Suruç anmalarına polis saldırısı: Çok sayıda gözaltı

33 kişinin hayatını kaybetmesine neden olan Suruç Katliamı için anma etkinlikleri düzenlendi. Ankara ve İstanbul'da ise polis saldırdı.

İstanbul'da Suruç Katliamı için yapılmak istenen yürüyüşe polis saldırdı. Saldırı sonucu 14 kişi gözaltına alınırken, bir kişi kafasına isabet eden gaz kapsülü nedeniyle kafa travması yaşadı. Gençlik örgütleri, saldırı ve gözaltıları protesto etti. Gözaltına alınan 14 kişi gece saatlerinde serbest bırakıldı. 

Suruç Aileleri İnisiyatifi ve gençlik örgütleri tarafından Suruç Katliamının 3’üncü yılında anma gerçekleştirdi. Kadıköy Halitağa Caddesinde her ayın 20’sinde yapılan Suruç’ta yaşamını yitiren 33 kişi anıldı. Anmaya katliamda yaşamını yitirenlerin aileleri ve katliamda yaralı kurtulanların yanı sıra HDP, HDK, ESP, İHD ile çok sayıda gençlik ve kitle örgütü katıldı. Eylemin yapıldığı alana, “Kalplerimiz adalet için atsın” pankartı ve katliamda yaşamını yitirenlerin fotoğrafları açıldı. Eylem öncesi polis Halitağa Caddesini boydan boya ablukaya aldı.

BAHARİYE CADDESİ ABLUKAYA ALINDI

Burada yapılan oturma eyleminin ardından kitle birbirinden ayrılarak, gençlik örgütleri tarafından Süreyya Operası’ndan Mehmet Ayvalıtaş parkına yapılacak yürüyüşe katılmak için gitti. Yürüyüşün yapılacağı Bahariye Caddesi de yüzlerce polis ve onlarca polis aracıyla ablukaya alındı. Yürüyüşe izin vermeyen polis gençleri ve haber takibi için orada bulunan basın mensuplarının etrafını çembere aldı. Yapılan görüşme sonucu yürüyüşe izin verilmedi. Duruma tepki gösteren gençler, “Daha dün OHAL kalktı dediler. OHAL’in kaldırılması Suruç’u anmanın yasaklanması demekmiş” diyerek, her koşulda arkadaşlarını anacaklarını söylediler.

Fotoğraf: Eylem Nazlıer/EVRENSEL

BİR KİŞİ KAFA TRAVMASI GEÇİRDİ

Kitle yürüyüşe geçtiği esnada polisin sert saldırısıyla karşılaştı. Polis gaz bombası, plastik mermi ve coplarla kitleye saldırdı. Yapılan saldırı sonucu aralarında gazeteci Zeynep Kuray’ın da bulunduğu 14 kişi gözaltına alınırken, çok sayıda kişi de yaralandı. SGDF üyesi olduğu söylenen ve soyadı öğrenilemeyen Ulaş isimli kişi kafasına isabet eden gaz kapsülü nedeniyle kafa travması geçirdi. Ulaş, ambulansla hastaneye kaldırıldı. Bazı basın mensupları da polisin darbına maruz kaldı.

Gözaltına alınanlar gece saatlerinde serbest bırakıldı. Gözaltına alınanlar hakkında 2911 sayılı Yasa’ya muhalefetten işlem yapıldı. Kadıköy Rıhtım Polis Karakolunda ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakılan 14 kişiyi çok sayıda yurttaş ve HDP milletvekilleri karşıladı.

GENÇLİK ÖRGÜTLERİ, GÖZALTILARI PROTESTO ETTİ

Saldırı sonrası Kalkedon'da toplanan gençlik örgütleri saldırıyı protesto etti. Meydan, polisler tarafından ablukaya alınırken, açıklamaya HDP İstanbul Milletvekili Erkan Baş ve HDP'den Ankara Milletvekili adayı olan Veli Saçılık da katıldı. Eylemde sık sık, "Suruç'un hesabı sorulacak", "Katilerden hesabı gençlik soracak" sloganları atıldı.

'SURUÇ UNUTULURSA GELECEK,  DEMOKRASİ,  ÖZGÜRLÜK UNUTULUR'

