Tarafsız olmak ya da patronlar kabinesi...

Fotoğraf: Raşit Aydoğan/AA

Tarafsız olmak ya da patronlar kabinesi...

Mustafa Yalçıner, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ni yazdı: Tarafsız Olmak ya da Patronlar Kabinesi...

Mustafa YALÇINER

Tarafsızlık” yemini sonrası basınla ilk yüz yüze geldiğinde “bana başkan diyebilirsiniz” diyen AKP lideri Erdoğan, kabinesini, resmi adı Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi olan tekçi sisteminin hakkını vererek atadı. Ama ne kabine!..

Daha başlarken mazbatasındaki “13.” sıfatını bile düzelttirip “birinci”liğinin altını çizmişti. “Cumhuriyet’in ilk başkanı”ydı! Diğerleri cumhurreisliğinden ileri gidememişti.

Henüz tüm yetkileri “başkanım” demeyen M. Kemal kadar elinde toplamamış, herkes onun kadar ağzına bakar olmamıştı; ama onunla da hesaplaşmaya başlamıştı, yemin etmiş, onu silip geçecekti. Onun devlet işlerini gördüğü Ankara Palasıyla Çankaya’daki içki sofraları varsa, kendisinin de Sarayı, sevdiği adıyla “Külliye”si vardı.

Bir gecede yüzlerce maddelik “1 nolu” Başkanlık Kararnamesiyle düzenlenip hızla hayata geçirilen bunca tekçiliğe iyi yardımcılar ya da seçkin “Başkanın Adamları” gerekirdi. Onlar da hemen ilk gece ilan edildi.

Adamlar”ın büyük çoğunluğunun iki belirgin özelliği var. İlk olarak, başkana kişisel olarak yakınlar, ya hısımlar ya da bir kısmı Belediye günlerinden bu yana uzun süredir başkanla yakın çalışıyorlar. Damat Beyi anmak bile gereksiz, “kasa” ona emanet ediliyor, kabinenin yıldızı o. Yalnız bakanlığı döneminde enerji şirketleri 51 milyar Dolarlık dış borç yapmışlar ve şimdi çok sıkışıklar! Ve örneğin onun yerine Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına gelen Fatih Dönmez –ta ’94’ten beri İstanbul Belediyesi’nden tanışıyorlar. Tabii 2007’den bu yana İslam İşbirliği Teşkilatı SESRIC’te kıdemli araştırmacı olan Çalışma ve Aile Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk. Sümeyye Hanım’la tanış ve çalışma arkadaşı. KADEM Ankara Temsilciliği ve Denetleme Kurulu Üyeliğiyle Kadın Birliği Platformu Üyeliği yapmış. Bir başka yakın, Mustafa Varank. Önce Başbakan, sonraysa Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı. TÜRKSAT’ın da YK üyesi.

Artık yakınlardan olan, Dışişleri’nden Mevlut, İçişleri’nden Süleyman, Adalet’ten Abdülhamid ve Genelkurmay’dan Hulusi Beyleri hiç saymıyoruz.

İkinci olarak, “Başkanın Adamları”, öyle esnaflık, tüccarlıktan falan gelmiyorlar, ama hemen istisnasız tümü –herhalde işini bilen adam anlamında– “işadamı”, düpedüz patronlar yani. Hem de öyle ufak-tefek değil, büyük patronlar.

Görelim.

Başkan Yardımcılığına layık görülen Bay Fuat Oktay üniversite kökenli ve üniversite-sanayi işbirliğinin bir örneği. Şirketlerde kriz yönetimi uzmanı. Şirketlere danışmanlıkla başlıyor ve bazılarında genel müdürlük, başkan yardımcılığı ve YK üyeliği yapıyor. 2008-12 arasında THY’de. Genel Müdür Yardımcılığına kadar ilerliyor. Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ve Türk-İngiliz, Türk-Alman ve Türk- İspanyol İş Konseyleri YK üyelikleri yapıyor. 2012’de devlete geçiyor, AFAD Başkanı oluyor. Sonra Başbakanlık Müsteşarı. Suriye’deki iki harekatta da koordinasyonu sağlıyor.

MEB Ziya Selçuk başarılı bir patron. Eğitim alanına yatırım yapan tekelci bir eğitimci. MAYA okullarının sahibi ve TED Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı. O da, bilimle ticaret işbirliği örneklerinden. 2003-2006 yılları arasında MEB Talim Terbiye Kurulu Başkanlığı yapmış.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca da, hem aileye yakın hem de patron bakanlardan ve eğitimden sonra sağlığın da bir kapitalist patrona emanet edildiğini görüyoruz. 1997’de kurduğu Medipol Hastanesi ve Medipol Üniversitesi'nin sahibi. DEİK Eğitim Komitesi İş Konseyi Başkan Yardımcılığı da yapan Koca, Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin (TİM) Sağlık Hizmetleri Komitesi Başkanı. Ve önemli bir başka özelliği tarikatçılığı. Nakşibendi, İskenderpaşa Cemaatinden.

