‘Adalet Nöbeti yargılanamaz, alkışlanır’
Fotoğraf: Cansu Pişkin/Evrensel

‘Adalet Nöbeti yargılanamaz, alkışlanır’

Adalet Nöbeti'ne katılan avukatların yargılandığı dava 12 Ekim’e ertelendi. Avukat Kemal Aytaç, 'Adalet Nöbeti yargılanamaz, alkışlanır' dedi.

Cansu PİŞKİN
İstanbul

Haksız ve hukuksuz tutuklamalara karşı başlatılan Adalet Nöbeti’nin 6 Nisan 2017 tarihli ilk buluşmasındaki polis müdahalesi sonucu gözaltına alınan ve “Kanuna Aykırı Toplantı ve Yürüyüşlere Silahsız Katılarak İhtara Rağmen Kendiliğinden Dağılmama” suçlamasıyla haklarında dava açılan 9 avukat hakim karşısına çıktı. Ara kararını açıklayan hakim, iddianamede müşteki olarak yer alan polislerin suçun mağduru olmadığını belirterek müşteki olarak gösterilen 3 polisin tanık sıfatıyla dinlenmesi için duruşmaya çağrılmasına karar verdi. Duruşma 12 Ekim'e erteledi.

Cumhuriyet gazetesi yazar ve yöneticilerinin haksız tutuklamasını protesto etmek amacıyla başlatılan Adalet Nöbeti’nin ilk buluşmasında polis, sert şekilde müdahale etmişti. Polis müdahalesi sonucu Av. Gökmen Yeşil’in burnu, Av. Erkan Sabri Ünüvar’ın bacağı kırılmış, Av. Kemal Aytaç, Av. Diren Yeşil, Av. Hatice Nur Gök, Av. İsmail Anıl Başoğlu, Av. Kıvanç Kayaoğlu, Av.Özge Serdar, Av. Sevinç Sarıkaya ise gözaltına alınmıştı. Polis tarafından darp edilip gözaltına alınan 9 avukat hakkında “Kanuna Aykırı Toplantı ve Yürüyüşlere Silahsız Katılarak İhtara Rağmen Kendiliğinden Dağılmama” suçlamasıyla açılan davanın ilk duruşması İstanbul 50. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada sanıklar  Av. Kemal Aytaç, Av. Gökmen Yeşil, Av. Kıvanç Kayaoğlu, Av. Özge Serdar, Av. Hatice Nur Gökoğlu ile avukatları hazır bulundu. İstanbul Barosu Başkanı Mehmet Durakoğlu, Mersin Barosu Başkanı Bilgin Yeşilboğaz ve Adana Barosu Başkanı Veli Küçük'ün aralarında bulunduğu çok sayıda avukat duruşmayı izledi. Yargılanan avukatları savunmak üzere 400 avukat dosyaya yetki belgesi verdi. Gazeteciler Ertuğrul Mavioğlu ve Murat Sabuncu da yargılanan avukatlarla dayanışma amacıyla duruşmayı izleyen isimler arasındaydı.

‘BİR UTANCI TESPİT EDİP ÇIKALIM’

Duruşmada ilk olarak İstanbul Barosu Başkanı Avukat Mehmet Durakaoğlu söz aldı ve yargılamanın yapılmadan sonlandırılmasını talep etti. Durakoğlu, “Polis terminolojisiyle konuşacak olursam, avukatların ‘süpürülerek’ adliyeden çıkarılmasının yargılamasını yapmayalım diyorum. Bir utancı tespit edip çıkalım buradan.” dedi. Avukat Cem Alptekin de Adalet Nöbeti’nin 67 haftadır devam ettiğine dikkat çekerek, “Sadece ilk nöbette polis müdahalesi olduğu için olay olmuştur. Daha sonra polis müdahalesi olmadığı için olay da olmamıştır.” dedi.

'SUÇ İŞLEMEDİK'

Sanıklardan Avukat Kemal Aytaç, Adalet Nöbeti’nin her yerdeki haksızlıkları ele alan bir iş olduğunu beyan etti. Aytaç, “Avukat olmamız tek tek müvekkillerimizle ya da kendimizle ilgili değildir toplumsaldır ve haksızlıklara karşı çıkmalıyız” dedi. 6 avukatın gözaltına alınmasından sonra karakola giderek emniyet amiriyle görüşme yaptığını söyleyen Aytaç, amirin “Seni de alırım” diye tehdit etmesinin akabinde kendisinin de gözaltına alındığını anlattı. Ayraç, “Nöbetin ikinci haftasında polis geldi ‘ne yapıyorsunuz’ diye sordu. Geçen hafta ne yapıyorsak onu yapıyoruz dedim ve polis önceki hafta için özür diledi. Yaptığımız iş ve yapılan ortada çünkü. Biz suç işlemedik. Adalet nöbeti yargılanamaz, alkışlanır” diye konuştu.