Suruç Katliam'ından yaralı olarak kurtulan Koray Türkay ilk sözü aldı. Suruç anmasına yapılan saldırıyı kınayarak sözlerine başlayan Türkay,  "Suruç anmasına saldırı sadece Suruç'u anmak isteyen insanlara yapılmadı. Türkiye'deki bütün muhalif keşimlere, demokrasi, eşitlik, isteyen vatandaşlara yapıldı" dedi.  Suruç Katliamı'nda ölen 33 yurttaşın savaş mağduru insanların yaralarını sarmak için yola çıktığına değinen Türkay, "Aynı dili konuşmadığımız, savaşta mağdur olan çocukların gözyaşlarını silmek için gitmek istemiştik. 33'ler bayram tatilinde gezip dolaşmak yerine  40 derece sıcakta denizlere koşmak yerine çocukların gözyaşını silmek için oradaydı.  Suruç'ta düşen 33 kardeşimizi anmak geleceği anmaktır.  Suruç'ta katliama göz yumanlar şimdi Suruç'un anılmasına engel oldular ama vazgeçmiyoruz. Geleceği iyilik kuracaktır. Mücadeleyi asla bırakmayacağız.  Tüm siyasi aktörler hesap verene kadar mücadelemiz devam edecektir.  Hayatın her alanında 33'lerin mücadelesini sürdüreceğiz. Suruç unutulursa gelecek unutulur,  demokrasi,  özgürlük unutulur" diye konuştu.

'SALDIRI KARDEŞLİĞE'

Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edilen Veli Saçılık ise şunları söyledi: "Bugün OHAL'in kalktığını ilan ediyorlar. 'Herkesin eylem ve söz hakkı vardır' denmesine rağmen bugün arkadaşlarımız gözaltına alındı. Bir arkadaşımız kafasından gaz fişeği ile ağır yaralanmış durumda. 33 düş yolcusu sınırları aşarak kardeşliğe ulaşmak için orada oldular.  Saldırı kardeşliğedir. Suruç,  Ankara,  Diyarbakır katliamı bir IŞİD saldırısı değildir. IŞİD'in üzerimize salınmasıdır. Suruç'ta katledilen arkadaşlarımızı anmamıza engel olanlar bu katliamı bizim üstümüze salanlardır."

Saçılık'ın konuşmasından sonra Suruç Katliamı'ndan yaralı olarak kurtulan ve iki yıldır cezaevinde olan Efe Çatalbaş'ın mektubu okundu. Mektubunda adalet mücadelesini her koşulda sürdüreceğini ifade eden Çatalbaş, "Kardeşlik Köprüsünü kurduğumuz halkların, oyuncağını götürdüğümüz çocukların özgürlükleri tehdit altındayken ve bu katliamın baş sorumlusu halklarımıza kan kusturmaya devam ederken bu yolda daha çok mesafemiz olduğunu görüyoruz" dedi.  

'EŞİTLİK, ADALET,  ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİNİN PEŞİNİ BIRAKMADIK'

Gençlik örgütleri adına ortak basın açıklamasını Melda Karaoğlu okudu. Melda Karaoğlu, Suruç Katliamı'nı tarihin en büyük gençlik katliamlarından bir olarak tarif ederek "Barbar IŞİD çetesinin yerle bir ettiği Kobane'yi 'Beraber savunduk beraber inşa ediyoruz' diyerek ülkenin çeşitli şehirlerinden yola çıkıp Suruç'ta buluşan gençler tarihin en büyük katliamına tanık oldu ve katledildi. AKP diktası canlı bomba listesinde adı bulunanları yakalamak yerine Suruç'a gidenlerin araçlarını defalarca dururup ararken bombacılar onlar için sadece bir avuç öfkeli genç olarak kalmıştır" diye konuştu. Suruç Katliamı'nın ülkede bir dönüm noktası olduğunu ifade eden Karaoğlu, "Ülke adeta savaş konseptiyle yönetilmeye başlanmış,hemen hemen her ay bir şehir merkezinde bombalar patlamış ve yüzlerce insanımız katledilmiştir" ifadelerini kullandı.

Katliamın 1'inci yılında ilan edilen OHAL'i ve ardından yaşananları hatırlatan Karaoğlu "Hiçbir katliamın, cinayetin aydınlatılmadığı, demokratik bütün haklara saldırıların yaşandığı dönemlerden geçtik ama eşitlik, adalet ve özgürlük mücadelesinin peşini bırakmadık" dedi.

'GENÇLİĞİ SALDIRILARLA YILDIRAMAZSINIZ'

Her şeye rağmen adalet mücadelesinden vazgeçmeyeceklerini vurgulayan Karaoğlu,  Süreyya Operasi önünde gerçekleşen polis saldırısına dair konuştu. Bu saldırıların kendilerini yıldırmayacağını kaydeden Karaoğlu sözlerini  "Gençliği bu katliamlarla yıldırabileceğini sananlar büyük bir yanılgı içerisindedir. Gençlik toplumsal muhalefetin her zaman en önünde olmuş, topluma umut aşılamış, mücadeleden bir gün dahi geri düşmemiştir" diye sonlandırdı. (İstanbul/EVRENSEL) 

Fotoğraf: Eylem Nazlıer/EVRENSEL


ANKARA'DA ÇOK SAYIDA KİŞİ GÖZALTINA ALINDI

Ankara'da Suruç anmasına ilişkin açıklama yapmak isteyen gençlik örgütlerine polis saldırdı. Saldırı sonucu çok sayıda kişi gözaltına alındı.
 
