‘Soğan patates alamıyoruz, dış güçle ne alakası var?’

İstanbul Şehremini Salı Pazarı’nda vatandaşa ekonominin gidişatını ve kendi mutfağına yansıyanı sorduk.

Eylem NAZLIER
Özgür GÜLTEKİN
İstanbul

Tezgahlarda fiyat artışı var mı, geçen yıla oranla fiyatlar ve satışlar ne durumda? Bu soruların yanıtlarını alabilmek için salı günleri Şehremini’de kurulan pazara gidiyoruz. Satıcısından alıcısına konuştuğumuz hemen herkes fiyatların arttığı ve buna bağlı olarak satışın azaldığı, alım gücünün ise iyice düştüğü yönünde hem fikir.

Müşterilerin fiyatlarından şikayetçi olduklarını söyleyen bir pazarcı, “Millet eskiden 5 kilo domates alıyordu, şimdi 1 kilo alıyor. Alım gücü yok, millet alamıyor. Dış güçler diyorlar, dış güçlerin de işi gücü yok bizim domatesimiz, patates, soğanımızla oynayacak” dedi.

NE KÖYLÜDEN NE BİZDEN?

Patates ve soğan satan bir tezgaha yaklaşıyoruz. Pazarcı, geçen haftaya göre patates ve soğan fiyatının biraz daha düştüğünü söyleyerek şunları ekliyor: Satışlarımız bu hafta gayet güzel. Fiyatlarımız normale döndü. Patates ve soğanda çok büyük artışlar olmuştu. Şimdi biraz daha normale döndü, daha da düşebilir. Her taraftan patates soğan geliyor, üretim arttı.

Başka bir pazarcı, “Bu sene ihracat fazla olduğundan dolayı fiyatlarda belli bir sıkıntı var. Onun haricinde başka bir şey yok. Bu ne bizden kaynaklanıyor ne de köylüden kaynaklanıyor. Tamamıyla ihracattan kaynaklanıyor” diye konuştu.

5 KİLO ŞİMDİ 1 KİLOYA DÜŞTÜ

Domates satan tezgahta pazarcılarla röportaja devam ediyoruz. Fiyatların gayet uygun olduğunu söyleyen pazarcı, “İnsanlar alıyorlar. Akşamüzeri gelin tezgahlar sıfırlanmış. Recep Tayyip Erdoğan’ı sabote ediyorlar. Milletin parası var, her malın alıcısı var” derken aynı tezgahtaki arkadaşı ise bu sözlere tepki gösteriyor: Her malın alıcısı yok, millet neden iki buçuk liralık domates alıyor? Millet eskiden 5 kilo domates alıyordu, şimdi 1 kilo alıyor. Alım gücü yok, millet alamıyor. Dış güçler diyorlar, dış güçlerin de işi gücü yok bizim domatesimiz, patates, soğanımızla oynayacak.

‘FİYATLARI DÜŞÜRÜN’

Fiyatlardan genel olarak yurttaşlar da şikayetçi. Elindeki üç küçük poşetin 42 lira tuttuğunu söyleyen yurttaş “Çok pahalı kardeşim, beş liraya soğan mı olur? Elimdekiler 42 lira tuttu. Şu üç poşeti bir tarafa, 42 lirayı bir tarafa koy, 42 lira daha ağır gelir” diyor.

Emekli olduğunu söyleyen biri de, “Fiyatlar çok pahalı” diye başladığı sözlerini, “Çilek 10 lira diyorlar. İki kilo çilek aldım, 20 lira tuttu. Torunlar erik istemişti ama onun da fiyatı 10 lira. Bu hafta erik alamayacağım, çocuklar erik yiyemeyecek” cümleleriyle tamamlıyor.

Bebeğiyle pazara gelen bir kadın, “Fiyatlar çok pahalı yaşam da zor” diye sitem ediyor. “Bak bu poşet 1 kilo, 5 TL. Eşim çalışıyor, ben ev hanımıyım. 2 bin TL gelirimiz var. Onu da kiraya mı, suya mı, elektriğe mi, çocuğun ihtiyaçlarına mı verelim?  Bugün 200 TL ile pazara girdim, 5 kuruş para kalmadı. Rica ederim Tayyip Erdoğan’dan fiyatları düşürsün, bize iyilik yapsın. Biz ona her şeyimizi veriyoruz. Canımız ona ve vatana feda” diyor.

“Kuru fasulye, patatese fakir yemeği derlerdi” diyen bir kadın ise, “Şimdi bu sebzeleri zar zor alıyoruz. Ben emekliyim, eşim emekli. Emekli maaşıyla geçinmeye çalışıyoruz, kıt kanaat geçiniyoruz” diye konuşuyor.

Son Düzenlenme Tarihi: 14 Temmuz 2018 08:12
www.evrensel.net