‘AKINTIYA KARŞI ÇAKIL TAŞLARIYIZ’

Polis müdahalesi sonucunda burnu kırıldığı halde hakkında dava açılan Avukat Gökmen Yeşil, “Soma’nın karar duruşmasından geliyorum. 301 insanımız katledildi. Kaza değildi. Sermeyenin yüksek kar hırsı için katledildiler ve taksirle öldürmeden ödül gibi cezalar aldılar. Konumuzla ilgisi şu, adalet nöbetçileri ve baro başkanları olmasaydı halkımıza, emekçilere yönelik saldırılar daha pervasız, daha  sınırsız olacaktı. Hesap soran, itiraz eden, suçlarını yüzüne vuran kimse olmayacaktı. Toplumun insanca yaşayabilmesi için adalet nöbetine ihtiyaç var. Biz itiraz etmeye devam edeceğiz. Akıntıya karşı çakıl taşlarıyız” dedi. Yeşil nöbetin yalnızca avukatlardan ibaret olmadığını belirterek şöyle devam etti: “Hakimlerimiz, savcılarımız daha örgütlü olsaydı bugün hiçbir yargıç ve adliye binası baskı ve  kuşatma altında olmayacaktı. Bugün OHAL altında baskı altındayız. Eylemlerimiz, yargılamalarımız düğün, bayram gibi. Buna vesile oluyorsunuz teşekkür ederiz.”

‘DEMOKRATİK VE BARIŞÇIL BİR EYLEMDİ’

Sanık avukatlardan Kıvanç Kayaoğlu nöbetin başladığı gün Berkin Elvan davasının da ilk duruşmasının görüldüğünü belirterek, “Gözaltı otobüsünde beklerken iki polisin ‘Biz Berkin Elvan davasına gelenlere bilenmiştik ama kısmet bunlaraymış’ dediğini duydum” dedi. Yargılanan avukatlardan Özge Serdar, polisin büyük bir öfke ve kinle müdahale ettiğini ifade etti. Avukat Hatice Nur Gök ise savunmasında, bir kadın polisin kendisine tokat attığını söyledi. Kadın polisin tokat attığı sırada çekilen fotoğrafın dosyada kendisine ait tek fotoğraf olduğunu kaydeden Gök, “Bu davanın müştekisi olmam gerekirdi. Demokratik barışçıl bir eylemdi. Müdahaleye gerek yoktu” dedi.

‘NÖBETİN SUÇ OLARAK GÖRÜLDÜĞÜ TOPLUM ÇÜRÜMÜŞTÜR’

Sanık savunmalarının ardından avukatların beyanlarına geçildi. İstanbul Barosu Başkanı Avukat Mehmet Durakoğlu, “Bu dava meslektaşlığımız açısından kabul edilebilir değil. Bunun polis tarafından yetkisiz, kanunsuz bir biçimde süpürülmesi bir utanç. Bunun yargılamasının yapılmaması gerekir. Biz haksızlıkların olduğu yerde dururuz. Avukatlar kendi iş yerlerinde sadece ayakta durarak ifade etmeye çalışmışlar.” dedi.

Durakoğlu'nun ardından avukat Akın Atalay söz aldı. Atalay davanın Türkiye'de adaletsizliğin ulaştığı seviyeyi gösteren ayıplı ve kusurlu bir davranış olduğunu kaydetti. Nöbet tutan avukatların adaletsizlik ve yargının çöküşü karşısında toplumu uyarma çabası içinde olduğunu savunan Atalay, "Avukatlar adalet dağıtılması gerekirken adaletsizliğin hüküm sürdüğü bir mekanda adalet için nöbet tutuyorlar. Burada yargılananlar adalet sadece kendileri için değil insanlık değerleri adına herkes için talep ediyorlar. Türkiye'de yargılama deyince suçu kanıtlama çabası anlaşılıyor. Bu zihniyet ve bakış açısını değiştirmek zorundayız. İlk nöbetten bu güne dek kesintiye uğramadan düzenli bir şekilde tutulan nöbetin suç olarak görüldüğü bir toplum çürümüş ve kokuşmuş bir toplumdur. Türkiye bu muameleye layık olmamalıdır. Buna karşı çıkmak hukukun değil insan olmanın da gereğidir" dedi.

‘POLİS TUTANAĞI GERÇEĞİ YANSITMIYOR’

Mersin Barosu Başkanı Bilgin Yeşilboğaz, Adalet Nöbeti’nin adalet çığlığının sesi olduğunu söyledi. Yeşilboğaz, “Kendi suçlarını örtbas etmek için yargılama yapılıyor. Bu dava muhalif seslere saldırıdır. Bu yargılama polisin saldırısına meşruiyet kazandırmaktır” dedi. Adana Barosu Başkanı Veli Küçük ise derhal beraat kararı verilmesinin şartları oluştuğunu söyledi. Avukat Canan Arın, bu davanın açılması ve kabul edilmesinin polis saldırısına prim verme anlamına geldiğini belirterek, “Yarın aynı şey hakimlere de yapılır. Toplumun her kesimine yöneliktir” dedi.

Polis tutanağının gerçeği yansıtmadığını savunan Avukat Bülent Utku da, derhal beraat kararı verilmesi gerektiğini söyledi.

Savunmaların ardından ara kararını açıklayan hakim, iddianamede müşteki olarak yer alan polislerin suçun mağduru olmadığını ve müşteki olarak gösterilen 3 polisin tanık sıfatıyla dinlenmesi için duruşmaya çağrılmasına karar verdi. Duruşma 12 Ekim'e erteledi.

Son Düzenlenme Tarihi: 12 Temmuz 2018 15:05
www.evrensel.net