Aşıların olmadığı bir dünyada neler olurdu?

Fotoğraf: Pixabay

Aşıların olmadığı bir dünyada neler olurdu?

Aşılar olmasaydı hangi hastalıklar ortaya çıkardı? Bill & Melinda Gates Fonu, Aşı Dağıtımı Yöneticisi Orin Levine cevapladı.

Poppie MPHUTHING

Aşı stokları bir gecede  bitseydi neler olurdu?
Bir ebeveyn olarak dehşete kapılırdım. Bir uzman olarak ise, fazla mesai yapardım. Çünkü bu durumun sonucu, önlenebilir hastalıklardan gereksiz şekilde acı çeken milyonlarca kadın, çocuk ve yetişkin olacaktır.

Aşıların yapabildiği şeylerden biri de hastalıkların ortadan kaldırılmasıdır. Şimdiye kadar, çiçek hastalığını ortadan kaldırdık ve çocuk felcini ortadan kaldırmaya çok yakınız. Bu, sadece aşıların kullanılmasıyla mümkün olur ve tüm dünyanın yararlanabilmesi için aşıların herkes tarafından kullanılması gerekir. 

Aşılar olmasaydı kimler en yüksek risk altında olurdu?
Bu hastalıklar ilk önce savunmasız insanları seçer. Bu yüzden bebekler ve küçük çocuklar ilk sırada olurdu. Savunmanın zayıfladığı bir sonraki gruptaki insanlar, yetersiz beslenenler ya da bağışıklık sorunları olan kişilerle yaşayan insanlar olurdu.

Sanırım bu hastalıkların bir kısmının ölümcül olduğunu hatırlamalıyız. Menenjit, bir gün önce ne kadar enerjik olursa olsun spor takımının genç kaptanını öldüren ya da bir organını kaybetmesine neden olan bir hastalık türüdür. Rahim ağzı ve karaciğer kanseri, kanserin gelişmesi uzun zaman aldığı halde geri gelebilecek yıkıcı hastalıklardır. Şimdi aşılar sayesinde bunlar, kontrol etmeye başladığımız ve geri gelebilecek olan iki şeydir.

Bu hastalıkların tehlikesi konusundaki farkındalığın, zengin dünya ülkelerindeki kayıtsızlık nedeniyle önemli olduğunu belirttiniz. Aşı bilinci neden yoksul bölgelerde önemlidir?
Evet, size bunun harika bir örneğini vereyim. Afrika’da bakteriyel menenjit salgınlarından çok etkilenen ve adına “Menenjit Kemeri” de denen bir bölge var. Burası, Afrika’nın kuru bölgesinde bulunan ve her üç ila beş yılda bir büyük bakteriyel menenjit salgınlarına yatkın olan bir kemer. Ve şimdi, birçok insanın sıkı çalışmasının sonucu olarak, bir Hint aşı üreticisi, bu salgının sebebi için özel olarak bir aşı üretti. Yaygın kullanımı Gavi finansmanı tarafından desteklenen bu aşı sayesinde, Afrika’dan gelen salgın menenjite sebep olan etmenleri neredeyse ortadan kaldırdık. Bu, hastalıktan etkilenen ülkelerde yapılan büyük kampanyalar sayesinde gerçekleşti. Bu kampanyalar yapıldığı zaman insanlar, ailelerinin salgın menenjite karşı aşı olduklarından emin olabilmek için 40 derece ve üstü sıcaklıklarda saatlerce bekliyordu. Çünkü o topluluktaki herkes menenjitten etkilenmişti. Bu aile ve ebeveynlerin her biri, bu korumayı elde etmenin ne kadar önemli olduğunu biliyordu.

Fotoğraf: Pixabay

Aşılar olmasaydı hangi hastalıklar ortaya çıkardı?
Neredeyse dünyanın herhangi bir yerinde çocuk felci virüsünden felç olan tek bir kişinin dahi olmadığı bir noktaya geldik. Aşılar olmasaydı, çocuk felci geri gelirdi ve bugün engelleyebileceğimiz bir virüs tarafından felç edilen gereksiz sayıda insanımız olurdu. İnsanları yalnızca öldürmek ya da engelli bırakmakla sınırlı kalmayan fakat onların kalbinde bir korku yaratan salgın hastalıklar da yeniden ortaya çıkardı.

