Mültecilerin sırtından uzlaşma

Fotoğraf: Pixabay

Mültecilerin sırtından uzlaşma

Almanya’da hükümet ortakları arasında mülteciler konusunda yaşanan ve Seehofer’i istifanın eşiğine getiren tartışmalarda taraflar anlaşmaya vardı.

Yücel ÖZDEMİR
Köln

Almanya’da geçen haftaya damgasını vuran mülteciler tartışmasında, istifa tehdidinde bulunan İçişleri Bakanı Horst Seehofer oldu. Almanya’nın mültecileri geri göndermek için AB ülkeleriyle ikili anlaşmaların yapılmasının önünü açan Seehofer, önümüzdeki dönem tek tek ülkeleri dolaşacak. Daha fazla mültecinın Avrupa’ya ulaşmaması için ise işbirliği güçlendirilecek.

Almanya’da hükümet ortakları arasında mülteci politikası konusunda yaşanan ve Federal İçişleri Bakanı Horst Seehofer’i istifanın eşiğine getiren tartışmalarda tarafların anlaşmaya vardığı açıklandı. Başbakan Angela Merkel ile Seehofer arasında yaşanan tartışmaların ardından, mülteci adaylarının uzun süreli tutulacağı “tahliye merkezleri”nin kurulması, Almanya-Avusturya sınırında kontrollerin artırılması ve mültecilerin geldikleri son AB ülkelerine, ikili anlaşmanın olduğu durumda geri gönderilmesi konularında uzlaşma sağlanmıştı.

Ancak bu sefer de koalisyonun diğer ortağı SPD, anlaşmaya tepki göstererek buna geçit vermeyeceğini ilan etmiş ve kamuoyuna 5 maddelik bir göç planı açıklamıştı. Tartışmaların hükümetin sonunu getirebileceği şeklindeki değerlendirmeler yapılmasına rağmen hükümet partileri iltica hakkının kısıtlanması konusunda anlaşmaya vardılar.

CDU, CSU ve SPD arasında geçtiğimiz perşembe akşamı varılan anlaşmaya göre, diğer AB ülkelerinden geldiği tespit edilen mültecilerin başvuruları hızlı bir şekilde değerlendirilecek. CSU ve İçişleri Bakanı Seehofer tarafından “tahliye merkezlerinin” kurulması yönünde ileri sürülen talep “nakil süreci” olarak değiştirildi ve söz konusu kişilerin iltica başvurularının 48 saat içerisinde ele alınması karara bağlandı. Böylece, diğer AB ülkelerinden gelenlerin uzun süre Almanya topraklarında kalma imkanı da ortadan kaldırılmış oldu. Mülteciler, başvurularının değerlendirildiği 48 saat içerisinde karakollarda tutulacak. Bu uygulama hâlâ havaalanlarında geçerli.

GELEN BEŞ KİŞİ ÜZERİNDEN FIRTINA KOPARILDI

Seehofer tarafından verilen bilgiye göre, başka bir Avrupa ülkesinde iltica edip de Almanya’ya gelenlerin sayısı günde 5 mülteciden ibaret. Bu nedenle çıkarılan büyük gürültünün gerçek hayatta karşılığı yok. En büyük sorunu ise diğer AB ülkelerinden gelen ancak iltica başvurusunda bulunmayanların durumunun oluşturduğu ifade ediliyor. Bu kişiler Almanya’ya geldiklerinde tam olarak hangi ülkeden geldikleri tespit edilemiyor. Bunlar için ise önümüzdeki dönem sürecin hızlandırılması ve iltica hakkı tanınmayanların ülkelerine gönderilmesi konusunda uzlaşmaya varıldı.

SPD Genel Başkanı Andrea Nahles yaptığı açıklamada, CSU’nun talep ettiği uzun süreli “tahliye kampları” kurulmasını kabul etmelerinin mümkün olmadığını, çünkü bunların hapishaneleri anımsatığını ifade etti.

Tarafların anlaşmasından sonra, gelecekte tahliye merkezileri kurulmayacak. Sınır bölgelerindeki polis karakolları 48 saatlik süre için kullanılacak.

