İtaatsiz bilimciler bir araya geliyor

İtaatsiz bilimciler bir araya geliyor

Karaburun Bilim Kongresi, “Kapitalizm kıskacında doğa-toplum-teknoloji” ana temasıyla bugün başlıyor. Karaburun Gündelik Yaşam Bilim ve Kültür Derneği tarafından düzenlenen kongrenin bu yıl yedincisi düzenleniyor. 5-9 Eylül tarihleri arasında 5 gün boyunca tam 31 oturuma ev sahipliği yapacak olan kongre, sadece akademi içind

Sinem Uğurlu


Karaburun Bilim Kongresi’nin ana teması doğa, toplum ve teknoloji ilişkisi. Bu sene neden bu temayı seçtiniz?
Erkin Başer: Toplum, teknoloji ve doğa ilişkisindeki sıçrama anını, kapitalist üretim tarzının ortaya çıkışı oluşturur. Kapitalizmin daha fazla artı değer elde etme çabası kapitalisti, hem işçinin hem de doğanın olanaklarını sonuna kadar kullanmaya zorlar. Bunun gerçekleşmesi sürecinde teknoloji ikili bir rol oynar; bir yandan işçi sınıfının sömürüsünü derinleştirir, bir yandan da doğanın temellükünü hızlandırır. Burada piyasa ve teknoloji arasında karşılıklı bir ilişki söz konusu. Teknoloji, kâr güdüsünü doyurmaya çalışırken piyasa, bütün insansal özneleri kapitalist toplumun bileşenleri kılarak aynılaştırır.

Türkiye’de de doğa ve yaşam alanlarını savunma mücadelesi son yıllarda önemli bir gündem haline geldi. Bu, kongrenin temasının belirlenmesinde önemli bir etkiye sahibi oldu sanırız.
Ferda Dönmez Atbaşı:
Elbette. Son yıllarda doğanın metalaştırılması, dünyanın birçok bölgesinde hızlanan bir süreç olarak yaşanmaktadır. Eş zamanlı olarak birçok coğrafyada deneyimlenen bu gidişat üzerinde aciliyetle tartışılması gereken bir gündem olarak kendisini dayatmış ve kongre temasının belirlenmesinde etkili olmuştur.

Doğa ve toplum ilişkisi denilince genellikle, doğanın tahribatı, küresel ısınma, çevre katliamları vb. akla geliyor.
Atbaşı:
Kapitalist üretim biçiminin tek üretim motivasyonu kârların en çoklaştırılmasıdır. Bu nedenle hem insan emek gücü olarak ve hem de doğa kaynak olarak bu üretim biçimine tabidir. Doğaldır ki, sadece kâr güdüsüyle işleyen bir sistem uyumlu, karşılıklılık ilkesine dayanan bir doğal gelecek tahayyülü ile ilgilenmez. Tahribat kapitalizmin ‘doğa’sında vardır.

Doğanın bu tahribatı insan sağlığını nasıl etkiliyor?
Atbaşı:
İnsan, doğanın bir bileşeni olduğundan yaşam alanı kirletilen, daraltılan ve yok edilen diğer bütün canlılar gibi olumsuz etkileniyor. Üstelik kapitalist üretim biçimi “insan sağlığını” da bir meta olarak gördüğünden bu durumdan da kendisine görev çıkarıyor. Örneğin, anne sütünde kanser yapan kimyasallar bulunması, kapitalist için endişe edilecek bir durum değil, üzerinden kâr edilebilecek yeni bir olanak olarak görülür.

Ana tema dışında hangi konular tartışılacak?
Başer:
Her sene olduğu gibi, çalışma grupları istedikleri konularda önceden hazırlık yaparak kongre esnasında tartışmalarını yürütüyorlar. Ayrıca üniversiter alanda bazı araştırmalar sunulma, yayınlanma olanağı bulamaz. Karaburun Bilim Kongresi, eleştirel bütün çalışmalara açık bir kongre olduğundan tema dışı çalışmalar kendine burada yer bulur.  

Kongre kime hitap ediyor? Kimlerin katılımını bekliyorsunuz?
Atbaşı:
Sanıyorum kongrenin muhalif eleştirel bilimciler için bir özgürlük ortamı, bir soluklanma alanı olduğu artık biliniyor.
Kongremiz söyleyecek sözü olan, tartışmalara katılmak isteyen ve kendisine başka mecralarda yer bulan ya da bulamayan herkese hitap ediyor.  Yerel halkın katılımını özellikle önemsiyoruz. Akademi dışı araştırmacılara öncelik veriyoruz. Birçok kentten öğrenciler, genç akademisyenler geliyorlar.
(İzmir/EVRENSEL)


KONGREDEN ÖNE ÇIKANLAR

Kongrede, beş gün boyunca doğa-toplum ve teknoloji ilişkisi üst başlığıyla 31 oturum gerçekleşecek. Ana tema dışında da çeşitli forum ve oturumlar programda yer alıyor.
Kongrenin ikinci günü gerçekleşecek olan ve Prof. Dr. Beyza Üstün’ün oturum başkanlığını yapacağı “Sokağın Bilgisi: Doğa İçin Mücadele” başlıklı oturumda, HES karşıtı mücadeleler ve çevreci halk hareketleri konuşulacak. Kongre “Müge Tuzcuoğlu oturumu” başlığı altında, ana tema oturumunu gerçekleştirecek.  Son gün ise, neoliberalizm kapsamında üniversitelerin, tarımın, sendikaların ve ekonominin değerlendirileceği oturumlar olacak. Ayrıca çalışma gruplarının sunumları da son gün ilan edilecek. Tutuklu öğrenci ve akademisyenlere ithaf edilen kapanış oturumu ise, anayasa tartışmasının yapılacağı oturum olacak. Kongrede, kadın emeğinden Marksizme, yeni üretim ilişkilerinden sanat tartışmalarına, felsefeden Van’da yaşanan depreme, medya ve iktidar ilişkilerinin irdelenmesinden halk sağlığına kadar pek çok konu tartışılacak.

www.evrensel.net