın yaprakları arasında yalnız bırakılıp unutulan.

SIRÇA KÖŞK

Sabahattin Ali, Sırça Köşk masalını şöyle bitirmiş:

“Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız. Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa, onun yıkılmaz, devrilmez bir şey olduğunu sanmayın. En heybetlisini tuzla buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter.”

Dün de böyle olmuştur. Bugün de...

BAYKUŞ

Nicedir karanlığı dindirecek, aydınlığa döndürecek nedir? diye sorup duruyor.

Nicedir ötüp duran şu kuş. Gece kuşu. Baykuş.

KOŞU

Bir koşunun içindeyiz. Bitmeyen bir koşunun içinde. Kaçıyor muyuz yoksa daha ileriye ulaşmak için mi koşuyoruz? Durmadan. Hiç durmadan.

SEVDA

Sevdadır, o yokken de seninle olan. Kalan seninle. Seninle süren.

Sevdadır, tekken de birlikte olunan. Süren kendiyle.

Sevdadır, eksiksiz sürüp gider. Düşlerle...

Son Düzenlenme Tarihi: 22 Temmuz 2018 07:56
www.evrensel.net
ETİKETLER Adnan Özyalçıner