AB ÜLKELERİYLE İKİLİ ANLAŞMALAR YAPILACAK

AB ülkelerinden Almanya’ya giriş yapan mültecilerin geri gönderilmesi konusunda ise İçişleri Bakanı Seehofer tek tek ülkelerle görüşecek ve anlaşmalar imzalayacak. Geri kabul anlaşmasını imzalamayan ülkelere mültecileri göndermek mümkün olmayacak. Bu nedenle Almanya’nın diğer ülkelerle yapacağı görüşmelerin oldukça çetin geçmesi bekleniyor.

Bu konuda en önemli ülkenin ise İtalya olacağı belirtiliyor. Perşembe günü Avusturya Başbakanı Sebastian Kurz ile bir araya gelen Seehofer, iki ülkenin birlikte İtalya’ya gelen mültecileri geri alması için baskı yapması gerektiğini söyledi. Avusturya da aynı görüşte. Ancak, İtalya’nın yeni sağcı-popülist hükümetinin buna yanaşması beklenmiyor. Zira hükümet bütün planlarını ülkedeki mülteci sayısını azaltma üzerine kurmuş durumda. Avusturya da mültecileri geri almaya yanaşmıyor.

Bu temelde önümüzdeki hafta Almanya, Avusturya ve İtalya içişleri bakanları Innsbruck’ta bir araya gelecek. Görüşmede İtalya üzerinden gelen mültecilerin geri alınması ve Akdeniz üzerinden gelen mültecilerle daha etkili mücadele ele alınacak.

ALMANYA DİĞER ÜLKELER ÜZERİNE BASKI KURACAK

AB ülkeleri üzerinde gelen mültecileri geri göndermeye karar veren Almanya, bu konuda diğer AB ülkeleri üzerinde yoğun baskı kuracak. İspanya ve Yunanistan daha önce Almanya’dan mülteci alabileceğini açıklamıştı. Perşembe günü Berlin’e gelen Macaristan Başbakanı Viktor Orban ise, Merkel’in bu yöndeki talebini reddetti. Ancak buna rağmen Balkan rotasını çektiği tel örgülerle kapatan Orban’a göstermiş olduğu dayanışmadan ötürü teşekkür etti. Merkel’in, Almanya’ya gelen mültecilerin Macaristan’dan geçerek geldiğini söylemesi üzerine, Orban’dan hepsinin Yunanistan üzerinden geldiğini, bu durumda bütün mültecilerin Yunanistan’a gönderilmesi gerektiğini ifade ederek teklifi geri çevirdi.

SEEHOFER İSTEDİĞİNİ ALDI MI?

Yapılan pazarlıklar, görüşmeler ve anlaşmalara bakıldığında önümüzdeki ekim ayında Bavyera eyaletinde yapılacak parlamento seçimleri öncesinde partisinin oy kaybını önlemek için mülteci politikasını sertleştirmeyi dayatan Almanya İçişleri Bakanı Seehofer, istediklerinin önemli bir bölümünü diğer partilere de kabul ettirdi. Bu konuda en kötü sınavı ise SPD’nin verdiği görülüyor. Açıktan sağcı partilerin söylemini kullanan Seehofer’in partisinin oy kaybını önleyip önlemediğini ise ekim ayında göreceğiz. Yapılan anketlere bakılırsa son tartışmalar ve istifa tehditleri Seehofer’e puan kazandırdı.

Almanya’nın mültecileri diğer AB ülkelerine göndermek için aldığı kararlara tepki gösteren mültecilere yardım örgütü Pro Asyl, “Zengin bir ülke olarak Almanya, insan hakları ve mülteciler konusunda sorumluluğunu bir yana bırakarak bütün faturayı fakir Akdeniz ülkelerine yüklüyor. Ulusal egoistlik belirleyici ve Avrupa’nın temel değerlerinden biri olan insan hakları ise yok ediliyor” açıklamasına bulundu.

Son Düzenlenme Tarihi: 07 Temmuz 2018 15:20
www.evrensel.net