Samandağ'da panel: 'Yeni rejim işleyişi, şirket-devlet işleyişidir'

Fotoğraf: Evrensel

Samandağ'da panel: 'Yeni rejim işleyişi, şirket-devlet işleyişidir'

Samandağ’da Evvel Temmuz Festivali kapsamında Evrensel yazarlarının katılımıyla ‘Yeni Rejimin İnşası ve Sosyal Politik Yansımaları’ paneli düzenlendi.

Aydın YİĞİT
Hatay

Hatay Samandağ’da Evvel Temmuz Festivali kapsamında Evrensel gazetesi yazarlarının katılımıyla "Yeni Rejimin İnşası ve Sosyal Politik Yansımaları" başlıklı panel düzenlendi. Evrensel Gazetesinin Ekonomi Editörü Bülent Falakaoğlu ile Evrensel Gazetesi Yazarı ve Emek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Nuray Sancar’ın konuşmacı olarak katıldığı panelin moderatörlüğünü Semra Miraçoğulları yaptı. Katılımcıların dikkatle takip ettiği panelde 24 Haziran seçimleri ve "Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi" olarak adlandırılan yeni rejimin ekonomik ve sosyal sorunları ele alındı.

‘MİLLET İRADESİ SEÇİMLERE İNDİRGENİYOR’

Panelde ilk sözü alan Nuray Sancar, Türkiye’nin son yıllarda sürekli olarak seçim sürecine sokulduğunu ancak antidemokratik uygulamalar ve yasaklarla seçimlere gidildiğini, emekçilerin yönetim ve denetleme mekanizmalarından tamamen yoksun bir şekilde ‘millet iradesi’nin seçimlere indirgendiğini söyledi.

‘DÜNYADAKİ GELİŞMELER TÜRKİYE’YE YANSIYOR, TARİHTEN DERS ÇIKARMALIYIZ’

Fotoğraf: Evrensel

Nuray Sancar, 24 Haziran’dan sonra toplumun çeşitli kesimlerini temsil eden partilerin parlamentoda kendisine yer bulduğunu ancak inşa edilmek istenen yeni rejime bakılınca bunun yalnızca bir paradoks ve tek adam rejimini meşru kılma girişimi olduğununun görüldüğünü söyledi.

24 Haziran seçimleri ve sonuçlarının tüm dünyada ortaya çıkan eğilimlerle birlikte ele alınması gerektiğini söyleyen Sancar, ABD'de Trump gibi bir sermayedarın, Macaristan, Avusturya, Polonya’da ise Neo-Nazi hareketler ve partilerin oylarını artırdığına dikkat çekti. Türkiye’de de buna benzer seçim sonuçları olduğunu ve yeni oluşan kabinenin de savaş ve sermaye hükümeti olduğunu ilk elden ilan ettiğini söyledi. Sancar, tüm bu gelişmelerin tekelci sermaye açısından işçi sınıfını baskı altına almak, emekçilerin taleplerinin müzakere konusu dahi edilmediği rejimler inşa etmek istediklerinin göstergesi olduğunu söyledi. Sancar, işçi ve emekçilerin bunların karşısına halk demokrasisini koymak için mücadele etmesi gerektiğini söyledi.

Tarihten dersler çıkarmak gerektiğini dile getiren Sancar, 2. Dünya Savaşı sonrası İtalya parlamentosu ve rejiminin bugünkü Türkiye’ye benzediğini ve o dönem yapılan anayasada işçi sınıfının mücadelesi sayesinde ‘emek anayasası’ olarak adlandırıldığını vurguladı.

‘YENİ REJİM İŞLEYİŞİ, ŞİRKET-DEVLET İŞLEYİŞİDİR’

Yeni rejimin şirket-devlet şeklinde işleyeceğini, toplumu sindirecek bir güç olarak geldiğini ve birçok da zayıf noktası olduğunu söyleyerek sözlerine başlayan Bülent Falakaoğlu, emekçilerin mücadelesi için birçok olanağın da ortaya çıktığından bahsetti. 9 Temmuz günü Cumhurbaşkanının yemini ve bakanlar kurulunun oluşması ile yeni rejimin inşasında bir sürece girildiğini söyleyen Falakaoğlu, bu sistemde Cumhurbaşkanının CEO, halkın ise müşteri gibi ele alındığını vurguladı. Falakaoğlu, patronlardan oluşan Bakanlar Kurulunun şirket-devlet işleyişinin bir göstergesi olduğunu ve halkın da yalnızca ‘tüketici’ olarak dizayn edilmek isteneceğine dikkat çekti.

Bülent Falakoğlu, tüm emekçileri birleştirmek ve bugünkü icraatlerin teşhirinin doğru yapılması açısından AKP ve Erdoğan’ın propagandasının ülke yönetiminde hız, güç, hizmet formüllerine yaslandığının iyi bilinmesi gerektiğini dile getirdi. Erdoğan’ın daha iyi bir Türkiye vaadi vermesine rağmen her uygulamada ilk kuralın piyasacılık ve sermayedarların memnun edilmesi olduğuna değinen Falakaoğlu, işçi sınıfının arasındaki kutuplaşmayı derinleştirmeyecek bir üsluba ihtiyaç olduğunu söyledi.

‘EMEKÇİLERE ÖRGÜTSÜZLÜK DAYATILIYOR’

Yeni rejimin emekçilere ‘Sen örgütsüz ol, maaş, ücret talep etme’ dediğini söyleyen Falakaoğlu, ‘Ezen memun olsun, ezilen memnun olsun’ isteğinin gerçekte karşılığı olmayacağına dikkat çekti. Ekonomideki gelişmelerin işçilerin yaşamını doğrudan etkileyeceği süreçlere gidildiğinden bahseden Falakaoğlu, AKP’nin milyonlarca yurttaşa yapılan sosyal yardımları, başta ev kadınlarının oylarını ipotek altına almak ve bunun kesilmesi tehdidiyle ev kadınlarını esnek çalışma, ucuz işçilik için de kullandığını söyledi.

Tek adam rejiminin inşa süreci ilerledikçe otoritenin daha da merkezileştiğini söyleyen Falakaoğlu, ‘’Güç merkezileştikçe, gücün merkeze gitme hızı arttığı kadar yaşam da zorlaşıyor. İş cinayetleri rakamları da her yıl çok hızlı bir şekilde artıyor. İşçiler içinde ki hoşnutsuzluk da gün geçtikçe daha da artacak. Yeni rejim buna benzer pek çok çelişkiyi de barındırıyor" dedi.

Konuşmacıların sunumlarının ardından soru-cevap bölümüne geçilen panelde söz alan emekçiler, bu tür etkinliklerin sosyal medyada yer bulması gerektiğini vurgulayarak işçilerin birliğini örmek için panel katılımcılarına da çok iş düştüğünü söylediler.

Son Düzenlenme Tarihi: 12 Temmuz 2018 15:55
www.evrensel.net