Milli Eğitim AŞ

Fotoğraf: Evrim Aydın/AA

Milli Eğitim AŞ

Mersin'de 2. sınıf tıp öğrencisi, kabine değişikliği sonrası eğitimdeki taleplerine ilişkin yazdı.

Mersin Üniversitesi
Tıp Fakültesi 2. sınıf öğrencisi

Yeni sistemin ilk kabinesinde göze çarpan isim şüphesiz Milli Eğitim Bakanı oldu. Yazıları ve söylemleri ile önceki Milli Eğitim Bakanlarından farklı olduğunu söyleyebiliriz. Peki bunun eğitimin sistemine yansımaları paralel olacak mı? Gerçekten parasız, bilimsel, ilerici bir eğitim sistemine kavuşacak mıyız?

Türkiye’deki siyasal konjonktürde bunun mümkün olacağını söylemek aklımızla alay etmek olur. Yeni MEB bakanının muhalif kesimde heyecan yarattığı ortada, peki bu heyecan ne zamana kadar sürer? Şunu söylemek gerekirse yeni kabinede bulunma sebebi ilerici ve bilimsel bir eğitim görüşüne sahip olduğundan ziyade eğitimin özelleştirilmesi kapsamında bunu sürdürmek ve mümkün olduğunca tamamlamak. Bu konuda deneyimli olduğu şüphesiz, zira özel okul sahibi bir bakanımız var artık. Bunu destekleyecek bir yazı önceki gün yandaş bir yazar tarafından yazılmıştı. Yazıyı özetlemek gerekirse: ‘Yeni bakanın söylemlerine kapılmayın yarın eğitim özelleştiğinde (Daha ne kadar özelleşebilirse tabii) parasız eğitim istiyoruz diye bas bas bağırmayın!” Bu şunu gösteriyor ki ilerleyen günlerde bizi eğitimde daha çok sınıflaşmış bir sistem bekliyor. Devlet okullarının içinin daha çok boşaltılıp öğrencilerin özel okullardan başka seçenek bırakılmadığı eğitimde daha sömürücü bir politikanın uygulandığı bir sistem. Üniversiteler bölündükçe, bugün ODTÜ’de, Boğaziçi’de ayyuka çıktığı gibi öğrencileri baskı altında bırakıp üniversitelere liyakat dışı yandaş ve ehliyetsiz rektörler atayan, devlet okullarını nitelikli-niteliksiz diye ayırıp vasıfsız insan yetiştiren imam hatiplerin önünü açan öğrencilere sınıfsal bir eğitimi reva gören bir politik zihniyet oldukça eğitimin başına kimin geldiğinin bir önemi olmayacak.

Son Düzenlenme Tarihi: 14 Temmuz 2018 21:34
www.evrensel.net
ETİKETLER Ziya Selçuk