Helsinki zirvesinden atılan gazeteci: Nükleer silahlanmayı soracaktım

Fotoğraf: AA

Helsinki zirvesinden atılan gazeteci: Nükleer silahlanmayı soracaktım

Helsinki’de gerçekleşen Trump-Putin zirvesinde basın toplantısından atılan gazeteci 'Nükleer silahlanmayı sorabilme umudundaydım' dedi.

Finlandiya’nın başkenti Helsinki’de ABD Başkanı Donald Trump ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in düzenledikleri basın toplantısı sırasında, nükleer silahlanmayla ilgili bir döviz taşıdığı için güvenlik görevlilerinin salondan çıkardığı Gazeteci Sam Husseini, amacının protesto eylemi gerçekleştirmek değil bir soru sormak olduğunu söyledi.

ABD’nin en önemli güvenlik ve savunma dergilerinden The Nation’da gazetecilik yapan Husseini, elinde “Nuclear Weapons Ban Treaty/Nükleer Silahları Yasaklama Anlaşması) yazılı bir doviz taşıdığı için dışarıya çıkarıldıktan sonra gözaltına alınmıştı.

‘İSRAİL’İN NÜKLEER PROGRAMINI SORACAKTIM’

Finlandiya’da yayımlanan Hufvudstadbladet (Hbl) gazetesine açıklamalarda bulunan Husseini, derginin görevlisi olarak zirveyi izlemek için eşi Emily Prater ile birlikte Helsinki’ye geldiğini ve zirveden sonra eşiyle birlikte kısa bir tatil yapmayı amaçladıklarını söyledi. Bir yanlış anlaşılma olduğunu ve aşırı bir tepkiyle karşılaştığını söyleyen Husseini, ”ABD’nin İsrail’in nükleer silah programına nasıl baktığını soracaktım. Nükleer silahların yaygınlaşması tüm insanlık için çok az tartışılan bir kader sorunu. Diğer gazeteciler sadece Rusyagate (Rusya’nın ABD seçimlerine müdahalesi) ile ilgilendikleri için ben değişiklik yaparak nükleer silahlanmayı sorabilme umudundaydım” dedi.

Husseini’nin elindeki dövizi gören güvenlik görevlileri kendisini zorla salondan çıkardı ve dışarda bekleyen polislere teslim etti.

HÜCREYE KONULDU, GECE YARISI BIRAKILDI

50 yaşının üzerinde olmasına karşın uzun namlulu silahlar taşıyan polislerin kendisine şiddet suçu işlemiş gibi davrandıklarını söyleyen Husseini, “Çevreden geçen birine ‘işte Finlandiya’da basın özgürlüğü bu’ diye bağırdım. O zaman polisler beni yere yatırdı” diyerek polisin tutumuna tepki gösterdi.

Polislerin kendisini karakola götürüp bir hücreye koyduklarını, Trump ve Putin’in ülkeden ayrılmasından sonra serbest bırakacaklarını söylediğini kaydeden Husseini, eşinin tepkileri sonucu gece yarısı serbest bırakıldığını söyledi.

Husseini’ne yapılan müdahaleyi bir kafeteryada basın toplantısını televizyondan izlerken gördüğünü söyleyen Prater ise, eşinin durumunu öğrenmek için polise gittiğini belirterek yaşadıklarını şöyle aktardı:

“Hiç kimse Sam’ın ne zaman bırakılacağı ile ilgili bilgi veremiyordu. Telefonuna el koydukları halde bana ‘kendisine telefon et ve sor’ dediler. Polislerden birisi bana yatıştırıcı bir yanıt verdi. ‘Kaygılanma, Finlandiya’da basın özgürlüğü var, eninde sonunda bırakılacak’ dedi. Eninde sonunda? Finlandiya’daki basın özgürlüğü’nün tanımı bu mu?”

Sınır Tanımayan Gazeteciler’in 2018 yılı Basın Özgürlüğü Endeksi’nde Finlandiya 4. sırada yer almıştı. (Stockholm/EVRENSEL)

Son Düzenlenme Tarihi: 20 Temmuz 2018 12:48
www.evrensel.net