Eğitim şart ama yetmez!

Eğitim şart ama yetmez!

[ Eskişehir Üniversitesi öğrencileri, gerçekleştirdikleri Kadın Atölyesi’nde yaptıkları anketle öğrencilerin kadın sorununa yaklaşımlarını değerlendirdi ]Gazete köşelerinden, kürsülerden, politikacı ağızlardan kadınlara dair tüyler ürpertici ifadeler dökülürken Eskişehir Kadın Atölyesi olarak

Ayşe Yılmaz / Gizem Doğan

[ Eskişehir Üniversitesi öğrencileri, gerçekleştirdikleri Kadın Atölyesi’nde yaptıkları anketle öğrencilerin kadın sorununa yaklaşımlarını değerlendirdi ]

Eskişehir Üniversitesi öğrencileri, gerçekleştirdikleri Kadın Atölyesi’nde yaptıkları anketle öğrencilerin kadın sorununa yaklaşımlarını değerlendirdi

İlk soru “Verdiğimiz şıkları sıralayarak kendinizi genelden özele tanımlar mısınız?” oldu. Soruya verilen yanıtlar büyük çoğunlukla “dünya vatandaşı-kadın-etnik köken-öğrenci-dini inanç” sıralamasını içeriyordu. Bu sıralamaya ilk baktığımızda sorun yok gibi görünüyor. Yapılan en basit ankette bile dünya vatandaşı olduğunu hissetmek, sonra kadın olduğunu belirtmek bir sıkıntı oluşturmasa gerek.

Anket sorularının kalanını çözümlediğimizde ise maalesef Türkiye gerçeği bir kez daha yüzümüze vuruyor. Verilen yanıtlar bize, bu ülkede kadın olmanın pek çok sıkıntı yaşamak anlamına geldiğini bir kez daha gösterdi. Örneğin “Hiç tacize (sözlü, cinsel, psikolojik) uğradınız mı?” sorusuna yüzde 70 gibi bir oranla “evet” cevabı verildi. Evet, şıkkını işaretleyen pek çok arkadaşımızın yanına “sözlü taciz” notunu düşme gereği duymaları da dikkat çekiciydi.

Bir diğer sorumuz ise “Son günlerde medyada hadım etmek olarak geçen AKP‘li kadın milletvekillerinin meclise sunduğu tasarıyı destekliyor musunuz?” idi. Yanıtlar (evet %37, hayır %33, bilmiyorum %30), kadınlara yönelik taciz ve tecavüzün böylesi bir yöntemle çözülmesi önerisi noktasında kafa karışıklıklarının olduğunu gösterdi.

“Kız yurtlarında izin almama halinde aileye haber verilme uygulamalarından memnun musunuz?” sorusuna ise kadın öğrencilerin verdiği yanıtların hemen hepsi aynı doğrultudaydı. Kadın öğrenciler, 18 yaşını geçmiş bir bireyin kendi sorumluluğunu alabileceğini belirterek, bu tür baskı politikalarına karşı çıktılar.

Son olarak; kadına yönelik taciz, tecavüz, şiddet olayları ve kadın erkek arasındaki cinsiyet ayrımcılığının son bulmasındaki çözüm önerilerini dile getirmelerini istedik. Eğitim, kadınların ekonomik özgürlüğe sahip olması, kadın haklarının anayasada güvence altına alınması, kadınların kendi talepleri etrafında bir araya gelerek örgütlenmesi şıklarından yüzde 29 gibi azımsanmayacak oranla “eğitim” şıkkının işaretlenmesi üzerinde durup düşünmek gerekiyor.

Dekoltesi olan kadının “tecavüzü hak ettiğini” söyleyen profesörler, kadın erkek eşitliği konusunda “fiş prize eşit değildir” ifadesini kullanan işadamları, köşesinden kadınlara hakaretler yağdırıp nefret kusan “eğitimli” yazarlar, “kadın ve erkeğin eşit olduğuna inanmıyorum” diyebilen başbakanımız, eğitimin tek başına çözüm olamayacağını gözler önüne sermiyor mu?

Bizler haklarımızı bir araya gelip kolektif bir çalışmayla kazanabileceğimizi biliyoruz. Eskişehir Kadın Atölyesi olarak bu hedefler ışığında ilk olarak anket sonuçlarını değerlendireceğimiz bir forum düzenleyeceğiz. Önümüzdeki günlerde de yine üniversitelerde şiir dinletileri, kadına dair sorunların tartışılıp çözümünün üretileceği paneller gerçekleştireceğiz.

www.evrensel.net