Barış Akademisyenlerinden Peker açıklaması: Hak arayışımız sürecek
Fotoğraf: DHA

Barış Akademisyenlerinden Peker açıklaması: Hak arayışımız sürecek

'Oluk oluk kanlarını akıtacağız' diyen Sedat Peker'in beraat etmesine ilişkin açıklama yapan Barış Akademisyenleri: Hak arayışımızı sürdüreceğiz.

Barış Akademisyenleri, kendileri hakkında “Oluk oluk kan akıtacağız. Kanlarınızda duş alacağız” tehditlerinde bulunan Sedat Peker hakkında beraat kararı verilmesine ilişkin basın açıklaması yayımladı.

Peker'in, hakkında “tehdit” ve “suç işlemeye tahrik” suçlarından bir buçuk yıl önce hazırlanan iddianame kapsamında yargılandığı hatırlatılan açıklamada "atılı suçların oluşmadığı" gerekçesiyle beraat ettiği aktarıldı.

'KAMU BARIŞI VE BARIŞ İÇİNDE YAŞAYAN TOPLUM ÜTOPYASI TERS YÜZ EDİLDİ'

Peker'in duruşmaların hiçbirine katılmadığı ve avukatlarının da Barış İçin Akademisyenler bildirisinin içeriğine dair kanaat ve yargı bildiren pek çok iddia ileri sürdüğü belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Demokratik bir hukuk devletinin yargı makamı karşısında hukuken hak arayan bizler, bir kez daha sanık vekilleri tarafından da çeşitli etiketlerle isimlendirildik. Bir kez daha demokratik hak ve özgürlükler ve barış mücadelesinin, bilimsel çalışmanın olmazsa olmazı eleştirel düşünce üretiminin birikimi ve kazanımları ile anlam kazanmış kavramlarımızın içi boşaltıldı. Kamu barışı, barış içinde birlikte yaşayan bir toplum ütopyası, söz ve eylem ilişkisi, sözcüklerin etki gücü, düşünce ve ifade özgürlüğü ve kapsamı gibi pek çok kavramsal alan; vurmak, kan dökmek, kan gölüne çevirmek, bayrak direğine asmak gibi söz edimlerle işgal edildi ve ters yüz edildi."

'CEZA VERİLMESİ İÇİN TEHDİTLERİN GERÇEKLEŞMESİ Mİ GEREKİR?'

Yargının, hukuki esas ve usullere uygun, siyasi süreç ve manipülasyonlardan bağımsız karar alabilme yetisini yitirmiş olduğuna bir kez daha tanık olunduğu vurgulanan açıklamada, şu sorulara yer verildi:

"♦ Tehdit nedeniyle ceza verilmesi için, tehditlerin gerçekleşmesi, akla tasavvura sığmayacak durumların ortaya çıkması mı gerekir?

♦ Ölümle tehdit ve öldürme yöntemleri üzerinden hayal edilmiş vahşi işkence henüz bir tehditken önüne geçilmediğinde, yani tehdit eylemine kavuştuğunda zaten yapacak bir şey kalmayacağı açık değil mi?

♦ Bu durum toplum vicdanında, adalet sisteminde nasıl yer bulur?"

'İÇ HUKUK YOLLARI TÜKENİRSE AİHM'DE…'

Açıklamada yöneltilen tehditlere, yaratmaya çalışılan korku iklimine ve meşrulaştırılmaya çalışılan hak ihlallerine, her tür baskıya rağmen, Sedat Peker ve temsil ettiği var oluş biçimine karşı hukuken hak arama mücadelesinin süreceğinin altı çizildi ve "İç hukuk yolları tükenirse AİHM’de hak arayışımızı sürdüreceğiz" denildi.

Müşteki Barış Akademisyenleri imzasıyla yayımlanan açıklamanın tamamı şöyle:

"Basına ve Kamuoyuna,

Toplumsal barış talep eden bir bildirinin imzacıları olarak hakkımızda “Oluk oluk kan akıtacağız. Kanlarınızda duş alacağız” sözlerini sarf eden ve sosyal medya aracılığıyla yayan organize suç şebekesi lideri Sedat Peker hakkında şikayetçi olduk. İlgili savcılık bu suçu “tehdit” ve “suç işlemeye tahrik” olarak niteledi ve iddianame düzenledi. İddianameyi eksik bulsak da şikayetimizin peşini bırakmadık. Sedat Peker, iki buçuk yıl sonra 13. 07. 2018 tarihinde "atılı suçların oluşmadığı" gerekçesiyle beraat ettirildi.