Urfa’nın Suruç ilçesinde 20 Temmuz 2015 tarihinde DAİŞ tarafından gerçekleştirilen bombalı saldırının 3’üncü yıl dönümünde Sakarya Meydanı’nda açıklama yapmak isteyen aralarında Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Musa Piroğlu’nun da bulunduğu gençlik örgütlerine polis saldırdı.

10’UN ÜZERİNDE GÖZALTI

Fotoğraf: MA

“Suruç için adalet herkes için adalet” pankartını açan gruba, polis valiliğin izni olmadığı gerekçesiyle izin vermedi. Bunun üzerine slogan atmaya başlayan gruba, polis biber gazı ile saldırdı. Polis gençleri yerlerde sürükleyerek ve fiziki şiddet uygulayarak 10’un üzerinde kişiyi gözaltına aldı.

HDP’li Musa Piroğlu’nun polisin şiddetine tepki göstermesi üzerine etrafta bulunan bir kişi Piroğlu’na saldırıda bulundu. Bunun üzerine eylemciler ve saldırıda bulunan kişi arasında arbede yaşandı. Polis, saldırganı uzaklaştırırken tepki gösteren eylemcilere ise copla saldırdı.

GAZETECİLER ENGELLENDİ

Polis çekim yapmak isteyen ve basın kartlarını gösteren gazetecileri de iterek çekim yapmalarını engelledi. Grup Sakarya caddesindeki müdahalenin ardından açıklama yapmak için Meşrutiyet Caddesi'ne gitti. Ancak burada da polis 3 kişiyi daha gözaltına aldı. (Ankara/MA)
 


SURUÇ’TAN SESLENDİLER: SURUÇ İÇİN ADALET, HERKES İÇİN ADALET

Suruç’ta Kobanê’ye oyuncak ve insanı yardım malzemeleri götürmek isterken IŞİD’in saldırısı sonucu yaşamını yitiren 33 kişi katledildikleri yerde ve Türkiye’nin pek çok ilinde anıldı. Anmalarda, katliamla ilişiği olanların yargı önüne çıkarılması talebinde bulundu. Suruç katliamı aydınlatılmadan Ankara ve havalimanı katliamlarının da aydınlatılmayacağının belirtildiği açıklamalarda bu katliamların aynı odaklar tarafından yapıldığına dikkat çekildi. Hayatını kaybedenler için mezarları başında da törenler düzenlendi. 

33 KİŞİ KATLEDİLİŞLERİNİN ÜÇÜNCÜ YILINDA ANILDI

Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonunun (SGDF) çağrısıyla, Kobanê’ye oyuncak ve insani yardım malzemeleri götürmek için Urfa’nın Suruç ilçesinde bir araya gelen 300 genç, konakladıkları Amara Kültür Merkezinde yaptıkları basın açıklaması sırasında canlı bomba saldırısının hedefi olmuştu. IŞİD’in üstlendiği saldırı sonucunda 33 kişi hayatını kaybetmiş 100’ü aşkın kişi de yaralanmıştı. Amara Kültür Merkezinde Katliam’ın 3’ncü yıl dönümünde gerçekleştirilecek anma öncesi Suruç’un çeşitli noktalarında bulunan arama noktalarında GBT yapılarak geçişler keyfi olarak engellenmek istendi. Yapılan görüşmelerin ardından Kültür Merkezine gelen yurttaşlar anma etkinliğine saygı duruşu ile başladı.

‘DÜŞÜ ZAFERE ULAŞTIRACAĞIZ’

Anma etkinliğinde ilk olarak söz alan HDP Urfa Milletvekili Ömer Öcalan, “Burada, bu ülkenin 33 genci, aydını, öğrencisi katledildi. Maalesef bulunduğumuz coğrafyada canın kıymeti kalmamış durumda. Ama bizler halklarımızla birlikte mücadelemizi sürdüreceğiz. Umudumuz ve mücadelemiz bundan sonra böyle katliamların yaşanmamasına yöneliktir” dedi. ÖGK Merkezi Koordinasyonu adına konuşma yapan Helin Yılmaz ise “Onların düşleri vardı ve biz bu düşü devam ettirip, zafere ulaşacağız. Gençleri bu bahçede buluşturan devrime olan inançları ve Kobanê halkıyla dayanışma göstermektir. 33’lerin her biri sanki bu bahçede bize aynı umutla gülümsüyorlar” ifadelerini kullandı. 