Kızamık aşısı olmayan bir dünya düşünün. Bu hastalık hızla yayılacaktı. Aşı olmadan her yerde kızamığa karşı bağışıklığı düşürdüyseniz, hızla insanların %80’inin (veya daha fazlasının) kızamık enfeksiyonu olacağı büyük salgınlar yaratırsınız. Bu insanların şiddetli ateş ve döküntüleri olacaktı. Birçoğu hastaneye kaldırılacak, bazıları ölecek ve bazılarının körlük gibi yaşam boyu engelleri olacaktı.

Bu tür hastalıkların yaygınlaştığı sosyal ortamı düşünün: İnsanların başka insanlarla iletişim kurmaktan korktuğu ve ebeveynlerin çocuklarını başka çocuklarla oynamaktan geri çektiği bir sosyal ortam. Bunun gibi bir dönemi görmek için zamanı fazla geriye almamıza gerek yok. Amerika Birleşik Devletleri’nde 1950’li yıllarda, henüz çocuk felci aşısı bulunmamıştı ve durum anlatılandan çok da farklı değildi. Bir çocuk felci vakası olduğunda, yüzme havuzunu kapattılar ve çocuklar içeride kaldı. Bizim garantisini verdiğimiz şey, aşı korumasının insanlarla iletişim kurma özgürlüğü sağladığı ve aşılar tarafından önlenebilen hastalıkların yarattığı korku ile yaşayan insanlardan bu hastalıkları uzaklaştırmaktır.

Dünya Aşı Haftası neden önemli?
Zengin ülkelerdeki çoğu insan, kızamık, difteri, menenjit, boğmaca gibi bulaşıcı hastalıkların etkisini hiç görmedi. Küçük dil enfeksiyonu gibi hastalıklar, nefes borusunun kapanmasına yol açar. Eğer iki yaşındaki bir çocuk bu hastalığa yakalanırsa beklenmedik bir şekilde nefes darlığı yaşayabilir. Bakteriyel menenjit aşılarımızdan Hib aşısından dolayı Amerika ve Avrupa’da bu hastalık ortadan kalktı. Çocuk doktorları artık bu hastalıkla karşılaşmıyorlar. Bu “klasik hastalıklar”ın birçoğu artık aşılar sayesinde ortadan kalktı. Yani ABD, İngiltere ve Avrupa gibi yerlerde insanlar bu hastalıklardan korkmuyorlar.

Aşıları her yere sunmak için ne kadar çaba harcamak gerekir?
Küresel aşılar, her yıl yaklaşık 2,5 milyon kişiyi önlenebilir ölümden korumak için çalışıyor. Bu başarı, büyük bir koordineli çabaya bağlıdır. Aşıları yapmak için üreticilere ihtiyacımız var. Aşıları satın almak için ulusal hükümete ihtiyacımız var. Bazı yerlerde bunu desteklemeye yardım etmek için bağışçılara ihtiyacımız var. Aşıları talep eden topluluklara ihtiyacımız var. Bu aşıları doğru yerlere doğru zamanda ulaştırmak için çok büyük bir sağlık çalışanı gücüne ihtiyacımız var.

Bir ebeveynin sağlık çalışanı ile birlikte bir klinikte yaşadığı büyülü aşılama anı genellikle bir dakika kadar sürer. O sihri mümkün kılmanın ne kadar zaman aldığını düşünmek ise akıl almaz. Ve bunu her gün dünyada milyonlarca kez yaptığımız gerçeği daha da inanılmaz oluyor.

Bill & Melinda Gates Fonu, Aşı Dağıtımı Yöneticisi Orin Levine ile yapılan söyleşi daha anlaşılır olması açısından soru-cevap şeklinde düzenlenmiştir.

weforum.org’dan çeviren Selen ADIGÜZEL

Son Düzenlenme Tarihi: 08 Temmuz 2018 21:40
www.evrensel.net
ETİKETLER aşı