Sedat Peker, duruşmaların hiçbirine şahsen katılmadı. Avukatları ise özellikle karar duruşmasında, söz konusu söylemin düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, "Oluk oluk kanlarını akıtacağız' sözlerinin teşbih ve "ütopya" olduğunu,  devletin bekası için uyarı niteliğinde olduğunu", Peker'in "kamu barışından  yana olduğunu" iddia etti. Sanık vekilleri ayrıca bu davayla fiilen bir ilgisi olmadığı avukatlarımızca defalarca hatırlatılmasına rağmen, Barış İçin Akademisyenler bildirisinin içeriğine dair kanaat ve yargı bildiren pek çok iddia ileri sürdü.

Kendi ifadeleriyle "teşbih" ve "ütopya"dan ibaret tehdit için ayrıca, hukuk dışı yol ve yöntemlerle cezalandırmanın meşruluğundan dem vuruldu. Davaya hukuki ismiyle müdahil olan bizlerin, izleyicilerin ve yargı makamının huzurunda pervasız bir özgüven ve tehditkâr bir tavır sergilendi. Demokratik bir hukuk devletinin yargı makamı karşısında hukuken hak arayan bizler, bir kez daha sanık vekilleri tarafından da çeşitli etiketlerle isimlendirildik. Bir kez daha demokratik hak ve özgürlükler ve barış mücadelesinin, bilimsel çalışmanın olmazsa olmazı eleştirel düşünce üretiminin birikimi ve kazanımları ile anlam kazanmış kavramlarımızın içi boşaltıldı. Kamu barışı, barış içinde birlikte yaşayan bir toplum ütopyası, söz ve eylem ilişkisi, sözcüklerin etki gücü, düşünce ve ifade özgürlüğü ve kapsamı gibi pek çok kavramsal alan; vurmak, kan dökmek, kan gölüne çevirmek, bayrak direğine asmak gibi söz edimlerle işgal edildi ve ters yüz edildi.

Ülkemizde yargının hukuki esas ve usullere uygun, siyasi süreç ve manipülasyonlardan bağımsız karar alabilme yetisini yitirmiş olduğuna bir kez daha tanık olduk.

Soruyoruz;  tehdit nedeniyle ceza verilmesi  için, tehditlerin gerçekleşmesi, akla tasavvura sığmayacak durumların ortaya çıkması mı gerekir? Ölümle tehdit ve öldürme yöntemleri üzerinden hayal edilmiş vahşi işkence henüz bir tehditken önüne geçilmediğinde, yani tehdit eylemine kavuştuğunda zaten yapacak bir şey kalmayacağı açık değil mi? Bu durum toplum vicdanında, adalet sisteminde nasıl yer bulur?

Bize yönelttikleri tehditlere, yaratmaya çalıştıkları korku iklimine ve meşrulaştırmaya çalıştıkları hak ihlallerine, her tür baskıya rağmen, Sedat Peker ve temsil ettiği var oluş biçimine karşı hukuken hak arama mücadelemize devam edeceğiz. İç hukuk yolları tükenirse AİHM’de hak arayışımızı sürdüreceğiz

Barış talebimizin arkasında durduk ve duracağız. Barış istemenin suç olmadığını, başka bir yaşamın, özgür bir dünyanın, özgür bir ülkenin ve üniversitenin mümkün olduğunu tekrar tekrar dile getirmeye ve bunun için mücadele etmeye, birlikte durmaya ve dayanışmaya devam edeceğiz.

Bir kez daha vurguluyoruz; adalet duygusunun tesisi için bağımsız bir yargının yeniden inşa edilmesi zorunludur.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur."

Son Düzenlenme Tarihi: 18 Temmuz 2018 00:03
www.evrensel.net