‘HİÇBİR DÜŞ YARIM KALMAYACAK’

Suruç Katliamı’nda yaşamını yitirenler mezarları başında da anıldı. Katliamda yaşamını yitiren Polen Ünlü ile Hatice Ezgi Sadet ile 4 ay önce kalp krizi sonucu yaşamını yitiren Polen Ünlü’nün annesi Şennur Ünlü’nün Ihlamurkuyu’ndaki mezarları başında anma yapıldı. 
Suruç Aileleri İnisiyatifi tarafından yapılan anmada konuşan SGDF Eş Genel Başkanı Okan Danacı, 3 sene önce bu saatlerde düş yolcularının düşlerinin Suruç’ta Amara Kültür Merkezinde yarım bırakılmak istendiğini söyleyerek, “Buraya her geldiğimizde bu zoru yaşıyoruz. Ama bir yandan da her seferinde buraya gelmek istiyoruz. Çünkü onlardan güç alıyoruz. Hiçbir düşün yarım kalmayacağı bir mücadeleden bahsediyoruz. Üç harften oluşuyor belki düş ama o kadar büyük bir şey ki eşitlik, adalet, özgürlük, demokrasi ve barış barındırıyor. Onların düşleri bunlardı. Onların düşleri gezip yürüdükleri sokaklarda bütün insanların, çocukların özgürce oynayabildiği bir dünya yaratmaktı. O yüzden hiçbir düş yarım kalmayacak” diye belirtti.

Suruç’ta yaşamını yitiren Ece Dinç Karacaahmet Mezarlığı’ndaki mezarı başında ailesi ve yoldaşları tarafından anıldı.

EŞİTLİK VE ÖZGÜRLÜK İÇİN...

Suruç’taki bombalı saldırıda yaşamını yitiren 33 genci anan DTK, Katliam’ın arkasındaki “sır” perdesinin hâlâ aralanmadığı ve olayın üstü örtülerek gündemden düşürülmek istendiğini kaydetti. DTK açıklamasında, “Onların anılarına bağlılığın, daha çok örgütlenmek, birleşmek, ortak mücadele etmek, enternasyonal mücadele ruhunu tüm Ortadoğu halklarının ortak mücadelesinin yol göstericisi yapmak olduğunun bilincinde olarak, mücadelemizi yürütüyoruz” ifadelerine yer verildi.  

Suruç’ta yaşamını yitirenler için Diyarbakır’da da anma gerçekleştirildi. Anmada konuşan HDP Urfa Milletvekili Nusrettin Maçin ise, “Yaşamını yitiren 33 kişi de Türkiye’de ve dünyada bu eşitlik ve özgürlük için canlarını verdi. Nerede bir yeni yaşam talebi varsa bunun için bir mücadele veriliyorsa sistemler orayı baskılamaya çalışıyor. Ama nerede zulüm varsa orada yeni bir yaşamın yeşereceği kesindir. En büyük mücadele daha yeni başlıyor, mutlaka başaracağız” dedi.

SAMSUN'DA ANMA

Samsun

Fotoğraf: Evrensel

Suruç Katliamı’nda yaşamını yitirenler Samsun’da Tes-İş sendikası konferans salonunda yapılan etkinlikle anıldı. Suruç Katliamı’nın savaş politikalarının başlatıldığı bir dönüm noktası olduğuna dikkat çekilen açıklamada Suruç’ta yitirilenler için adalet mücadelesinin süreceği belirtildi. Gençlik mücadelesinin anlatıldığı slayt gösteriminin ardından Murteza Sezgin türküler söyledi.

EMEK GENÇLİĞİ: BARIŞ VE DEMOKRASİ MÜCADELEMİZ DEVAM EDİYOR

Suruç Katliamına ilişkin Emek Gençliği de bir açıklama yaptı. Suruç’ta 33 gencin katledilmesinin üzerinden 3 yıl geçtiğinin belirtildiği açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Geçen üç yıla rağmen Suruç katliamı davasında, kayda değer bir ilerleme olmadı. Hakim sınıflar ve onların temsilcileri tek adam yönetimi temelinde gerici faşist bir politik rejim inşasını hızlandırmak için katliamları, savaş politikalarını kullandılar, kullanmaya devam ediyorlar. Türkiye gençliğinin taleplerini, bağımsız, özgür ve demokratik bir ülkede yaşama mücadelesini yaratılan baskı ortamı içerisinde ezmek istiyorlar. Suruç Katliamı da 10 Ekim Katliamı da bu doğrultuda gerçekleşmiş, gerçek sorumlular bizzat devlet eliyle korunmuştur.

Savaş ve katliam politikaları ile halkların, gençliğin mücadelesini ezmek isteyenlere karşı barış ve demokrasi mücadelemiz devam ediyor. Suruç katliamının 3. Yıldönümünde bir kez daha söylüyoruz; Türkiye gençliği geleceğini karanlığa teslim etmeyecek!” (HABER MERKEZİ)

Son Düzenlenme Tarihi: 21 Temmuz 2018 14:22
www.evrensel.net