'Yargıç, iktidarın koltuğunun altından çıkarak adalet üretebilir'

Fotoğraf: Evrensel

'Yargıç, iktidarın koltuğunun altından çıkarak adalet üretebilir'

Yargıçlar Sendikası Başkanı Karşıyaka Hakimi Ayşe Sarısu Pehlivan ile yargı alanındaki düzenlemeleri konuştuk.

Çağrı SARI
İstanbul

703 sayılı KHK ile idari hakimlik konusuna getirilen düzenleme ile birlikte idari hakim olabilme şartlarında değişikliğe gidildi. Artık idari hakim olmak için hukuk fakültesi okuma zorunluluğu olmayacak. Önceden sadece iktisat fakültesi mezunları ile, hukuk fakültesi mezunları bu görevi üstlenirken şimdi herhangi bir alanda mezuniyet şartı yeterli sayılabilecek. Tabii bu da ‘yandaşların’ hakim yapılacağı endişesini getirdi.

Ayrıca yeni hükümet sisteminin gereği olarak yargıda da yapısal değişikliğe gidilmişti. 16 Nisan referandumun hemen ardından HSYK, HSK olmuş, atamalarda, üye sayısında değişiklik yaşanmıştı. Hükümet sistemi ile beraber hukukun da tek adamın boyunduruğuna gireceği tartışılmıştı. Yeni sistemle beraber hukukun aldığı kararlar daha çok dikkat çekici olabilir. Tüm bu değişiklikleri sorduğumuz Yargıçlar Sendikası Başkanı Karşıyaka Hakimi Ayşe Sarısu Pehlivan’a göre, yargının asıl sorunu “Egemen iradeye ram eden yargı mensupları”ndan kaynaklı. Pehlivan’ın görüşü liyakatin kalmadığı, değişen maddeler karşısında tecrübesiz bilgi eksikliği olan isimlerin hakim yapıldığı bir ortamda adalete dair sorunların çözülemeyeceği yönünde.

Yargıçlar Sendikası Başkanı Ayşe Sarısu Pehlivan’ın Evrensel'e yaptığı değerlendirmeye göre hakimlik konusuna getirilen düzenlemede bundan sonra Adalet Bakanlığı ihtiyacı belirleyecek, üniversite mezunu olanlar da bu görevi yürütebilecek. Yani mühendislik, tıp, ziraat, ilahiyat, güzel sanatlar vs. diploması olanlar idari yargıç olarak görev yapabilecek.

Böyle bir ihtiyaca gerek olmadığını ifade eden Pehlivan, “O kadar çok hukuk fakültesi varken, mezunu da çokken niçin bu yol açılıyor? Makul ve mantıklı bir açıklama yapılması gerekirdi” dedi.

Yargının sorunlarının bu şekilde çözülemeyeceğini söyleyen Ayşe Sarısu Pehlivan, yargının asıl sorununun “Yetersiz bilgi sahibi ve egemen iradeye ram eden yargı mensuplarının çokluğu” olduğunu söyledi.

Pehlivan “Bilgi eksikliği olan, liyakatin hakim kılınmadığı, başka kriterlerin öne çıktığı elemelerle mesleğe başlayanların, mevzuatın çokluğu, sürekli değişen kanunlar ve yeterli hukuk nosyonunun olmaması nedeniyle katledilen hukukla hak arayan, adalet bekleyen insanlara neler yapabiliyor hep beraber gördük” dedi.  Hakim Ayşe Sarısu Pehlivan;  Madımak, Hopa davası, Hizbullah Pamukova Cumhuriyet gazetesi, 10 Ekim davası Ergenekon, Balyoz, ve FETÖ yargılamalarını örnek olarak sundu.

Almanya, İspanya, Portekiz, Romanya gibi Avrupa ülkelerinde yargıçların hukuk fakültesi mezunu olmalarının zorunlu olduğunu, İngiltere ve Fransa’da bu durumun esnek olduğunu İtalya’da ise, vergi mahkemelerinde çalışanlar dışındakilerin hukuk fakültesi mezunu olduğu bilgisini paylaşan Hakim Pehlivan, “Bazı ülkelerde ikinci üniversite olarak hukuk öğrenimi görenler arasından yargıç alınıyor. Ben de bu uygulamayı doğru buluyorum” dedi.

TÜM ANAYASALAR MASAYA YATIRILMALI

Yargının bağımsızlığı sorununu çözmesi için sorunu görmek gerektiğine işaret eden Ayşe Sarısu Pehlivan, “Gerçekten çözüm isteniyorsa 1961, 1971 Anayasası ve 1980 Anayasası’nın yürürlükte olduğu dönem ile 2010’a kadar olan dönem, 2010 sonrası, 2016 Anayasa değişikliği ile getirilen düzenleme, hepsinin masaya yatırılması gerekmektedir. Kısacası yargıçların bu dönemlerdeki egemen iradenin koltuğunun altından çıkmayarak ne kadar adalet ürettiğidir sorun. Bu saydığım dönemlerde daha az veya daha çok denilerek tartışılabilir. Bunlar görmezden gelinerek yargıyı dizayn etmek felakete yol açar. Yeni dönem başlıyor. Yaşayarak öğrenen bir toplumuz. Öğrendiklerimizden de ders almıyoruz. Durun bakalım daha ne olacak sözünü tekrarlayan bir yığın halinde yaşamaya devam edeceğiz gibi görünüyor” dedi.

Son Düzenlenme Tarihi: 13 Temmuz 2018 09:18
www.evrensel.net