Enerji Bakanı Fatih Dönmez, konusuna hakim olmalı; 2015’ten beri aynı Bakanlığın Müsteşarıydı. 1994 sonrası İstanbul Belediyesi’nde İGDAŞ'ta Genel Müdür Yardımcılığı ve YK üyeliği yapmıştı.

2002’den sonra Belediye şirketlerinin bağlandığı İştirakler Genel Koordinatörüydü ve İBB iştiraklerinin YK’larında başkanlık ve üyelik yaptı. Türkiye Elektrik Sanayi Birliği'nin kurucularından. 2008'de EPDK üyesi oldu.

Yanına bir de “Altyapı” sözcüğü eklenen Ulaştırmanın Bakanı Mehmet Cahit Turhan 2005-20015 arası Karayolları Genel Müdürü. Oradan Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanlığına ve sonra Danıştay Üyeliğine geliyor. Danışmanlık ve hukukla inşaatçılığın iç içeliğinin bir belirtisi olarak, Danıştay’dan emekli olur olmaz Kuzey Marmara Otoyolu yapan Konsorsiyumun CEO’su oluyor. Hem Karayolcu hem de Üçüncü Köprünün otoyollarını yapar da devlet mi yönetemez denmiş, Ulaştırmanın başına getirilmiş.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, eski TOKİ’ci bakanlardan, 17-25 Aralık’la adı anılan E. Bayraktar’ın ekolünden geliyor. 2006’da TOKİ İstanbul Avrupa Yakası Uygulama Şube Müdürlüğünden başlayıp yükseliyor. 2009’dan bugüne TOKİ Başkanlığı iştiraki olan Emlak Konut GYO A.Ş. Genel Müdürü. Milyarlarla oynayan şirketi yıllarca yönetmiş. Şirket yöneten devlet de yönetir diye düşünülüp güvenilenlerden.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy, 25 yılını turizm sektörüne vermiş deneyimli ve sağlam patronlardan. TV reklamlarından tanıdığımız ETS Tur’un ve çeşitli otellerin sahibi. Yenilikçi de: Geçen yıl online rezervasyon platformunu kurarak, dünyanın dört bir yanındaki 200 bin dolayındaki otel-motele müşteri bağlantısı sağlamaya başladı. Turizmi ondan başka kim patlatabilir denip devlet yönetiminde şirket yönetme tecrübesinden yararlanılacak.

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, eski ANAP Bakanı Ekrem Beyin oğlu olmanın ötesinde özelliklere sahip. Gıda, tarım, hayvancılık, teknoloji ve otomotiv sektörlerinde şirketler kurup yönetti. Türkiye’de ilk 500 içinde yer alan bir gıda firmasında Genel Müdürlük yaptı. Kanada merkezli uluslararası gıda tekeli McCain Food’un Ortadoğu danışmanı.

Türkcell’in yanı sıra Albaraka Türk ve BİM A.Ş.'in Yönetim Kurulu üyesi. Bunca şirket yönetme tecrübesiyle “babasından kötü bakanlık yapacak değil ya” diye düşünülmüş olmalı.

Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Kasapoğlu, 2009’da Başbakanlık Müşaviri. Sonra Çalışma ve Sosyal Güvenlik, Milli Eğitim ve Gençlik ve Spor Bakanlığı’nda görevler üstlenerek devlet tecrübesi edindi. En son Spor Toto Genel Müdürüydü.

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan Türkiye Sınai Kalkınma Bankası orijinli. Bir dizi şirkette Genel Müdürlük ve YK üyeliği yaptı. Altyapı yatırımlarında çok yönlü tedarikçilik yapan Karon Müh. ve Tic. şirketinin kurucu ortağı ve Yönetici Müdürü. Daha önce üç dönem DEİK Türk Suriye İş Konseyi Başkanlığı var. Ayrıca, Türk-Ürdün İş Konseyi Başkanlığı, Türk-Irak ve Türk-Libya Konseyleri YK üyeliği yaptı. Halen TOBB Kadın Girişimciler Kurulu Başkan Yardımcısı.

Tamam, devlet şirket gibi hür ve hızlı yönetilecek, biliyoruz. Ama şirketlerde işçiler de çalışır. Ve iş oya geldiğinde milyonlarcasından alınırken, bir ustabaşı olsun neden alınmaz “tarafsız kabine”ye?!

Son Düzenlenme Tarihi: 14 Temmuz 2018 22:49
www.evrensel.net
ETİKETLER Mustafa Yalçıner